Çocuklarla cinsellik ne zaman konuşulmalı?
Çocukların cinsellikle ilgili soruları üç yaş civarında başlar
Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan araştırmalar, ortaokul ve lise düzeyindeki gençlerin cinsellikle ilgili sağlıklı bilgilere sahip olmadıklarını, bundan kaynaklanan ciddi sorunlar yaşadıklarını gösteriyor. Uzmanlar gençlerin yaşadıkları sorunlarda ailenin çocukluk döneminde cinsellikle ilgili sağlıklı bilgi vermemesinin de etkili rol oynadığına dikkat çekiyorlar.
Acıbadem Hastanesi Kadıköy Hastanesi pedagoji uzmanları Ayşegül Salgın ve Zehra Yılmaz, çocukların cinsellikle ilgili merakları nedeniyle kesinlikle azarlanmamaları gerektiğini söylüyor. ''Ayıp'' ya da ''günah'' diyerek azarlamanın, çocuğun gelecekteki cinsel yaşamını da olumsuz etkileyeceğine dikkat çeken, Ayşegül Salgın ve Zehra Yılmaz, çocuklara verilecek cinsel eğitim konusunda bilgi verdiler.
Çevresini ve dış dünyayı tanımaya çalışan çocuklar özellikle üç yaş civarında anne ve babalarına hemen her konuda soru sormaya başlar. Bu sorulardan cinsel içerikli olanlara verilecek yanıtlar pek çok anne ve babayı zorlar.
Bu durum ebeveynlerin cinsellikle ilgili tutumlarıyla ilgili olabiliyor. Ama, son derece açık ve rahat oldukları düşünülen anne babalar bile böyle bir durumla karşılaştıklarında nasıl davranacaklarını, neyi, nasıl anlatacaklarını bilemeyebiliyor.
Çocuklar merak eder
Çocuğun cinsel içerikli sorularının temelinde cinsel duygular değil, onun üremeye yani bebeklerin nasıl dünyaya geldiklerine dair merakları yatar. Bu soruların, çocuğun uzaya, gezegenlere ya da hayvanların yaşayışlarına olan meraklarından farkı yoktur. Anne babanın cinsel içerikli sorular karşısında yaşadıkları gerginlik, bu farkı bilmemekten ve çocuğun cinsellik anlayışını yetişkin anlayışıyla karıştırmaktan kaynaklanır.Ülkemizde çoğu ailede cinselliği çağrıştıran sorular ve bu konudaki konuşmalar yasaktır, ayıptır. Çocuk herhangi bir soru sorduğunda ya azarlanır, ya da anne-baba bu soruyu nasıl yanıtlayacaklarını bilemedikleri için konu bir şekilde kapatılır. Sonuçta merakı giderilmeyen çocuk sorusunun cevabını aramaya devam edecektir ve bu konuyu yeterince bilmeyen birilerinden yalan yanlış bir şeyler de öğrenebilir.
Çocuğu azarlamayın
Çocukların aileleri tarafından sağlıklı şekilde bilgilendirilmesi çok önemli. Eğer anne ya da baba çocuğu cinsellikle ilgili bir soru nedeniyle azarlarsa çocuğun suçluluk hissetmesi, cinselliğin, ayıp, günah veya pis bir şey olduğunu düşünmesi kaçınılmaz hale geliyor. Bu düşünceler çocuğun ileride cinsel yaşamını olumsuz etkileyebiliyor.Çocuklara cinsel eğitim verilirken öncelikle çocuğun bilişsel gelişim düzeyi dikkate alınmalıdır. Çocuk soru sorduğunda doğru, açıklayıcı ve anlayabileceği şekilde cevap verilmelidir. Cevaplar çocuğun merakını gidermeli ve doyurucu olmalıdır. Fazla ayrıntılı bilgi vermek çocuğun kafasını karıştırmaktan başka bir işe yaramaz. Susmak, konuyu değiştirmek ya da azarlamak tercih edilmemelidir.
Çocuğa cinsel bilgiler vermenin en uygun zamanı, onun bu konularda soru sormaya başladığı dönemlerdir. Bu tür sorular genellikle üç yaş civarında sorulmaya başlanır. İlk sorular genellikle kendi bedeni, annenin bedeni ya da bir kardeşin dünyaya gelişiyle ilgilidir. 2 - 3 yaşlarında cinsiyet farkıyla ilgili sorular, 3 - 4 yaşlarında doğumla ilgili sorular başlar. Cinsel ilgiler bazen 7 - 8 yaşları ile buluğ arasında diner. Cinsel olgunlaşmayla birlikte genital bezlerin üretime başlamalarıyla yeniden canlanır.
Ergenlik dönemine dikkat
Ailesinden cinsellikle ilgili yeterli bilgi alamayan çocuklar ergenlik döneminde ciddi zorluklar yaşıyorlar. Çocukluk dönemlerinde de gerekli desteği görmedikleri, sorularına yanıt bulamadıkları için de ailelerine başvurmuyorlar. Çocuklar bedenlerini tanırken cinsel organlarına da dokunarak tanımaya çalışırlar.Aileler ise genellikle bu durumdan rahatsız olur. Oysa bu davranış doğal, normal bir davranıştır, sağlıklıdır. Çocuğun bedenini tanımaya çalışmasının bir parçasıdır. Cinsel eğitimin amacı sadece çocuğun bazı sosyal kurallara uymasını sağlamak değil, serbestçe gelişimini ve cinsel güçlerini olabildiğince düzenlemesini sağlamaktır.

