
Melih AŞIK
Açık Pencere
G. Saray Rektörü
Galatasaray Üniversitesi rektörlüğü için çekişme son aşamaya geldi. Üniversitede rektörlük seçimi 5 Kasım'da yapılmıştı...
Adaylardan Prof Etem Tolga 51, Prof. Ahmet İnsel 49 oy aldı... YÖK Genel Kurulu, seçim sonuçlarına uyarak, Cumhurbaşkanlığı'na Prof. Etem Tolga'yı birinci sırada gönderdi... İkinci sıraya Yaman Öztek, üçüncü sıraya Ahmet İnsel'i yerleştirdi...
Cumhurbaşkanı Gül'ün önümüzdeki birkaç gün içinde yeni rektörü açıklaması bekleniyor.
Bu arada Ahmet İnsel'in verdiği ilginç bir söz var...
Sabah gazetesi 11 Ekim'de rektörlük yarışıyla ilgili bir yazı yayımlamış, Prof. Etem Tolga'yı YÖK Başkanı Erdoğan Teziç'in, Prof. Ahmet İnsel'i ise hükümet çevrelerinin desteklediğini öne sürmüştü. Ahmet İnsel Sabah gazetesine sert bir cevap yazısı gönderdi. Bir kopyasını da öğretim üyelerine yolladığı bu yazıda dedi ki:
"...Böyle bir destek, hükümette hangi parti olursa olsun benim için ancak bir utanç konusu olur... Rektörlük seçiminde yegane meşruiyetin üniversite öğretim üyelerinin tercih sıralaması olduğunu, bu tercihe aykırı biçimde YÖK veya cumhurbaşkanlığı marifetiyle rektörlüğe atanmayı yasal olmakla birlikte ne geçmişte ne de önümüzdeki dönemde hiçbir koşulda meşru kabul etmediğimi ve etmeyeceğimi bir kez daha hatırlatırım."
İlginçtir... Üniversitedeki seçimde ikinci sırayı alan Ahmet İnsel, o takdirde rektör seçilmeyi meşru görmediğini açıklamasına rağmen, adaylıktan çekilmiş değil. Hatta onun adına Köşk nezdinde yoğun kulis yapıldığı haber veriliyor.
İnsel'in verdiği söz ise kayıtlarda duruyor...
THY, "Said-i Nursi" sempozyumuna sponsor olmuş.
Sonunda olacağı buydu: "Tarikat Hava Yolları"
Haldun Ertem
- Noterler birikimli hukukçulardır. Hiçbir zaman mevzuata aykırı belgeleri onaylamazlar. Önüne gelen her belgeyi kurala ve mevzuata aykırı bile olsa imzalayan kişiye "noter" benzetmesi yapılması gerçeğe uymuyor. Temennimiz "Çankaya Noteri'' ibaresinin artık kullanılmaması yönündedir...
"Türkiye'de statükocuların saldırıları pervasızca ve arsızca devam ediyor. Bu kez Cumhuriyet Başsavcılığı Demokratik Toplum Partisi'nin (DTP) kapatılması istemi ile Anayasa Mahkemesi'ne başvuruda bulundu. Geçmişte bu alanda yapılanlara bakıp uslanmak niyetinde değiller. Zihniyet değişiminde de bulunmaya bir türlü yönelmek istemiyorlar..."
Kürt siyasetçiler sürekli ülkede özgürlük ve demokrasi yokluğundan yakınırlar. Siz başka hangi ülkede Başsavcılığa "pervasız ve arsız" diyebilirsiniz?
Arkasından CHP Milletvekili Bülent Baratalı söz alıyor. O da uzun uzun Günay'ın "sosyal demokrat" iken ettiği lafları, AKP'ye yönelttiği eleştirileri sıralamaya başlayınca AKP sıralarından bir ses yükseliyor.
- Sayın Baratalı, ne ilgisi var yani şimdi bu anlattıklarınızın Kültür Bakanlığı bütçesiyle?
Sitem dolu bu soruya yanıt Baratalı'dan değil, partili arkadaşı Mustafa Özyürek'ten geliyor.
- Ne demek ne ilgisi var? Arkadaşımız da bir nevi inanç turizmini anlatıyor!
"Madalyalı kişi, Birinci Dünya ve Kurtuluş savaşında İngiltere ile birlik olup Türk askerlerin arkadan vuran bir aşiret devletin kralıdır. Geçmişte ulusal bağımsızlığımıza yardım ve katkısı olmadığı gibi, bugün geçerli olan devlet ve hukuk düzenimizi kendisine benzetme çabası içindedir. Tarihin görebileceği en büyük önderinin kimliğini, anlamını ve tarihsel ağırlığını bilmekten acizdir..."
Bakalım Danıştay, Tezcan Çakır'ın başvurusunu nasıl değerlendirecek?
Milli Takım'a galibiyet için açık çek vermek ne demek şimdi?
Milli maç onur için oynanır, para için değil... O zaman Milli Takım'ın adı "money takım" olsun...
(Demet)
m.asik@milliyet.com.tr

Cafe