Markus Merk ve hakemlerimiz
Milli Takımımız'ın Norveç'le yaptığı dönüm maçını, benim ölçülerime göre FIFA'nın ilk üç hakeminden biri olan Alman Hakem Markus Merk yönetti. İstediğimiz skoru aldığımız için kanımca dikkatlerden kaçan iki konu var.Bunlardan birincisi," Futbol Oyun Kuralları; Top için mücadele ederken aşırı kuvvet ile ve rakibinin güvenliğini tehlikeye koyacak şekilde bir veya iki ayağını kullanarak önden, yandan veya arkadan rakibinin üstüne giden bir oyuncu ciddi faullü oyundan dolayı oyundan ihraç edilir" der. Norveçli oyuncu Haestad 7.dakikada İbrahim Kaş'a yaptığı ciddi faullü oyundan dolayı ihraç edilmesi gerekirken sadece sarı kartla geçiştirildi. Uzatmalar hariç kalan 83 dakika Norveç takımı 10 kişi mücadele etmek zorundaydı. Böyle önemli bir maçta rakibimizin eksik olarak kalması bizim için en büyük avantajdı.
İkinci konu ise; yine ilk yarının sonlarına doğru sağdan Nihat'ın kaleye doğru yaptığı ortayı ceza alanında bulunan ve arkası dönük olsa da kollarını da kaldırarak yükselen Rijse'nin koluna çarpan topa penaltı verilmemesiydi. Burada aradaki mesafeye göre çarpma olmaz. Görüldüğü gibi FIFA'nın en başarılı hakeminin iki takım içinde büyük önem taşıyan müsabakada skoru direk etkileyen hataları.
Aynı tür hatalar liglerimizde olduğu zaman kopan kıyametleri hatırlayalım. Hatayı yapan hakem, tetikçilikle, kasıtlı ve art niyetli olarak gündeme geliyor.
Sonunda hep güven duygusu ön plana çıkıyor. Markus Merk yapınca hata, bizim hakemlerimiz yapınca kasıt diyoruz.
Artık bir karar verelim! Futbol bir oyundur. Her oyunda olduğu gibi onda da hatalar yapılır. Tüm yapılan hakem hatalarını aynı oranda gündemde tutalım.
Onun için bizim hakemlerimizin liglerimizde yaptığı veya yapacağı hataları da Markus Merk'e, bakış ölçüsünde değerlendirelim.
Eleştirelim, tartışalım, yazalım, söyleyelim ama kasıtlı yapıyorlar diye haksızlık etmeyelim.
Çulcu gözlemciliği neden bıraktı?
Mustafa Çulcu'nun, geçtiğimiz yıl MHK başkanı olarak görev yaptığı dönemlerde yaptığı uygulamalardan kısa başlıklar.O zaman adama sorarlar? Ne değişti? Görevdeyken yapılan uygulamaların aynısı yapılıyor. Demek ki dışarıda olunca yanlışlıklar, haksızlıklar daha iyi anlaşılıyor. Artık iş işten geçti. MHK Başkanlığının elinden alınıp, Gözlemcilik görevini kabul ettiği gün geçti. Geçmiş ola!
Hakemler eğitimde, yardımcılar nerede?
Milli maçlar olmasa Süper Lig hakemleri toplanmayacak. 12. hafta sonunda ikinci birliktelikleri ve yine milli takım maçı için verilen arada yapılıyor. İlk gün sessiz bir şekilde sadece görüntüleri izleme. İkinci gün ise bire bir yapılan görüşmeler. Görüşme yapılanların yarısından fazlası 12 hafta içinde ya hiç görev almamış ya da 1 maç görev alanlar. Sezon başından beri yapılan hatalar neydi? Hakemlerden çok, yardımcı hakemlerin yaptığı hatalar konuşulmuyor mu? MHK Başkanı Hilmi Ok, yapılan tüm hataları yardımcı hakemlere yüklemedi mi? Şöyle bir hafızamızı yoklayalım. Ankaraspor/Beşiktaş maçında atılan nizami golün iptali, Trabzonspor-Beşiktaş maçında Rüştü'nün, yanlış kırmızı kartı, Denizlispor-Galatasaray maçında Servet'in ofsayt pozisyonunda attığı golün geçerli sayılması. Gündemi en fazla meşgul eden hatalardı. Hakemler bir takımdır. Yardımcı hakemleri ve dördüncü hakemi ile. Takım içindeki oyuncular arasında ayrım yapılırsa, o takımın başarılı olması mümkün değildir. Birine değer verip diğerini hem yok sayıp hem de tüm hataların onlardan kaynaklandığını açıklamak nasıl bir yöneticilik anlayışıdır. Bu göstermelik olarak yapılan eğitimin hiçbir faydası olmayacaktır. Bu tür eğitimlerde, Hakemler ile Yardımcı Hakemler arasındaki iletişimi kuvvetlendirici, birbirlerini tanımalarını ve güvenmelerini sağlayıcı ortamları sağlamak gerekir.MHK Başkanı Televizyonlarda tüm yardımcı hakemleri futbolun en zayıf halkası olarak açıkladıktan sonra herhalde onların yüzüne nasıl bakarım diye eğitime çağırmadı.
mtokat@milliyet.com.tr

Cafe