'Askerlik hatırası'
Güneydoğu bölgesinde operasyona giden askerlerin çektirdiği fotoğraflardaki benzerlikler şehit ailelerin yaşadığı trajediyle birlikte tahmini olanaksız üzüntülere de yol açabiliyor...DERYA SAZAK
Sınır ötesi operasyon beklentisiyle geçen bir haftanın ardından Türkiye yine şehit cenazeleriyle sarsıldı. Medyanın özellikle Kuzey Irak'la ilgili haberlerde 'askeri harekatın' önünde gitmesi karşısında Kara Kuvvetleri Komutanı İlker Başbuğ, "Karar vericileri rahat bırakın" demek zorunda kaldı.
Savaş zamanlarında kamuoyu oluşturmak, medyayı halkın haber alma ihtiyacıyla 'ulusal çıkarlar' arasında seçime zorlamak ve nihayet 'sansür'e varan kısıtlamalara gitmek, en demokratik ülke yönetimlerinin bile sıkça başvurduğu yöntemler. Vietnam Savaşı'nda ABD, ülkenin saygın gazeteleri New York Times ve Washington Post'u mahkemeye verme; Falkland Savaşı'nda İngiltere BBC'nin bağımsızlığına müdahale pahasına, yayınları etkilemeye çalışmışlardır.
Hollywood filmi gibi
Körfez Savaşı'nda ve 2003 Irak işgalinde ise özellikle görsel medya, 'yayıncılığın oksijeni' denebilecek türden görüntülerle savaşı insanların oturma odalarına taşımıştır. Rahat koltuklarında Hollywood filmi izlercesine Bağdat'ı bombalayan uçaklar, helikopter ve tankların gösterisini izlemişlerdir. Irak'ta ölen sivillerin, halkın trajedisi, 'Saddam'ı yok etme' propagandası altında unutulmuştur.Böyle zamanlarda gerçeği anlatmak sorumluluğu özgür medyanın görevidir. Ancak bu misyon, gazetecilere normal zamanlardan daha büyük sorumluluk yükler. Yönetimlerin ve askeri çevrelerin 'sansür'üne uğramadan, haber verme görevi yerine getirilmelidir. Buna karşılık abartılı yayınlardan ve savaş kışkırtıcılığından kaçınmak gerekiyor. En önemlisi de operasyon ya da savaş bölgesinde çocukları olan binlerce ailenin, her gün televizyon ve gazetelerden o haberleri izlerken ne halde oldukları akıldan çıkarılmamalı.
Milliyet Gazetesi 14 Kasım 2007 tarihli sayısında Şırnak Gabar Dağı'nda dört askerin şehit olmasını sürmanşetten yayımladı.
Bir babanın öyküsü
Haberde, şehit Piyade Onbaşı Özkan Kılıç'ın fotoğrafı da yer alıyordu. Oğlu askerde memur bir baba Hikmet Oran, İzmir'den arayarak fotoğrafın oğlu Mevlüt Oran'a ait olduğunu söylemekteydi:"Sabah Milliyet'te oğlumun fotoğrafını görünce kalp krizi çevirecektim. Eşim fenalık geçirdi. Deli olduk. Haberde isim başka, Özkan Kılıç diyor. Benim oğlumun adı yok ama fotoğraf oğlumun. Oğlum da Diyarbakır'da görev yapıyor. Bir haftadır kendisinden haber alamıyorduk zaten. Telefonlara sarıldık, oğlumu aradık. O da bizi arıyormuş, O da fotoğrafı görmüş, ben yaşıyorum demek için aramış."
Milliyet Okur Temsilcisi durumu araştırdı. Baba Hikmet Oran'ın oğlu sandığı fotoğrafı haberi yapan arkadaşımız DHA Giresun muhabiri Hakan Kabahasanoğlu, Özkan Kılıç'ın annesi Emine Kılıç'tan 'askerlik hatırası' olan resmi aldıklarını ve bu sırada kamerayla kayıt yaptıklarını da söylüyor. Ölen askerin kimliğinde ve kullanılan fotoğrafta bir yanlışlık yok.
Mizansen aynı
Peki oğlu askerde bir aile nasıl bu kadar perişan olur, bir baba fotoğraftaki askerin kendi oğlu olduğuna nasıl ikna olur? Baba Hikmet Oran bize oğlunun fotoğrafını da gönderiyor ve ekliyor: "Oğlumun yaşadığı ortaya çıkınca Buca'da çalıştığım okulda 25 eğitimci arkadaş bir araya geldi oturup fotoğrafı incelediler ve bana hak verdiler."
Hikmet Oran'ın gönderdiği oğlunun fotoğrafını görünce biz de kendisine hak veriyoruz. Diyarbakır'da asker Mevlüt Oran'ın fotoğrafı şehit olan Özkan Kılıç'ın neredeyse fotoğrafıyla aynı. Arkada dağlar elinde makineli, sırtında çantası, başında beresi.
Ombudsman'ın Görüşü: İçinden geçmekte olduğumuz duyarlı ortamda, televizyonlar başta 'sınır ötesi harekât' haberleri yapılırken, operasyon bölgesine asker sevkiyatından helikopter ve uçak görüntülerine, şehit cenazelerindeki tek bir kare görüntüye dek her haber, medyanın 'etik' sorumluluğunu olağanüstü artırmaktadır. Oğlu askerde olan aileler yüreği ağzında haberleri izlemektedirler. İzmir'deki örnek, Milliyet Yazı İşleri'nden bağımsız, askerliğini komando olarak yapan gençlerin benzer mizansen altında 'askerlik hatırası' çektirip evlerine yolladıkları fotoğrafların 'şehit' haberleri geldikçe tahmin edilmesi olanaksız üzüntülere yol açtığını gösteriyor.
okur@milliyet.com.tr
dsazak@milliyet.com.tr
Tel: 0212 505 62 03
Faks: 0212 505 68 09
Doğan Medya Center, Bağcılar 34204 İstanbul
|
DİĞER YAZILAR |
OKUR TEMSİLCİSİ |

Cafe