Farklılık yaratan lokanta
Bir İsviçre lokantasında, uluslararası bir şefin elinden çıkmış farklı yemekleri tatmak isteyenlere AzzuR'u tavsiye ederim
AzzuR, İstanbul'da Mövenpick Oteli'nin içinde bulunan lokantanın ismi. Mövenpick şimdilerde uluslararası bir otel zincirinin adı olarak biliniyorsa da, kökeninde lokantacılık var.İsviçreli bir otelcinin oğlu olan Ueli Prager (1916 doğumlu), 1947 yılında Zürih şehrinde açtığı lokantanın adını Mövenpick koymuş. Daha sonra Mövenpick adıyla İsviçre'nin başka şehirlerinde lokantalar açmış. 1963'te İsviçre dışında, Münih'te açılan Mövenpick lokantasından sonra Mövenpick'ler başka ülkelere de yayılmış.
Mövenpick lokantalarının özelliği sağlık koşullarına özen gösterilmesi, taze meyve, sebze ve et kullanılması. Ueli Prager, Mövenpick markasıyla 1972'de önce dondurma üretmeye sonra da bu isimle oteller açmaya başlamış. Mövenpick adıyla kurduğu müesseselerdeki çoğunluk hissesini 1992'de bir Alman sermayedara satmış.
Şimdilerde Mövenpick Grubu farklı alanlarda faaliyet gösteren çokuluslu bir holding. Dünyanın farklı ülkelerindeki 55 şehirde Mövenpick ismini taşıyan otel, 23 şehirde de Mövenpick ismini taşıyan lokantalar var.
Sektöre katkı yapıyorlar
İstanbul'da 4. Levent'te, Büyükdere Caddesi üzerindeki Mövenpick Oteli'nden sonra Bodrum'da da bir Mövenpick açıldı. İzmir Mövenpick yakında açılacak. Her otelin içinde bir lokanta bulunuyor. Türkiye'deki otellerin başında Frank Reichenbach var. AzzuR lokantasının şefi ise Maximilian Thomae.Uluslararası zincirlerin bir parçası olarak Türkiye'de faaliyet gösteren otellerin, Türk yeme-içme sektörüne çok önemli katkıları var: (1) Lokantalarında yurtdışı deneyimi geniş, ünlü lokantalarda görev almış aşçılar çalıştırıyorlar. (2) Arada sırada dünyanın ünlü aşçılarını konuk şef olarak davet ediyorlar. Bu aşçılar bizim aşçılarımıza yol yordam öğretiyor. Dünya mutfağını tanımalarını sağlıyor.
Mövenpick yöneticilerinin davetiyle geçtiğimiz günlerde Michelin yıldızlı ünlü şef Martin Dalsass İstanbul'a geldi. AzzuR'da mutfağa girdi. Martin Dalsass, Lugano şehrindeki Sant Abbondio lokantasının şefi.
İstanbul'da yeme-içme işiyle uğraşanların üye oldukları Chaine des Rotisseurs adını taşıyan uluslararası derneğin üyeleri, geçen hafta Martin Dalsass'ın yemeklerini tattı.
Martin Dalsass'ın mönüsünde önce andiv yaprağında ılık ıstakoz vardı. Onu beyaz Alba trüf mantarıyla hazırlanmış risotto izledi. Gene beyaz Alba mantarıyla hazırlanmış, pırasalı ve kremalı patates çorbası içinde dilbalığı yenildi. Ana yemek bezelye püresi üzerinde karaca eti madalyonlarıydı. Yemek trüf mantarlı brie peyniri, zeytinyağıyla hazırlanmış mandalina sorbeyle tamamlandı. Üzerine kestaneli tiramisu yenildi.
Ucuz bir lokanta değil
Yemek sırasında İsviçre'nin 2004 Castello Luigi (beyaz), 2003 Vinattieri (kırmızı) ve 2003 Torcolato (tatlı) şarapları içildi. Şarapları İsviçre'den şefle birlikte gelen somalier bayan Luigi Zanini sundu. Bu yemek şölenine katılanlar kişi başı 200 YTL ödedi.Bu anlattığım olağandışı bir yemek gösterisi. Bu tür gösterileri Türkiye'de faaliyet gösteren diğer büyük oteller de düzenliyor.
Şimdi gelelim Mövenpick içindeki AzzuR lokantasının olağan yemek mönüsüne... AzzuR'da öğle ve akşam yemeklerinde farklı mönüler hazırlanıyor. Hafta sonları brunch (uzun kahvaltı) mönüleri var. Şef Maximilian Thomae'nin de yemekleri farklı ve lezzetli ama daha başlangıçta uyarayım: AzzuR ucuz bir lokanta değil.
AzzuR'un başlangıçları 22-25 YTL. Başlangıç olarak mini kalamar ve avokadolu yengeç eti tavsiye edilir. Kaz ciğeri terini de lezzetli ama tabağı 45 YTL.
Tek tabağı karın doyuran tavuklu, karidesli, çıtır ördekli salatalar 25 YTL. Çorbalar 12-14 YTL. Pizza ve makarna çeşitleri 25 YTL. Tavada deniz levreği 48, diğer balık çeşitleri 30 YTL dolayında.
Mövenpick lokantalarının özelliği İsviçre usulü hazırlanmış et yemekleridir. Zürih usulü süt danası 32 YTL. Şişte süt danası ciğeri 28 YTL. Trüf mantarlı sığır kuyruğu 34 YTL. Sütte marine edilmiş dana antrikot ise 34 YTL.
AzzuR'un yemek salonu zevkli, servisi düzgün. Özetle AzzuR sıradan, her gün gidilecek bir lokanta değil. Bu tür lokantalara "Trendsetter" (kaba anlatımıyla "farklılık yaratan") lokantalar diyorlar.
Günümüzde üst gelir grubundakiler lokantada farklılık arıyor. Özellikle üst gelir grubundaki yabancı turistler, işadamları bir şehre gittiklerinde o şehrin mutfağı ve servisiyle farklı, kaliteli lokantalarını arıyorlar. Farkın da bir faturası oluyor. Yeme-içmeye meraklı olanlar da bu farkın faturasını (ödeyebiliyorsa) ödüyor.
Bir İsviçre lokantasında, uluslararası bir şefin elinden çıkmış farklı yemekleri tatmak isteyenlere AzzuR'u tavsiye ederim.

Cafe