
Meral TAMER
Daha çok kadın, daha az yolsuzluk!
Dün BM Kalkınma Örgütü UNDP Başkanı Kemal Derviş'i Hilton'da dinlerken, Başbakan Erdoğan'ın ve AKP'nin siyasette kadın kotasına neden şiddetle itiraz ettiğini bir kez daha düşünmek gereğini hissettim.
BM üyesi 70 ülkede bürokrasi ve örgütlerde yapılan araştırmanın sonuçları çok çarpıcı: Kadının daha güçlü var olduğu kurumlarda daha şeffaf bir yönetim ve daha az yolsuzluk görülüyor. Derviş diyor ki: "Bu, kadın her zaman daha dürüsttür anlamına gelmiyor. Ama kadınlı-erkekli eşitliğe dayalı ortamlarda dürüstlüğe de daha önem verildiğini, insanların daha düzgün davranışlarda bulunduğunu, birbirlerini daha iyi denetlediğini görüyoruz."
Keşke BM'nin bu araştırmasının sonuçları Başbakan Erdoğan'a da iletilse... Zira Erdoğan, zaman zaman kendi belediye başkanları ve milletvekillerini "Dürüst olun, yolsuzluklara göz yummayın" diye uyarma gereğini duyuyor. İşte çözüm: Siyasette, yerel yönetimlerde ve kamuda kadın temsilini arttıracak adımların önünü açacaksınız!
Uganda Anayasası
2 hafta kadar önce Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği TÜKD'nin düzenlediği bir toplantıda Uganda Milletvekili ve Üniversiteli Kadınlar Afrika Bölgesi Başkanı Ruth Tuma'yı dinlerken de Başbakan Erdoğan'ı ve yeni Anayasa tartışmalarını düşünmüştüm.
Uganda 1962 yılında bağımsızlığını ilan etmiş. Bağımsızlığın ardından İdi Amin gibi uzun süre iktidarda kalmayı başaran diktatörlerin yanı sıra birkaç ayda devrilenler olmuş. 1995'te bütün Ugandalıların katılımıyla hazırlanan ve yürürlüğe giren Anayasa'da kadınlara pozitif ayrımcılık, şu maddelerle kurumsallaşmış:
Kotayı da engelliyor
Toplantıyı birlikte izlediğimiz CHP Milletvekili Prof. Dr. Gaye Erbatur, özellikle 5. ve 6. maddeler ekrana geldiğinde Uganda Anayasası'nın, kadınların toplumsal hayata ve siyasete katılımını sağlamak açısından bizimkinden çok ileri olduğuna dikkat çekti.
Bizim Anayasa'nın 10. maddesi 2004'te "Kadın-erkek eşittir; devlet bu eşitliği sağlamakla yükümlüdür" olarak değiştirilmiş; ancak CHP'nin tüm ısrarlarına rağmen "Bu eşitliğin sağlanması için alınacak özel önlemler, ayrımcılık sayılmaz" ibaresi konulmamış.
Erbatur'a göre bu durumda CHP'nin ya da bir başka partinin, milletvekili seçimlerinde kadın kotası koymasının anlamı yok. Zira seçimi kaybeden bir erkek aday, Anayasa Mahkemesi'ne gitse ve "Benim yerine o kadın kondu, bana ayrımcılık yapıldı" dese davayı kazanırmış!
mtamer@milliyet.com.tr

Cafe