
Derya SAZAK
Siyaset Günlüğü
CHP ve Çözüm
PKK'nın Dağlıca baskınının ardından Türkiye'nin "İsrailvâri" bir saldırıyla Barzani ve Kuzey Irak'ı hedef almasını isteyen çevrelerin aksine hükümet, Lübnan'daki hataya düşmedi.
Sınır ötesi harekât yapılacaksa bile bunu PKK hedefleriyle sınırlandırdı.
Öte yandan, AB sürecinde reformları kesintiye uğratmayacak politik kararlılık da sürdürülüyor. DTP'nin kapatılmasıyla ilgili dava, sıkıntılı bir ortamda açıldı. Ve Kürt sorununa demokratik çözüm bulma niyetiyle, PKK ile DTP'yi ayrıştırmaya çalışan tarafları zayıflatmaktan başka sonuç doğurmayacak.
DTP kapatılsa, ÖTP kurulacak!
Kürt milliyetçiliğine dayalı bölgesel politika yapan siyasi partilerin serüveni değişmiyor.
Başsavcılık, Anayasa Mahkemesi'ne yaptığı başvuruda Demokratik Toplum Partisi kuruluşunda İmralı'nın etkisini gösteren bazı belgeler koymuş dosyaya. Bunlar Öcalan'ın avukatlarıyla cezaevinde yaptığı konuşmalardan alıntılar.
Kürt hareketinin çıkmazı, PKK'nın 27 yıldır sürdürdüğü ayrılıkçı terörü reddeden bir partinin kurulup güçlenmeyişinde. DTP de "taban"ın etkisiyle "dağdaki gücün" çekim alanından kurtulamıyor. Oysa IRA ve ETA gibi İspanya ve İngiltere'yi yıllardır uğraştıran ayrılıkçı terör örneklerinde bile yerel siyasi örgütlenmeler çok güçlüdür. Tarihi olarak, özerk ya da bağımsız yapılanmaları savunsalar bile "terör"le arasına mesafe koyan partiler mevcuttur.
HEP/DEP geleneğinden gelen partiler bu ayrımı yapmakta başarılı olamadılar.
1970'lerde TİP'in kapatılmasından bu yana, "devlet" de Kürt sorununu çözme iddiasıyla kurulan partilere soluk aldırmamıştır.
Emekli generaller, 1980-90'larda yapılan "hataları" itiraf ediyorlar. Ancak yöntem değişmiyor. Yasaklama ve kapatmalar yine ön planda. Siyaset çözüm üretemiyor.
İspanya'da 1978 Anayasası ile "demokrasiye geçilirken", BASK bölgesi için getirilen çözümün arkasında Kral Carlos, Başbakan Suarez ve ana muhalefet lideri Gonzalez birlikte durmuşlar. ETA terörü süreç içinde o sayede marjinalleşmiş.
Türkiye'de ise Kürt sorunu DTP'nin üzerine yıkılıyor.
Oysa ne DTP, ne "tek başına" iktidar olmasına karşın AKP, sorunu taşıyabilir.
Baykal, Irak açılımıyla bir adım attı ancak "içerideki durumu" görmekten kaçınıyor. CHP, yeniden "sol" olacaksa, Kürt sorunuyla ilgilenmek zorundadır. İspanya'da Gonzalez, demokratik çözümleri destekleyerek ülkesine AB yolunu açtı. Türkiye'de bu misyonu AKP üstlenmiş durumda. CHP ise seyrediyor!
Cumhuriyeti kuran bir partinin, kuruluştan bu yana devam eden bir sorunu çözmek gibi bir misyonu yok mudur?
dsazak@milliyet.com.tr

Cafe