Kemanımla size bir şov yapabilseydim eğer...
Üç yaşından beri keman çalan, 14 yıldır dans eden, 10 yıldır şarkı söyleyen Avustralyalı müzisyen Sophie Serafino: "Sahnede klasik müziğe uygun şeyler yapmıyorum. İnsanları eğlendirebilecek bir gösteri sunmaya çalışıyorum. Bazen DJ ile müzik yapıyoruz"
MÜGE ÇELEBİ
Uslu uslu poz verdiğine bakmamak lazım. Sahnede tam anlamıyla şov yapıyor! Londra, Paris, New York gibi şehirlerin ünlü gece kulüplerinde sahneye çıkan Sophie Serafino şimdi İstanbul'da. Beşinci albümünü hazırlamış olan sanatçı, röportajımız sırasındaki neşeli ve rahat tavrıyla tam bir sahne insanı olduğunu kanıtladı. 8 Aralık'a kadar 360 İstanbul'da sahneye çıkacak olan Avustralyalı müzisyen, "Ülkenize tekrar gelmek, Kapadokya, Ege ve Akdeniz bölgelerini yaz mevsiminde gezmek istiyorum" diyor.
Kendinizi nasıl tanımlıyorsunuz? Müzisyen mi, dansçı mı, şarkıcı mı?
Öncelikle bir müzisyen, sonra bir performans sanatçısı olarak tanımlıyorum. Şarkı söyleyip dans ediyorum, müzikalde oynuyorum ama önce keman geliyor. Üç yaşımdan beri çalıyorum.
Yoksa sizi anneniz mi buna zorladı?
Hayır, ben istedim. Ama 15-16 yaşına kadar çok utangaçtım. Annem utangaçlığımı yenmem için oyunculuk, dans ve şan eğitimi almamı sağladı.
Şimdi sahnede çok rahatsınız...
Evet, tecrübe ve zamanla kendime güvenim geldi. Sahnede kemanımla danslı, şarkılı tam bir şov yapıyorum.
Şov kızı gibi mi?
Sahnede klasik müzik tarzına uygun şeyler yapmadığım doğru. Ama burada insanları eğlendirebilecek bir gösteri yapmaya çalışıyorum. Bazen DJ ile müzik yapıyoruz.
"Her zaman kuralları yıkan bazı kişiler olmuştur"
Diğer klasik müzik sanatçıları sizi nasıl karşılıyor?Her zaman gelenekçiler ve kuralları yıkanlar olmuştur. Bunlar birbirlerinden çok hoşlanmazlar. "Bu sahneye çıkmış kız da kim? Hemen orkestraya geri dönsün!" gibi eleştiriler olabiliyor.
Şovlarınızda değişik kostümler kullanıyorsunuz. Bunlar özel tasarım mı?
Londra ve Sydney'de iki kostüm tasarımcım var.
Daha çok bir kadın çizgi film kahramanı gibi duruyorsunuz.
Elimde de silah diye keman tutuyorum!
Sizi "çılgın müzisyen" diye adlandırabiliriz miyiz?
Çılgın olduğumu düşünüyorsanız, tabii! Tarihte, her dalda diğerlerinden farklı olanlara değişik gözle bakılmıştır. Eskiden sadece çok alkışlanmış olmak bir performansı çok iyi kılabiliyordu, kaç bilet satıldığı önemli değildi. Ancak bugün farklılaşmak gerekiyor.
"İstanbul'u ilk sabahki ezan sesiyle tasvir edebilirim"
Ancak siz klasik müzik eğitimi aldınız, değil mi?Evet, klasik müziği hâlâ çok severim.
Favoriniz hangi besteci?
Brahms.
Çok hoş bir kadınsınız. Performansınız sırasında "Güzelliğim yeteneğimi gölgede bırakır mı?" endişesini duyuyor musunuz?
Dürüst olmak gerekirse bir keresinde bakışlardan o kadar çok rahatsız olmuştum ki gösteri arasında bütün makyajımı sildim, saçlarımı atkuyruğu yapıp sade bir tişört ve jean'le sahneye geri döndüm. Sadece güzel görünen ama iyi çalamayan biri olmak istemiyorum.
İstanbul'u ve buradaki ruh halinizi notalarla tasvir etmek isteseniz...
İstanbul'u, ilk sabahımda saat 06.00'da beni birden uyandıran ezan sesiyle tasvir edebilirim. Aslında oldukça güzeldi, Sydney'de bunu bulamam. Kendime gelince, oldukça pozitif hissediyorum.
"Serdar Ortaç'ı dinlemeye gideceğim"
Türk müziği hakkında bilginiz var mı?
Aslında pek fikrim yoktu. Burada hafta sonu, gençler arasında popüler olduğu söylenen bir şarkıcınızı dinlemeye gideceğim.
Hangi şarkıcımız?
Tam telaffuz edemeyebilirim. Ser...
Serdar Ortaç mı?
Evet. Bu arada değişik ve güzel enstrümanlarınız var. Arpa benzer bir çalgınız var ama dizin üstünde çalınıyormuş.
Kanun...
Sanırım.
Türk yemeklerini denediniz mi?
Evet. Küçük, şirin et parçalarını, patates, domates ve biberle bir yufkaya sardılar.
Dürüm kebaptan söz ediyorsunuz. Beğendiniz mi?
Evet çok!

Cafe