Evlilikler nereye gidiyor?
Kutsal kurum evlilik çökecek mi? Evlilik 21. yüzyıla yakışır mı? Psikiyatri Profesörü Mehmet Sungur Tempo’nun sorularını cevapladı
Genç yaşta psikiyatriye gönül vermiş Profesör Dr. Mehmet Sungur uzunca bir süredir yurtiçi ve yurtdışında psikiyatr ve psikologlara klinik terapi uygulamaları ile ilgili eğitim veriyor. Pek çok çift de evliliklerini kurtarma adına kapısını çalıyor. Mehmet Sungur yakın zaman önce Avustralya’da konuşmacı olarak katıldığı bir dünya kongresinden bahsediyor. Kongrenin bir konusu da ''Evlilik 21’inci yüzyıla yakışır mı? '' Dünyanın dört bir yanından doktorların katıldığı toplantıdan çıkan ‘informal’ sonuç, birçok profesyonelin, pek de yakışmadığı şeklindeki düşüncesi üzerine. Sungur bu durumu; ''Sevgi üzerine kurulu olması beklenen bir insanlıkta, evlilik zaman zaman sevebilme kapasitesi ile eşdeğer tutuluyor ve evliliğin sevgiyi korumak ve devam ettirebilmek adına iyi bir kurum, iyi bir paket-şişe olduğu düşünülüyor'' diye açıklıyor. Ancak hemen ardından, ''Aşk ve sevginin şişiye kapatılması gerekmez. Aşk ve sevgi her zaman kendilerine bir yol bulur '' demeyi de ihmal etmiyor.
Hiçbir neden olmadan boşanmak
''İlişkiyi sosyal ve yasal olarak kabul edilen bir şişe-paket içine koyup koymamaktan daha da önemli olan, bu paket içinde yaşanılan dönemin ihtiyaçlarına göre, gerekli reformların ya da değişikliklerin yapılıp yapılmadığı'' diyor Sungur ve buna örnek olarak pek çok aktivistin, ''Gerekirse hiçbir neden olmadan da boşanabilmelidir'' şeklindeki görüşlerini dile getiriyor:''Öyle ya, hiçbir neden göstermeden evlenen insanlar neden boşanırken iyi nedenler göstermek zorundalar ki? Diğer yandan, boşanma oranlarının giderek arttığı gerçeği, kurumun güvenilirliği ve gerekliliği tartışmasını gündeme getiriyor. ''
Suçluyu aramak
İlişkilerde, ''Sen şunu yaptın, ben bunu yaptım, hayır sen şunu yapmıştın'' tadında tartışmalar, kimin hangi oranda suçlu olduğunu bulmaya yönelik ve asla amacına ulaşamayacak tartışmalar Sungur’a göre.Sungur evliliğin sağlıklı olarak yürümesinin en önemli formülü de şöyle açıklıyor: Önemli olan her iki eşin de ‘ben’i koruyarak ‘biz’i oluşturmayı bilmeleri. Maalesef insanlar, tam tersi, hâkimiyet kurmaya, değiştirmeye, dönüştürmeye çalışıyorlar karşısındakileri. Bu durumda, Sungur’un da tabiriyle, evlilikle ilgili klişeleri yıkmak önemli.
Boşanmak da bir hakProf. Dr. Mehmet Sungur’un gözünde evlilik hem olumlu hem olumsuz yanları olan bir kurum. Son zamanlarda, boşanmaların artması da ona göre hem iyi hem kötü bir şey. Bu durumu, Sungur şöyle açıklıyor: ''Değişen sosyal yapı ve değerler geçmişin sorumluluk kavramını komik bir kavram gibi tanımlar boyuta getirdi. Yani sorumluluk gereği eskiden bir kez evlenmek, hep evli kalmak anlamına gelirken, 21 ’inci yüzyılın yeni kavramı ‘haklar’. İnsanlar ‘Evlenmek bir haksa, boşanmak da bir hak’ diyorlar. Ancak evlilik ve boşanma ne yalnızca bir hak, ne de yalnızca bir sorumluluk. Bir taraftan boşanmak dışında çözüm görünmeyen evlilikler için boşanmayı kolaylaştırıcı yasalar geliştirilirken, bir yandan da evliliği devam ettirmek konusunda hizmet veren kurum ve kuruluşların sayısı da giderek artmalı. Ancak böyle olursa kurumlar arasında bir denge oluşur. ''
Monotonluk güven sağlıyor
Gelelim klasik soruya, ''Peki evlilik, yani monotonluk aşkı bitirmiyor mu?'' ''Monotonluk her yerde var'' diyor Mehmet Sungur: ''Ona bakarsanız işiniz de monotonlaşır. Monotonlaştı diye işinizi terk edebiliyor musunuz? Ya da sürekli iş değiştiriyor musunuz? Monotonluğun da her duygu gibi olumlu ve olumsuz yanları var. Monotonluk bir yandan sıkıcı ama
diğer yandan güven de
sağlıyor olabilir.''
Eşcinseller neden evlenmek ister?
Prof. Dr Mehmet Sungur eşcinsellerin evlenme isteği konusuyla ilgili olarak da, ''En nihayetinde evlilik önemli bir statü'' diyor. Bunu da şöyle açıklıyor: ''Evlilik bir statü olmasa, yıllar boyunca siyahlar beyazlarla, eşcinseller birbirleriyle evlenmek için neden bu kadar uğraşsınlar, yürüyüşler yapsınlar, hak talep etsinler? Eşcinseller, transseksüeller, siyahlar ve bunun gibi ayrımcılığa uğrayan tüm gruplar doğal olarak ayrımcılığa uğramayanların haklarına sahip olmak istiyorlar. Evlenme ve boşanma hakkı da bu temel haklardan biri. İnsanlar, doğal olarak kiminle ve ne zaman evleneceklerine kendileri karar vermek istiyorlar. '' Bu durumda, ''Evlenmesek de birlikte yaşasak daha sağlıklı olmaz mı? '' sorusu geliyor. Sungur, Batı ’dan örnekler vererek, ''Beraber yaşayan çiftler de evli insanların haklarına sahip olmak için talepte bulunuyorlar. Avrupa ’da son dönemde bu konu çok tartışılıyor '' diyor.
ÜNLÜ BEKÂRLARDAN EVLİLİK YORUMLARI
