Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 24 Kasım 2007 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Şarabımız vergi kıskacında

Türk şarap üreticileri geçtiğimiz günlerde Denizli'de bir "zirve" düzenlediler. Ve yüksek vergilerin bağcılıkla şarapçılığımızı nasıl öldürmekte olduğunu acı bir biçimde ortaya koydular



myalcin@turk.net

Türk şarapçılığının duayenlerinden, Denizli'deki Pamukkale Şarapları'nın sahibi Yasin Tokat, mikrofonu kendisine yaklaştırdıktan sonra hafifçe masanın öbür ucundaki Maliye Bakanlığı yetkilisi Kemal Oktar'a dönerek konuşmasına başladı:
"Geçtiğimiz günlerde, şu anda yanımda oturan Corvus şarapları'nın sahibi Reşit Soley telefonumu çaldırdı. Londra'dan arıyordu. 'Ağabey neredesin? Tüm şarapçılar buradayız, İngilizlere Türk şaraplarını tanıtıyoruz, bir tek sen yoksun. Niye gelmedin?' diye sitem etti. Bir şey söyleyemedim. Halbuki o gün yüzlerce milyarlık ÖTV ödememin son günüydü, o parayı denkleştirmeye uğraşıyordum. Saat 17.30'da, tam vergi dairesi kapanırken son anda yatırabildim. Çektiğim stresi ben bilirim. Şarabımı tanıtmak, Londra, tanıtım, hiçbiri gözümün önünde değildi."
Yasin Tokat bu buruk sözlerin ardından dosyasından bir kağıt çıkararak bazı rakamlar da verdi: "2003'te yapılan ÖTV zammına, ben 'Şarap dünyasının tsunamisi' diyorum. O zamdan bu yana, en ucuz şaraba bile 3 YTL asgari vergi ödeniyor. Bazen şarabın maliyeti 1 YTL oluyor, vergisi 3 YTL. Pahalı şarapları bu vergi pek vurmuyor ama halkın büyük oranda içtiği ve turizm sektörüne giden şaraplar pahalanıyor, bu da kayıt dışılığı artırıyor. Bakın ben 2003'ten önce ciromun dörtte, beşte birini vergi olarak yatırırken, bugün ciromun yarısı vergi olmuş durumda. Buna hangi üretici, hangi sektör dayanır?"
Denizli'nin biraz dışında, Pamukkale Üniversitesi'nin modern kongre salonundayız. Türk şarabının duayenleri, az rastlanır bir biçimde bir aradalar. Kimler yok ki? Prof. Nihat Aktan, Prof. Gökhan Söylemezoğlu, Tokat milletvekili ve Diren Şarapları'nın başkanı Orhan Diren, Şarap Üreticileri Derneği Başkanı Yasin Tokat, Sevilen'den Enis Güner ve Corvus'tan Reşit Soley, Kavaklıdere'den Ahmet Gürbüz...
Kimya Mühendisleri Odası Denizli Bölge Temsilciliği'nin düzenlediği "Şarap Sektörünün Sorunları" panelinde, Maliye Bakanlığı'nı temsilen de Gelirler İdaresi Başkanlığı Şube Müdürü Kemal Oktar bulunuyor. Saatler süren tartışmalarda kaliteyle ilgili sorunlar üzerinde duruluyor ama ortak görüş vergilerin yüksekliğinin şarapçılığı öldürdüğü yolunda.

"Merdivenaltı arttı"
Prof. Nihat Aktan dünyanın en sağlıklı içkisi şarabın global üretiminin her yıl yüzde 1,5 arttığını, kaliteli şarapta ise bu artışın yılda yüzde 5 oranında olduğunu söylüyor. "Şarabın en güzelini üretebilecek Anadolu bu savaşta yok. Oysa devlet desteklerse, Türkiye'de bu yüzde 5'ten payını alabilir" diyor.
Orhan Diren Türkiye'ye 21'inci yüzyılda damgasını vuracak üç sıvının, su, zeytinyağı ve şarap olacağını ekliyor. Enis Güner "Dünya şarap piyasası, yıllık 150 milyar avroluk satış hacmine sahip. Biz doğanın verdiği avantajları değerlendirerek bu pastadan pay alamıyoruz" diye yakınıyor ve Fransa'daki "Bağ" (Vigne) dergisinde yeni çıkan Denizli bölgesi bağcılığını öven yazıyı göstererek, "Yabancılar bile bunun farkında" diyor.
Yasin Tokat ise, şunları söylüyor: "Denizli'nin sadece bulunduğumuz Güney ilçesinde son yıllarda 30 bin dönüm bağ dikildi. Türkiye'nin hiçbir ilçesinde bu kadar kaliteli üzüm yok. Devlet de desteklerse ya da en azından engel olmazsa, bu bölge Türk şarapçılığını şahlandırabilir..."
Ben de bölge şarapçılarının bir birlik halinde örgütlenmesini ve "Denizli şarabı" kavramını markalaşacak şekilde geliştirmelerini öneriyorum.
En çarpıcı saptamayı ise, Pamukkale Üniversitesi rektörü Prof. Necdet Ardıç yapıyor: "Şarapçılığımızı bundan sonra ya batırırız ya da yukarı gidecek bir ivmeyle daha iyiye götürürüz..." Denizli Valisi Dr. Hasan Canpolat da, "Bağcılık ve şarapçılığın geleceği çok parlak. Özellikle Denizli dünyada şarapta çok önemli bir konuma gelebilir. Ama ne yazık ki ÖTV'den sonra 'merdivenaltı' denilen şarapçılık arttı" diyerek aynı soruna işaret ediyor.
Bu konuşmaların ardından, katılımcılarla birlikte Çalkarası üzümüyle ünlü Çal ilçesinin Selcen kasabasındaki Vehbibey Şarapları'nın tesisine gidiyoruz. Anadolu'nun göbeğinde, pırıl pırıl bir şarap yapımevi burası. Duvarları kayalarla örülmüş, içinde geniş bir rüstik restoran salonu yapılmış, 10 tane de konukevi inşa edilmiş...
Vehbibey ve Divino markalı şarapları üreten ODTÜ mezunları olan sahipleri Bülent Gönenç ile Sedat Ataman'ın ise keyfi pek yok. Asli işleri olarak bornoz ve havlu üreten iki ortaktan Bülent Gönenç, "Bu yatırımı yapmakla çılgınlık etmişiz" demekten kendini alamıyor.
Türk şarapçılığının 2007 başlarındaki manzarasından birkaç kare, işte böyle. Rektör Prof. Ardıç, bence de haklı: "Ya batacak şarapçılığımız ya da çıkacak."


PAZAR
"İmralı'ya gittiniz mi?" soruma yanıt alamadım
Pazartesileri iple çektiren öğretmen
"Bu film bir kurguydu, belgesel değil"
"İnternet televizyonu olarak yeni bir mecrayız"
Malhan'ın şarabı ve kadehleri aynı anda geldi
Dünyanın en tuhaf sporları
Dünyayı oynatan üç Türk
Geçmişin ayak izlerini arayan yolcu
Herkes kendi mayınını bulur
Diyarbekir'in Diyarbakır olduğu gün
İran ve İsrail'in durumu
Safa'da meyhane sefası
Ürdün notları
İnsanlığın alemi yok!
Küçük bahçıvanı tanıyanınız var mı?
Şarabımız vergi kıskacında





Ahmet Turhan Altıner
Can Dündar
R. Hakan Kırkoğlu
Vedat Milor
İlber Ortaylı
Tuba Akyol
Yalvaç Ural
Mehmet Yalçın

   
© 2006 Milliyet