|
 |
|
|
"İnternet televizyonu olarak yeni bir mecrayız"
İnternetten yayın yapan bir televizyon kanalı olan OdaTV, gazeteci Cüneyt Özdemir ve Soner Yalçın tarafından bir süre önce kuruldu. OdaTV'de yorumlu haber de var, spor ve dedikodu haberleri de. Özdemir "Biz bir anlamda günlük hatta anlık yayımlanan bir televizyon dergisi olarak çalışıyoruz" diyor
BAHAR BAKIR
Gazeteci Cüneyt Özdemir-Soner Yalçın ikilisi internetten yayın yapan bir televizyon kanalı kurdu: OdaTV. Bu "televizyon kanalı" şu an 12 kişilik bir ekiple küçük bir odadan yayın yapıyor. Politikadan spora, dedikodudan yoruma her türlü haber içeriğini "internet izleyicilerine" ulaştırıyorlar. Programlardan, yazdıkları kitaplardan, dizi danışmanlıklarından tanıdığımız bu iki gazetecinin bu işe kalkışmaları "bağımsız medyaya" yapmak istedikleri vurgudan kaynaklanıyor.
Beyoğlu'ndaki OdaTV ofisinde buluştuğumuz Cüneyt Özdemir "OdaTV ne bir televizyon ne de internet. İnternet televizyonu olarak yeni bir mecrayız. İnfotainment denilen hem eğlence hem bilgiyi birleştiriyoruz" diyor.
Yalçın Küçük sitenin yorumcularından biri. İleride yeni yorumcu ya da yazar da olacak mı?
Kendisi sürekli yorumcu değil ama keşke olsa. Yalçın Küçük Türkiye'nin farklı düşünen önemli bilim adamlarından biri. Ben ve Soner Yalçın hem insan olarak onu severiz hem de fikirlerine her zaman kulak verip kitaplarını okuruz. Yalçın Küçük'e ve onun gibi farklı fikirleri olan herkese her zaman kapımız açıktır.
Gazetelerin ve televizyon kanallarının haberlerinin yer aldığı internet siteleri varken internetten yayın yapan bir televizyon kanalı oluşturma fikri nasıl doğdu?
OdaTV üç-dört yıldır kafa yorduğumuz bir proje. "Televizyon teknolojisi çok pahalı, acaba biz televizyon yayınını internet üzerinden yapamaz mıyız?" diye sorduk kendimize. Teknolojiyi takip eden arkadaşlarımla bu fikri paylaştım ama herkes Türkiye için bu teknolojinin erken olduğunu söylüyordu. Derken Youtube patlaması yaşandı. Biz de tüm söylenenleri bir kenara bırakıp Soner Yalçın ile kolları sıvadık.
İsmi nereden geliyor, "Sağır Oda" dizisine bir atıf mı yapıyorsunuz?
O diziye bir gönderme var ama asıl adı yayın yaptığı ortamdan geliyor. Biz sadece bir odadan yayın yapıyoruz. Stüdyo, teknik hepsi bir arada.
OdaTV bağımsız medyaya yapılan bir vurgu mu? Televizyonda bulamadığınız imkanlara, yapamadığınız şeylere ulaşmanızı mı sağlıyor?
Size anlattığım her şey dönüp dolaşıp aslında medyanın sermaye yapısına ve özgürlüğüne dayanıyor. Bugün bir televizyon kanalı kurmak için milyonlarca dolara ihtiyacınız var. Uydular, binalar, frekanslar, ekipler... Yani para para para.
Oysa dünya dönüyor ve medya dönüşüyor. Biz sadece iki gazeteci ve 10 kişiden oluşuyoruz. Tek başımıza bir medyanın sahibiyiz. Hiçbir medya grubu ile hiçbir bağlantımız yok. Tek gücümüz gazetecilik birikimimiz.
OdaTV bugün internet üzerinde ama yarın cep telefonlarınızda, dijital platformlarda, evinizdeki televizyonunuzda olacak.
Televizyon kanallarının haberlerinden ya da haberin veriliş biçiminden ne gibi farklılıkları var?
Bugün internet medyasında genel eğilim kopyala yapıştır yöntemi ya da gazeteleri takip etmek ve köşe yazarları yaratmak. Biz tamamen farklıyız. Ne televizyonuz ne de internet. İnternet televizyonu olarak yeni bir mecrayız. İnfotainment denilen hem eğlence hem bilgiyi birleştirme işini yapıyoruz. Yorumlu haber de var, futbol da, spor da, dedikodu da... Biz bir anlamda günlük hatta anlık yayımlanan bir televizyon dergisi olarak çalışıyoruz. En önemli özelliğimiz ise çok seslilik. Soner ile ben her türlü fikre kişisel olarak katılmasak da yer veriyoruz. Çünkü kompleksimiz yok.
"Sahte ve gizli kimlikler kullanmıyoruz"
Sizce internette haber yapmak daha mı kolay?
Televizyondan sonra daha kolay. Daha kısa yazmak ve daha çabuk montajlamak gerekiyor. Ama ne tür gazetecilik yaparsanız yapın tek kıstas etik değerleridir. Künyesi olan, sahibi belli, ciddi gazetecilik yapan bir yayıncılık anlayışımız var. İnternet medyasındaki kimi sitelerin benimsediği ne yazsam olur veya çamur at izi kalsın anlayışının dışındayız. Gizli ve sahte kimliklerin de.
"Kendimi internet ortamında biraz yaşlı, hatta tutucu hissediyorum"
OdaTV'de kullandığınız dil, televizyona kıyasla daha sert, eleştirel. "OdaTV cahillere ders veriyor" gibi. Bunun nedeni yüksek sesle eleştirmek mi?
Biz eleştiri kültürü olmayan bir toplumuz. Eliştirdiğimiz kimi insanlar bizi tehdit ediyor, bize hakaret ediyorlar.
Biz bugüne kadar hiçbir tehdide pabuç bırakmadık, internet medyasında da bırakmayacağız. Biz bir duruşu olan insanlarız. Ama internette daha genç bir kitleye sesleniyoruz. Onun dilini yakalamak gerekiyor. Dilimiz tam oturmadı bence ama oturacak. İtirafta bulunayım, ben açıkçası kendimi internet ortamında biraz yaşlı, hatta tutucu hissediyorum.
|
|
|

|