BEHİCE BORAN PANELİNDE KATILIMCILAR SERT ÜSLUPLA ATIŞTI
'Dönme' tartışması
Panelde Türkiye Komünist Partisi'nin isim değişikliğiyle ilgili süreç ve dönüşler anlatıldı. Avukat Rasim Öz, partinin başarısızlığından Yağcı'yı sorumlu tuttu ve 'Dönmenin sınırı yoktur Sayın Yağcı' dedi
Belma Akçura
Bilgi Üniversitesi'nde öncek gün başlayan "Behice Boran'ı ölümünün 20. yılında anma" toplantısı dün sona erdi. Türkiye Sosyal Tarih Araştırma Vakfı (TÜRSAV) tarafından düzenlenen toplantının ikinci gününde, Türkiye İşçi Partisi (TİP) ile Türkiye Komünist Partisi'nin (TKP) birleşerek Türkiye Birleşik Komünist Partisi (TBKP) adını almasıyla ilgili süreç ve dönüşler anlatıldı. Toplantıda avukat Rasim Öz, TKP eski Komite Sekreteri Nabi Yağcı'yı "davayı bırakmak"la suçladı.
TİP Genel Başkanı Behice Boran'ın ölümünden bir ay sonra, Türkiye'ye dönen ancak döndükleri gün tutuklanan, işkence gördüğünü söyleyen ve iki yıl hapis yatan eski TİP Genel Sekreteri Nihat Sargın partinin kapatılmasıyla ilgili hukuki sürecin henüz sonuçlanmadığını belirtti.
Eski TKP Komite Sekreteri Nabi Yağcı da (Haydar Kutlu) dönüşlerinin basit bir gerçeğe dayandığını, bunun arkasında derin anlamlar aranmasının doğru olmadığını belirterek, "Oysa gerçek çok basitti. Boran'ın ölümü ve demokratik olmayan koşullarda ona düzenlenen büyük cenaze töreni dönüşümüzü hızlandırdı" dedi.
Birinci oturum başkanı hukukçu Dinç Güney'in rahatsızlığı nedeniyle gelmemesi üzerine oturumu açan avukat Ergin Cinmen ise "Dönüş eylemi sivil itaatsizliğe geçecek bir değerlendirmedir. 141- 142'yi kaldıran koşulları yaratmıştır" diye konuştu.
Dönme tartışması
Toplantıyı izleyenler arasında bulunan avukat Rasim Öz, Nabi Yağcı'nın döndükten sonra adliyenin kapısında "İşkence gördük, demokrasiyi kurtarın" diye bağırdığını, kendisinin de "Demokrasi mücadelemiz kutlu olsun" dediği için tutuklandığını hatırlattıktan sonra, TBKP'nin başarısızlığından Yağcı'yı sorumlu tuttu.Yağcı'nın Referans gazetesindeki köşe yazılarına atıfta bulunan Öz, "Dönmenin sınırı yoktur Sayın Yağcı, Demirel gibi 'dün dündür bugün bugündür' mü diyorsunuz? Karşı savda olduğunuzu söyleyecek misiniz?" dedi. Bu sözlere bazı izleyiciler tepki gösterdi ve "Solcular soru sormasını hâlâ öğrenemedi" diye eleştirdi. Yağcı ise "Biz bu toplantıyı dün, bugün, yarın başlığı altında yapmıyoruz. Solun bugününe ilişkin çok şey söyleyebilirim ama biz dün olup bitmiş olan tarihsel olguyu açıklıyoruz" dedi.
İlk oturumdaki konuşmacıların açıklamalarından, 12 Eylül askeri darbesinden yedi yıl sonra, Brüksel'de TİP ile TKP'nin birleşerek TBKP adını almasıyla ilgili kararın, gerçekte 12 Eylül İhtilali'nden önce verildiği, bu birleşmede Türkiye Sosyalist İşçi Partisi'nin de (TSİP) yer alacağı ancak bundan daha sonra vazgeçildiği anlaşıldı.
Bütün dünya değişti
Toplantının ikinci oturumunda, Mehmet Karaca başkanlığında Umur Coşkun, Zülfü Dicleli de TBKP'nin politik - programatik açılımlarını tartışmaya açtı. Dicleli konuşmasında, bugün global sorunların bütün dünyada tartışıldığını, bunu komünistlerin de tartışmaya başladığını, bu gerçek karşısında köklü bir şekilde değişmek gerektiğini belirterek, "Bütün dünya değişti. Biz de bundan ders aldık. Sosyalistlerin yeni anlayışlara ihtiyacı var" dedi. Mehmet Altan, Abdurrahman Dilipak, Metin Gürdere, Fikri Sağlar ve Bahri Belen'in konuşmacı olarak katılacağı üçüncü oturum ise bazı konuşmacıların gelemeyeceğini bildirmeleri üzerine iptal edildi.
Cafe