Yılda 100 bin prematüre bebek doğuyor
Ülkemizde her yıl doğan ve bir kısmı zor yaşatılan prematüre bebek sayısının tüp bebek uygulamaları nedeniyle arttığı belirtiliyorAyşegül Aydoğan Atakan
Türkiye’de her yıl bir milyon 400 bin bebek doğuyor. Bu bebeklerin yaklaşık 10 - 15’inin ''düşük doğum ağırlıklı'' dünyaya geldiği tahmin ediliyor. Düşük doğum ağırlıklı bebeklerin de üçte ikisinin prematüre doğduğu yani yılda 100 bin kadar prematüre bebeğin dünyaya geldiği belirtiliyor. Bu bebeklerin yaklaşık 30 - 50 binini ise doğduğunda 1.5 kilonun altında olan ve ''yaşatılması zor'' olarak ifade edilen bebekler oluşturuyor.
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Avrupa Neonatoloji Dernekleri Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Murat Yurdakök, prematüre bebeklerin sayısının giderek arttığını belirterek bunun en önemli nedeni olarak tüp bebek uygulamalarını gösteriyor.
Kıbrıs’ta 7 - 11 Kasım tarihleri arasında düzenlenen 51. Türkiye Milli Pediatri Kongresi’nde konuştuğumuz Prof. Dr. Yurdakök, konuyla ilgili sorularımızı yanıtladı.
Türkiye’de prematüre doğan bebeklerin sayısı artıyor mu?
Prematüre doğan bebeklerin sayısı arttığı gibi özellikle küçük prematürelerin sayısı artıyor.
Ülkemizde küçük prematürelerin sayısının artmasının en büyük nedenlerinden bir tanesi, tüp bebek yöntemiyle gebe kalan kadınların çok sayıda fetusa gebe kalmaları. Bunun nedeni de özellikle bu işle uğraşan hekim arkadaşlarımızın mutlaka başarılı olmak için kadına fazla sayıda embriyo transferi yapmasıdır. Bazı ülkelerde embriyo transferi bir ya da ikiden fazla yapılmaz. Ülkemizde ise bazı merkezler kendilerini başarılı göstermek için 5 - 6 tane embriyo transferi yapıyor. Bu nedenle de ikiz, üçüz, dördüzler dünyaya gelmekteydi.
Bakanlık bir sınır getirdi ama sorun hala sürüyor mu?
Sınır getirildi ama onu saymıyorsunuz. Transfer edilirken içeriye fazladan bir iki tane embriyo yanlışlıkla da gidebiliyor. Bunun kontrolü yok. Böyle olunca yıllarca çocuk hasreti çeken aileler, üçüz - dördüzler dünyaya gelince diğer bebekler gibi normal büyüyecek sanıyorlar. Küçük prematüre olarak dünya gelen bazı bebekler için bu, trajediye dönüşebiliyor.
Küçük prematüreleri bekleyen sorunlar nelerdir?
Normalde gebenin doğum zamanı 40. haftadır. Üçüz gebeliklerde bu 32 haftaya iner. 32 haftalık doğan bir bebeğin organları olgunlaşmamıştır. Böyle olunca da birtakım sorunlar ortaya çıkar. Bu sorunlar beyinle, gözle, akciğer ve tüm sistemlerle ilişkilidir. Ama bizim dikkatimizi en çok çeken sorun, beyinle ilişkili olandır. Bir çocuğun olgunlaşmadan doğması beyninde zedelenmelere neden olur.
İleride ise okulda matematik dersinde başarılı olamamaya kadar giden sorunlar ortaya çıkabilir. Bunun dışında davranış bozuklukları basit otizm olabilir, antisosyal kişilik gibi kişilik bozuklukları da görülebilir.
Yılda kaç prematüre doğum gerçekleşiyor?
Türkiye’de her yıl bir milyon 400 bin bebek doğuyor. Bu bebeklerin en azından yüzde 10 - 15’i düşük doğum ağırlıklı dünyaya geliyor. Bu düşük doğum ağırlıklı bebeklerin de üçte ikisinin prematüre doğduğuna bakarsak yılda 100 bin kadar prematüre bebek doğuyor demektir. Bunların bazıları kolaylıkla yaşatılabilecek büyük prematürelerdir. Esas sorun, doğduğunda 1.5 kilonun altındaki bebeklerdir. Türkiye’de bu şekilde doğan bebeklerin oranı da 30 binin altında değildir.
Yani 30 - 50 bin civarında sorun olabilecek bebek dünyaya geliyor. Bunların yaşatılması hem zor, hem de yaşatılan bebeklerin sağlığında büyük sorunlar olabiliyor.
Türkiye’de doğan prematüre bebeklerin yüzde kaçı tüp bebek uygulamaları sonucu dünyaya geliyor?
Türkiye’de bu konuda belli bir istatistik yok ama büyük merkezlerde örneğin Hacetepe Üniversitesi’ndeki doğumların en az üçte biri bu yöntemle gebe kalmış kadınlardan oluşuyor. Ama bazı aileler tüp bebek tedavilerini gizliyor. Başka merkezlerde tedavi görüp, gebe kalıp doğumu Ankara’da yapıyorlar. Ama normal yoldan gebe kaldıklarını söylüyorlar. O nedenle biz hangi kadının gerçekten tüp bebekle gebe kaldığını bilmeyebiliyoruz.
Ama maalesef büyük hastanelerde bu oran giderek artıyor.
Prematüre doğumlar karşısında yenidoğan yoğun bakım ünitelerinin sayısı yeterli mi sizce?
En önemli sorun şu; tüp bebek merkezlerinin mutlaka yenidoğan yoğun bakım merkezi olan yerlerle ilişkili olması gerekir. Bir kadının gebe kalması tek başına yeterli değildir. O nedenle doğacak bebeklere bakacak yenidoğan yoğum bakım servislerinin yeterli sayıda olması gerekir. Özellikle kış aylarında ulaşılamayan Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri hatta İç Anadolu ve iç Ege’de bile bu hizmetten mahrum bölgeler var.
Prematüre bebekleri yaşatma oranımız nedir?
Büyük merkezlerde yaşatma oranı, Avrupa ve Amerika’daki merkezlerimizle karşılaşabilir ölçülerde. Ama sadece yaşatmak önemli değil. Çünkü sakat kalma riski de bu bebeklerde yüksek. Mesela görme özürlü ya da işitme özürlü olabiliyor. Bu sakat bebekler yaşatıldıkları takdirde de eğitimleriyle ilgili kuruluşlar hazır ve yeterli değil.
Neler risk yaratır?

