
Hasan PULUR
Olaylar ve insanlar
Ağızdaki bakla ishal-i fem...
GALİBA doğru teşhisi Deniz Baykal koydu, "Başbakan'ın ağzında, dilinin altında bir bakla var!" dedi.
Var galiba!
12 şehit verdiğimiz günü düşünün, bir de bu günü...
Başbakan ateş parçasıydı, ha bugün, ha yarın Kuzey Irak'a sıcak takip yapıp girecek, eşkıyaya haddini bildirecektik.
Amerika ne der?
Öyle ya orası, Amerika işgalinde...
Başbakan köpürüyordu:
"Sen binlerce kilometre öteden gelip burada ne arıyorsun, diye sorarız!" demeye getiren laflar ediyordu.
* * *
ARADAN çok zaman geçmedi ama, Başbakan'ın lafları değişiyordu, giderek yumuşuyordu, hatta PKK'ya terörist örgüt demeyen DTPnin kapatılması için dava açılmasına bile yumuşak davranıyor, "Kapatmayalım, yoksa bunlar da dağa çıkar!" diye akıl veriyordu.
Herkes yumuşamaya başladı, atıp tutan Barzani'den "Türklere verilecek kedim bile yok!" diyen Talabani'ye kadar.
Amerika'sı da, Avrupa'sı da, "Türkiye haklıdır, sınır ötesi harekât hakkı vardır ama..." deyip havayı yatıştırmaya çalışıyorlar. Bunun arkasında ne vardır, hangi rüzgâr havayı böyle yatıştırmıştır?
İşte Deniz Baykal'ın "Başbakan'ın ağzında, dilinin altında bir bakla var!" demesi o günlere rastlar.
"Ağzında bakla var!" deyimiyle, "Çıkar o baklayı ağzından!" deyimi genellikle birlikte anılır.
* * *
MOLLANIN bir çömezi varmış, ağzı bozuk biri, küfürsüz lafı yok, ne kadar nasihat etmişse vazgeçirememiş, sonunda çareyi bulmuş:
"Ağzına, dilinin altına bir bakla tanesi koyacaksın, tam küfrederken bakla diline değince aklın başına gelir, küfretmezsin!"
Molla ile çömezi bir sokaktan geçerlerken, bir kadın bağırmış:
"Molla efendi, molla efendi, biraz bekler misiniz?"
İki dakika, beş dakika, on dakika, kadından ses yok, ha bire pencere arkasından sesi geliyor:
"Biraz daha bekler misin?"
Sonunda kadın pencereye çıkmış:
"Sağ olasın, beklediniz!"
"Peki ama, neyi bekledik hanım!"
"Tavuğu kuluçkaya yatırıyordum, civcivler sizin sarığınızdan esinlenip tepeli olsunlar, diye beklettim!"
Molla çömeze dönmüş:
"Çıkar ulan baklayı ağzından!"
* * *
BAKALIM Sayın Başbakan'ın ağzındaki baklada da ne var?
Hiçbir şey de olmayabilir!
Eğer ağzında bakla varsa, dışarıya sızmadıysa, Başbakan'ı da, sır ortaklarını da kutlamak gerek...
Demek ishal-i femme yakalanmamışlar.
Bu da ne demek?
"İshal-i fem", ağız ishali demektir, politikacıların çoğu bu hastalıktan mustariptir.
Demek, bu hastalığın da tedavisi bulundu...
Eee, tıp ilerliyor beyim!
h.pulur@milliyet.com.tr

Cafe