
Hasan PULUR
Olaylar ve insanlar
Otopark hırsızlığı...
ZAMANINDA, sıkıyönetim komutanlarının bile düzeltemediği bir yanlışı Tüketici Mahkemesi hâkimi Sevtap Kaya düzeltti...
Şehrin göbeğinde ya da alışveriş merkezinde işiniz var. Otomobilinizle gidiyorsunuz ve arabanızı otoparka teslim ediyorsunuz. Resmi otopark, bu, "kâhya" denilen adamların bilek gücüyle parselledikleri bir sokak değil.
Otoparka girerken fiş veriyorlar, çıkarken de ödeme fişi...
* * *
GİRERKEN aldığınız her fişin arkasında, değişik otoparklar olsa bile, aynı kapıya çıkan "sorumsuzluk" maddeleri var...
"Aracınızdan çalınan eşyadan sorumlu değiliz."
Arabadan eşya nasıl çalınır?
Ya kapı açılır, ya cam açılır, ya da bagaj...
İşte otoparkçı açık açık söylüyor:
"Bana güvenme!"
Daha ileri giden sorumsuzluk maddeleri de var:
"Aracınızın hasar görmesinden sorumlu değiliz."
Yani arabanıza çarpsalar, yan aynanızı kırsalar, otoparkı işletenin sorumluluğu yok!
Hele bir madde daha var ki:
"Aracınızın çalınmasından sorumlu değiliz."
* * *
İNSAF, "Siz neden sorumlusunuz?" diye sorarsanız cevap hazır:
"Biz, size aracınızı koyacak yeri kiralıyoruz. Kiracının evine hırsız girmiş, çocuklar top oynarken camı kırmış ya da taş atmışlar. Ev sahibi ne yapsın, sorumluluğu var mı?"
* * *
BU mantık, çok kişiyi tatmin etmediği için konu tartışılırdı. Sanırız, "12 Eylül" döneminde sıkıyönetim komutanının bir toplantısında sorun kendisine arz edilmiş, o da hayretle dinlemiş "Allah Allah!" demişti:
"Böyle şey olur mu?"
Oluyordu ve iki gün öncesine kadar "olmayacağına" dair bir emare de yoktu.
Lakin cuma günü gazetelerde çıkan bir haber günlük yaşamın "böyle gelmiş, böyle gider" ilkesini değiştirdi.
İkiz kardeşler Gökay Yay ile Makine Fakültesi öğretim görevlisi Kubilay Yay'ın otomobilde bıraktıkları bilgisayar çalınmıştı.
Mahkeme, bilgisayarın bedeli ile araca verilen zarar için 3.915 YTL tazminatın otopark işletmesinden alınmasına karar verdi.
* * *
YALNIZ bir konu daha vardı.
O çalınan bilgisayarın hafızasında Kubilay Yay'ın doktora tezi de vardı. Davacı, doktora tezi için 500 YTL daha istiyordu.
Mahkeme bunu kabul etmedi...
* * *
HERHALDE "Ortada olmayan doktora tezinin akademik değerini nasıl saptayacağız" demiştir.
Hem doktora tezi nedir ki?
Bilgi kaynaklı fikir ürünü...
Çok şükür memleketimiz fikir ve bilgi bakımından çok veluttur. Doktora tezi yazmak o kadar zor bir iş mi?
Bir daha yazsın!
h.pulur@milliyet.com.tr

Cafe