|
 |
|
|
Yeni bir af istemiyoruz
Satır Arası / Deniz Sipahi
Okumuşsunuzdur... Hükümet, binaları depreme karşı güçlendirmeyi hedefleyen Kat Mülkiyeti Kanunu’ndan sonra ruhsatsız, imara, deprem yönetmeliğine ve teknik şartlara aykırı 10 milyon kaçak binaya ''Dönüşüm Yasası'' ile af çıkarmaya hazırlanıyor.
Hazırlığı yapan İstanbul Milletvekili ve eski Beyoğlu Belediye Başkanı Nusret Bayraktar...
Bayraktar kendisini şöyle savunuyor.
''Mevcut yapıların yüzde 50’si kaçak. İmarsız ve ruhsatsız. Bu takriben 10 milyon bina demektir. Ben İstanbul’u, Ankara’nın bir bölümünü, İzmir’i biliyorum. Net bir hesap yok. Vatandaş büyük bir beklenti içinde. Türkiye’nin her tarafında, 10 milyon kaçak binayı, takriben 30-40 milyon insanı hatta 73 milyon insanı ilgilendiren bir gerçek var. Siz bunları ancak dönüşüm yaparak, zaman içinde değiştirebilirsiniz. Dönüşümü çıkarmayın, İmar Kanunu’nu, Boğaziçi İmar Kanunu’nu, 2-B’yi çıkarmayın. Ama vatandaşın sıkıntılarını nasıl çözeceksiniz? Kent yapılarında bozulan yerler, yasal olmayan yerler, kaçak binalar, ruhsatsız binalar, imara aykırı binalar, teknik şartlara aykırı binalar, deprem yönetmeliğine uymayan binalarla ilgili belediyelerin yeniden dönüştürülmesi hususunda 13 maddelik tasarı bu. İlla bir deprem bekleyerek, deprem sonrası mı dönüşüm mü yapacağız? Kaçak yapıların kayıt altına alınıp, bir an önce bu düzenleme ve dönüşüme gidilmesi şart.''
* * *
Bugün Nusret Bayraktar, dün başka bir siyasi...
Fark etmiyor...
Siyaset ucuz yoldan, emek harcamadan oy avlamaya devam ediyor.
Buna gerekçe de ''vatandaşın beklentisi'' olarak gösteriliyor.
Peki bizlerin beklentisi...
Vergisini veren, yasalara uyan, her şeyi kitabına göre yapan, kendisinden önce başkalarını düşünen, kolaycılığa kaçmayan, etiğin peşinden koşan... Demokrasiyi sindirmiş, paylaşmayı bilen, kentlilik bilincinde olan, ortak akıl üretmeyi bilen...
Haksızlık yapmaktan çekinen, geleceği düşünen, günlük çıkarlar peşinden koşmayan, oyunu satmayan...
İnsanlar ne olacak?
* * *
Bu kaçıncı yanlış, bu kaçıncı siyasi istismar, bu kaçıncı politik manevralar...
Bu sefer pakete verilen isim ''dönüşüm yasası'' olmuş. Kulağa hoş geliyor başlangıçta...
Zannedersiniz ki gecekondularla kaplanmış, estetikten uzak şehirlerimiz derlenip toparlanacak.
Örneğin İzmir’e çeki düzen verilecek...
İstenmeyen görüntüler ortadan kalkacak...
Gecekondusuz, insanı rahatsız eden hiçbir görüntü olmayacak...
Yasaların detaylarına bakıyorsunuz; aftan başka birşey değil.
''Nasıl olsa yapılmış...''
''Nasıl olsa bu dakikadan sonra yapılacak birşey yok...''
Mantığıyla olaylara bakılıyor.
Kimse kusura bakmasın biz af, maf istemiyoruz. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu iyi niyetli bir yaklaşım gösteriyor ve bir daha dile getirmemek üzere son kez bir affa itiraz etmeyeceğini söylüyor.
Geçmişin uygulamalarına baktığımızda ''Bu kaçıncı milat'' demek içimizden geçiyor. Türkiye’nin bir mimari ve şehir planlaması stratejisi olmadığı sürece ne yazık ki ben bütün af girişimlerine sıcak bakamıyorum.
* * *
''Dönüşüm'', ''kentsel değişim'' gibi kulağa hoş gelen boş laflar da duymak istemiyoruz.
Tek isteğimiz yeni mağdurlar yaratılmasın.
Yasalara uyan vatandaşlarımız kendilerini aldatılmış hissetmesin.
Şehir plancılarımız acaba bu konuda ne düşünüyorlar?
Yoksa yeni medyatik davaların peşinden mi gidiyorlar?
dsipahi@milliyet.com.tr
|
|
|

|