Sporda militarizm
Milli Takım'ın 2-1'lik Norveç galibiyetinin ardından Milliyet'in spor sayfasında kullandığı 'Kramponlu Mehmetçikler' başlığı 'militarist' mesaj nedeniyle eleştirildiDERYA SAZAK
Türkiye'ye Bosna galibiyeti öncesi 2008 Avrupa Futbol Şampiyonasında final yolunu açan 2 -1'lik Norveç maçını spor medyası, Murat Belge'nin deyimiyle 'askeri zafere', futbolcuları da başarıyla kazanılmış bir 'savaş'tan dönen gazilere dönüştürdü.
Milliyet Spor, Oslo zaferini tam sayfa 'Kramponlu Mehmetçikler' başlığıyla verdi.
Futbol kültürünün giderek daha milliyetçi ve fanatik bir söyleme kaydığı, 'militarist' bir dil içerdiği gözlerden kaçmıyor. İletişim fakültelerinin yaptığı araştırmalar da bunu kanıtlıyor. Milliyet Spor bu dilden kendisini olabildiğince korumasına karşın Norveç maçında attığı başlıkla eleştirilerden payını aldı:
Yrd. Doç. Kerem Ün'ün değerlendirmesi şöyle: "Milli Takım'ımızın Norveç galibiyeti üzerine, spor sayfasına uygun gördüğünüz 'Kramponlu Mehmetçikler' başlığını aşırı milliyetçi, sakıncalı bir başlık olarak değerlendiriyorum.
Onlar Mehmetçik değil, hepsi profesyonel futbolcu. Evet, galibiyetlerine ben de herkes kadar sevindim. Ancak, Türkiye'de futbolun gelmesi gereken noktaya, yani sadece bir spor olduğu, kazanmanın da kaybetmenin de normal olduğu, sonunda ölüm olmadığı gerçeğine hizmet etmek istiyorsak, bu tür sakıncalı ifadelerden de kaçınmalıyız.
Ülkemiz son derece hassas bir dönemden geçerken, milliyetçilik duyguları kabarıp kimi kendini bilmezlerde çapulculuğa (Bursa'da yağmalanan marketi hatırlayalım) varan tepkiler gösterdiğini de unutmayalım. Milli Takım futbolcularına 'Mehmetçik' demek, bu 'Mehmetçiklerin' rakibinin de 'düşman' olduğunu insanlarda çağrıştırmaz mı? Norveç, bizim düşmanımız mı? Savaş mı ilan ettik? Norveç, PKK mı? Onları yenerek başarılı bir sınır ötesi harekât mı yapmış olduk?"
Radikal yazarı Murat Belge de, 'Oslo meydan muharebesi' başlıklı yazısında şöyle diyor:
Oslo Meydan Muharebesi
"12 Eylül'den beri medyamız generallerin arkasında saf tutarak bize hangi konuda ne duymamız, ne düşünmemiz gerektiğini söylemeye başladı. Bu rolü pek sevmiş, kendine pek yakıştırmış olmalı ki, bunca yıldır bunu yapıyor.Norveç'i 2 -1 yenmiş olmak, memleketin 'üslup belirleyicisi' medya tarafından bir 'askeri zafere' dönüştürüldü. Futbolcular, başarıyla kazanılmış bir 'savaş'tan dönen gaziler. Bunun en zarif örneğini de Milliyet'in Spor sayfası verdi: 'Kramponlu Mehmetçikler'!
Yani bir olayı ancak 'militarize' ederek algılayabilir ve ona karşı duygu oluşturabiliriz. Bunu kim yapıyor? Ortada 'Böyle yazılacak' diye komut veren bir general görünmüyor; halktan da ille böyle yazın' şeklinde bir talep gelmiyor. Ama medya kendisi bunu hemen bu kılığa sokuyor."
Spor medyasının dili
İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Doç. Güven Büyükbaykal'ın yazılı basını tarayarak yaptığı doktora çalışması futbol medyasının milliyetçilik, şiddet ve militarizm yüklü dili konusunda çarpıcı örnekler sunmaktadır:"Gidin vurun gelin. Türksün ezer geçersin. Aslanım İngilizleri evinde tokatlayacak. İnönü'de boğarız. (Fotomaç)
Sınır ötesi harekât. Savulun Türkler geliyor. Avrupa bombalanacak, Ya istiklal ya ölüm maçı. (Fotomaç)
Cem Şengül'den özeleştiri
Milliyet Spor Müdürü Cem Şengül eleştiriler üzerine şu açıklamayı yaptı:"Milliyet Spor Servisi'nin geçmişe dayanan örneklerinde, milliyetçi konjonktür odaklı, daha doğrusu insanları tahrik edici, spor olgusundan uzak bir yaklaşım sergilediğini göremezsiniz. Medyanın da en sağduyulu ve polemikten uzak, eleştirici kimliğinden çok eğiticilik göreviyle ön plana çıkmış, çoğu rakibiyle oluşan bu farktan dolayı okurları tarafından farklı kategorilere uygun görülmüş spor servisi Milliyet'te bulunmaktadır.
Norveç maçının başlığı, sayın okurumuzun da işaret ettiği gibi, sanırız amacından biraz uzaklaştı. Yoksa bizim savaş ile sporu aynı teraziye koyacak bir görüşte olmadığımız, yukarıda işaret ettiğimiz referanslarımızda bulunmaktadır. Spor servisi olarak bu başlığa ulaşmamızdaki ana neden; Mehmetçik kavramının, sadece savaşta yurdu korumak adına göğsünü siper etmiş kişilerle sınırlı kalmaması gerektiği, Türkiye'yi, uluslararası düzeylerde, ama her alanda, yani sanatta, bilimde ve tabii ki sporda temsil edenleri de içermesi gerektiğini düşünmemizdendir.
Ama görüyoruz ki, bu anlamdaki düşüncemiz farklı yorumlara neden olmuş. Zaten dikkat edilirse ana başlık dışındaki saptamalarımızda, yani özellikle alt başlığımızda 'Son günlerde gülmeyi unutan Türkiye'nin yüzünü güldüren' ibaresini kullanıyor ve Milli Takım'ın üst üste aldığı başarısız sonuçlara atıfta bulunuyoruz.
Sonuç olarak, yoğun maç trafiği içinde çoğu da, okurlarımız tarafından beğeni toplayan, bizim de özümsediğimiz başlıklar dışında tuttuğumuz bu başlıkla ilgili eleştirileri saygı ve olgunlukla karşılıyoruz. Ve şunu unutmuyor, unutturmamaya çalışıyoruz; Milliyet Spor Servisi, ülkenin büyük bir çoğunluğunun ilgisini çeken sporu, spor için görmeye hep devam etmiştir, devam da edecektir"
Ombudsman'ın görüşü
Norveç ve Bosna maçlarındaki galibiyet, 2008 Avrupa Futbol Şampiyonası finallerine katılma olanağı sağlamakla zaten sportif bir başarıyı içermektedir. Başlıkta yaratıcı olmak adına, aşırı milliyetçi ve askercil söyleme başvurulması gerekmiyor. Bu tür şartlanmaların sonucunu 2006 Dünya Kupası elemelerinde İstanbul'daki İsviçre maçında gördük.
Milliyet'in yayın çizgisinin ve geleneksel okur profilinin 'ajite' edilmeye ihtiyaç duymayacak ölçüde fanatizmden uzak olduğunu biliyoruz. Heyecan dozajı, Tanıl Bora'nın nitelemesiyle 'savaş efekti' yaratılmadan da sağlanabilir. Coşkuyu verecek onlarca 'sivil' başlık üretilebilirdi.
2008 yazında finaller Avusturya ve İsviçre'de yapılacak.
'Üçüncü Viyana kuşatması' başlığı atmayalım ne olur!
okur@milliyet.com.tr
dsazak@milliyet.com.tr
Tel: 0212 505 62 03
Faks: 0212 505 68 09
Doğan Medya Center, Bağcılar 34204 İstanbul
|
DİĞER YAZILAR |
OKUR TEMSİLCİSİ |

Cafe