
Hasan PULUR
Olaylar ve insanlar
Parti kapatmak Kıbrıs'ı unutmak...
POLİTİKACILARIN ve yazarların çoğu "DTP"nin kapatılmasına karşı...
Kimi "Türkiye Parti mezarlığı olmamalıdır" fantezisi yaparken kimi, geçmişten örnekler verip soruyor:
"Daha önce kapatıldı da ne oldu?"
HEP'ti, HADEP oldu, DEHAP'tı, DTP oldu...
Bu da kapatılsın, yedeği hazır, hemen yenisini açarlar.
Milli Nizam Partisi'nin Milli Selamet; Refah'ın Fazilet Partisi olduğu gibi, AKP'nin kökü Milli Nizam değil mi?
Kim bilir hatırlayamadığımız partiler de vardır, onlar da kapatılmıştır.
* * *
BİR parti niçin kurulur?
Parti kuranların düşünceleri vardır, ideolojileri vardır, toplumda bunlar için mücadele edeceklerdir; bunlar da işportada satılan mallar değildir, bir ihtiyacın gereğidir.
Sen bunu dikkate almayacaksın, partinin ihtiyaçtan olduğunu düşünmeyeceksin, sıkıyönetim paşası gibi "Kapattık!" deyip partiyi kapatacaksın...
* * *
KISIR DÖNGÜ sürecek, kapatılan partinin benzeri kurulacak.
Onun için parti kapatmanın gereksiz olduğu deneyimlerle ortadadır.
O halde ne yapmalı?
Bir parti Anayasa'ya, yasalara aykırı davranıyorsa ne yapmalı?
Parti iki ayaklı, iki gözlü, iki kulaklı, canlı bir yaratık değil ki; yasalara aykırı davrananlar insan, yani parti yetkilileri...
O halde tüzel kişilerle uğraşacağına, partinin suç işleyenini cezalandır, tabii yargı yoluyla...
* * *
HAAA, bu kadar ince eleyip sık dokumaya da gerek yok, ne diyor Başbakan:
"DTP'yi kapatırsanız dağa çıkarlar!" diyor.
O halde yapılacak iş basit, Anayasa'dan ve yasalardan "parti kapatma cezası"nı çıkarmak...
Çıkarırsınız o maddeyi yasadan, "parti kapatmak" da ceza olmaktan çıkar.
* * *
İKTİDAR elinizde, yapsanıza...
Hayır, güçleri buna yetmez, ama atıp tutmak kolay:
"Türkiye parti mezarlığı olmasın!"
Olmasın, olmaması için yeterli güç sende...
Hangi savcı elinde yasa olmadan dava açabilir ki!
Ucuz kahramanlığa, yalancı pehlivanlığa gerek yok, parti kapatmak cezasını kaldır, bitsin!
* * *
BU arada, gizli bir plandan söz ediliyor.
Önce PKK'lıları da kapsayan genel af çıkacak, arkadan federasyona giden yol açılacakmış...
Olur mu?
Niye olmasın, alışıla alışıla nelere alışılmıyor ki!
Gün gelir Abdullah Öcalan'ın siyasi rütbesine de alışırsınız, mesela başbakan yardımcılığı gibi...
Diyeceksiniz:
"O kadarı da fazla!"
Yaşayan görür!
Bugün yaşananlar unutulur gider!
* * *
BİR zamanlar da Kıbrıs'la yatar, Kıbrıs'la kalkardık, Jak Kamhi'nin KKTC vatandaşlığını silmeselerdi Kıbrıs lafını çoktan unutmuştuk.
Bu yaşadıklarımızı da unuturuz.
Ölen ölür, kalan sağlar bizim değil midir?
Elde ne kalmışsa...
h.pulur@milliyet.com.tr

Cafe