DELOITTE GÖZÜYLE YABANCI YATIRIMCILARIN TÜRKİYE'YE BAKIŞI:
Kafalardaki ilk soru 'operasyon' değil
Deloitte'un yönetici ortağı Hüseyin Gürer, "ABD'deki mortgage krizinin ardından fonlar daraldı. Türkiye'ye yatırıma gelecek firmalar eskisi kadar rahat kaynak bulamayabilir" dedi
Eylem Türk
Tüm dünyada üç, dört yıldan bu yana şirket satın almalarının ciddi boyutlara ulaştığını belirten uluslararası danışmanlık şirketi Deloitte'un yönetici ortağı Hüseyin Gürer, "Türkiye'ye duyulan ilgi çok yüksek. Avrupa Birliği'ne uyum sürecinin çok ciddi yansımaları oldu. Üyesi oluruz, olmayız bilmiyoruz ancak uyum için atılan adımlar iştah kabartıyor" dedi.
Son günlerde tartışılan sınır ötesi operasyon ve terör konusunda yabancı firmaların bir tedirginlik yaşamadığını aktaran Gürer konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Çünkü büyük bir problem beklemiyorlar. Olası operasyon nedeniyle ilgide bir yavaşlama görülmüyor. Yabancı firmalardan bununla ilgili soru alıyoruz ama ilk soru bu değil."
Kredi sağlamak zorlaştı
Kredi piyasalarında yaşanan problemlerin çok önemli olduğunu belirten Hüseyin Gürer şunları söyledi: "Yapılan satın almaların büyük bir kısmı bilindiği gibi krediyle finanse ediliyor. Bu açıdan kreditörlerin buna bakış açısı çok daha önemli."Türkiye'de bu konuyla ilgili bir sorun yaşanmadığını belirten Gürer şöyle devam etti: "Sadece kredinin sağlanması artık daha zor. Mortgage krizi nedeniyle dünyada ciddi bir sıkıntı var. Son 5 - 6 yılda 2.5 trilyon dolarlık bir yatırım oldu dünyada. Şimdi artık yatırım alanında özellikle gelişmiş ülkelerin elindeki fonlarda bir azalma oldu.
Türkiye halen yatırımlar için gözbebeği bir ülke ama buna rağmen fonlar daraldığı için etkilenmiş olacak.
Yani dünyadaki bollukla bugünkü bolluk eşit değil. Bu nedenle 2008'de Türkiye'nin geçmiş yıllarda yatırımlardan aldığı pay kadar yatırım almayacak endişesi var. Çünkü Türkiye'ye yatırım yapacak firmalar eskisi kadar rahat finansman bulamayabilirler."
'Dışarıdan destek şart'
Türkiye'de sermayenin yeterli olmadığına dikkat çeken Gürer, "Sermaye limitli olunca ister istemez dışarıdan destek aranıyor. Çünkü işinizi büyütmek için ciddi anlamda bir potansiyel var. Stratejik bir ortak gerekiyor" dedi.Bu nedenle Türkiye'nin özel fonların (private equity) gözdesi olmaya devam ettiğini kaydeden Gürer, özel sermaye yatırımlarının kârlılık vaat eden ve fırsat sunan özel projelerle ilgilendiğini, ağırlıklı olarak sağlık, telekom, perakende ve gıda sektörlerine ilgi duyduğunu söyledi.
Gürer, bu fonların belli büyüklüğe ulaşmış, faaliyet kârlılıkları yüksek, hızlı büyüyen, önemli pazar paylarına sahip şirketleri tercih ettiklerini belirtti.
Türk firmalarına yılın ilk on ayında 1.2 milyar dolarlık yatırım yaptığını kaydeden Gürer, bu şirketlerin Türkiye'ye yatırımlarının süreceğini söyledi.
| Özel sermaye | Yatırım yapılan şirket | Sektör |
| Global Environment Fund | Dentistanbul | Sağlık |
| Citigroup Venture Capital | Boyner | Perakende |
| Citigroup Venture Capital | Beymen | Perakende |
| National Bank of Kuwait | Yudum | Gıda |
| Colony Capital | Mars Entertainment | Eğlence |
| Odien | Saran Holding | Medya |
| Templeton | Tat Konserve | Gıda |
| Ahiström Capital | Elbi Elektrik | Enerji |
| Abraaj Capital | Acıbadem | Sağlık |
| Citigroup Venture Capital | Opus Menkul | Finans |
| KKR | UN Ro Ro | Nakliye |
| Saudi Economic Development | Atılım | Kağıt |
|
DİĞER HABERLER |
YAZARLAR |
|

Cafe