
|
|
|
 |
|
|
Kısasa kısas
Azeri Televizyon ve Radyo Kurulu Türkçe'yi yasaklı diller listesine aldı. Azeri televizyonunu Türk dizileri ve filmleri istila edince bu kararı almışlar. Azeri dili önce kendini yabancı kelimelerden bir ayıklasın da sonra Türkçe'yi yasaklasın. Misilleme yapmak istiyorsak, elimizde güzel bir kozumuz var; Mihriban. "Binbir Gece"nin Mihriban'ı. Türkçe dublajla yayınlanabilir mesela konuşmaları!
Öldürmeyen mayın!
Show TV Ana Haber Bülteni'nde bir haber; "Mayından asker ölmeyecek". Bu konuda Bilgi Üniversitesi ciddi bir çalışma yapılmış. Bilgi veriyor üniversitede araştırma yapan öğretim üyesi. "Mayından asker ölmeyecek"...
Düşündüm de bugüne kadar olanları. Üniversitenin ilgisi yok, o çalışma yapmış işte... Ama başlık muhteşem; "Mayından asker ölmeyecek". Hayat bir haberin cümlesi kadar ucuz galiba. Neyse bundan sonra ölmeyecekler!
Öyle mi böyle mi?
Ben her akşam Mehmet Ali Birand'ın ekran bölündükten sonra Kanal D muhabirlerine öğretmen edası ile "Çocuklar bugün ne çalıştınız?" gibi sorularına bayılıyorum.
Şöyle oluyor "Şimdi Can'a dönelim. Can sence Peşmergeler samimi mi, değil mi?". Buna mesela Kemal Sunal'ın o hiciv dolu cümleleri ile cevap verilebilir. İnsanda böyle bir duygu uyanıyor; "Vallahi Sayın Birand bazen gülüyorlar, samimi bir havaları var. Ama arkamı dönünce de garip garip konuşuyorlar. Yani anlamak mümkün değil" gibi bir cevap verilecekmiş hissi veriyor her bültende bana. Soru tarzı, vurguları, mimikleri ile ilginç bir hal alıyor Birand'ın. Bu sorulardan bir bant yapılabilir. "Mehmet Ali Birand soruyor" mesela. Eskiden bir Ankara'sı vardı Birand'ın. Ama işler kızışınca muhabir sayısı da arttı, sorular da...
Bu film konuşulacak
Necef Uğurlu TMSF film serisine devam ediyor; "Döngel Medya". Bu iş Z.A.Z komedileri gibi olacak. Devamı mutlaka gelmeli.
Efendim BİKUF bu kez alacakları nedeniyle ulusal yayın yapan bir televizyon kanalına el koyacak. Olay malum, gerçek. Ve ben size bir ipucu vereyim başrol oyuncuları da "gerçek". Yani oyuncular gerçekten yaşadıkları olayları beyazperdede oynayacaklar.
Televizyon patronu "gerçek", televizyonu kuran "gerçek". Yani bunları görmüş geçirmiş kişiler! Bu kadar söyleyeyim. Nisanda çekimler başlıyor. Yani film medya dünyasının tozunu yutmuşların resmi geçidi olacak!
Ne diyaloglar ama!
"El Gibi" dizisinin diyaloglarından örnekler; "Öğrenci olarak beşinci sınıf, bayan olarak birinci sınıf", "Size bakarken formül değil şiir yazmak geliyor insanın içinden". Ne duygusal, ne esprili cümleler. Aslında böyle cümleler kurmak çok zor. Gerçekten zor.
Horoz Lojistik muhteşem bir iş yapmış kamyon arkası yazı yarışması düzenlemiş; işte birinci gelenin slogan: "Kamyon Çeker 10 - 20 Ton, Gönlüm Çeker Paris Hilton" Yaratıcılığa bak. E, dizimizin cümleleri de tam bu yarışmalık. Bu anlamda başarılı oldukları söylenebilir. Daha çok böyle cümle kurmaları senaristlerden talep edilebilir.
Büyük başarı
Türkmax'ta Oktay Kaynarca ile Seray Sever'in sundukları "Herşey Dahil"de şarkıcı Meyra vardı. Dizi oyunculuğundan söz açıldı. "Şöhret Okulu"nda oynamış, beş bölüm sonra yayından kalkmış dizi. Bari insan söylemez hani "bir iki dizide oynadım" gibilerinden geçiştirir.
s.kologlu@milliyet.com.tr
|
|
|

|
|