|
 |
|
|
MÜZİK
Bir efsane daha döndü
Ersen ve Dadaşlar'ın "Ersen ve Dadaşlar 1973-2007" adıyla satışa çıkarılan mini albümü, yeniden düzenlenmiş beş eski şarkıdan ibaret
MURAT BEŞER
Eskiler bir bir sahneye dönüyor. Kah eski şarkılar yeniden düzenleniyor, kah yeni albümler için kollar sıvanıyor. Kimi yeni popçuların hallerine bakarak derin bir iç sıkıntısı geçirip sahneye dönmenin farz olduğunu düşünüyor, kimi "Vereceğim şeyler bitmedi" diyor.
Öyle ya da böyle, eskilerin dönüşü bir yandan yaratıcılık konusunda can çekişen müzik dünyamıza anlamlı bir renk veriyor, öte yandan da geçen on yıllarda kültürel açıdan ne kadar fakirleştiğimizi, müzikal açıdan bir zamanlar yaratılmış değerlerin üzerine pek de bir şeyler koyamamış olduğumuzu çıplak biçimde ortaya koyuyor. Dönüşünü müjdeleyen son isim, Anadolu rock müziğinin orijinal hüviyetlerinden Ersen ve Dadaşlar.
"Ersen ve Dadaşlar 1973-2007" adıyla gittigidiyor.com tarafından satışa çıkarılan mini albüm, yeniden düzenlenmiş beş eski şarkıdan ibaret. Gitarlarda Cevdet Canel ve Mehmet Mısır, klavyede Volkan Şanda, basta Zafer Şanlı, davulda Ercan Yazıcı'dan mütevelli bir orkestra ve Anadolu rock klasikleri "Kozan Dağı", "Dostlar Beni Hatırlasın", "Bir Ayrılık, Bir Yoksulluk, Bir Ölüm", "Aman Tertip Can Tertip" ve "Kalbimdeki Acı".
Dini bütün sosyal demokrat
Aralarında hep tatlı bir rekabet olsa da, Ersen için en büyük sevgi, saygı ve minnet kaynağıydı Cem Karaca. Aşık Veysel, Aşık Mahsuni Şerif, Muhlis Akarsu yorumlarken bile onu kendine örnek alıyordu.
Aranjmanla Anadolu rock arasında tansiyonun yükseldiği zamanlarda direksiyonunu hep onun durduğu yere doğru kırmaya gayret etmişti Ersen. Oysa, vatan sevgisinin yanlış anlaşılmaya müsait dozundaki bir-iki şarkısı nedeniyle, sağın sesi gibi gösterilmeye çalışıldığı da bir gerçekti. Çekilmeye çalışıldığı ahval onu tarif etmekten uzaktı.
O babadan, aileden ve ezelden beri bir sosyal demokrattı. Her seçimde oyunu attığı parti bile dönemin sola yakın geleneklerini temsil ediyordu.
Maneviyatı, inancı kuvvetli bir adamdı ama bu hiçbir zaman politikleşmez; insan sevgisi, dostluk ve vefa duygularıyla ortaya çıkar, şarkılarına da aynı şekilde yansırdı.
Ersen yanlış anlaşılmalardan ve olası suiistimallerden halen çekiniyor. Hassas konjonktürü göz önüne alarak, salt bu nedenle eski şarkıların yeni düzenlemelerinden oluşan beş şarkılık çalışmada, "Aman Tertip Can Tertip" şarkısına klip çekmeyi reddetti. İlk klip Ersen'in müzik kariyerinde en çok satan 45'liği "Kozan Dağı" oldu.
Tüm albümler imzalı
Marketlerde satılmayan ve sınırlı sayıda basılan "Ersen ve Dadaşlar 1973-2007", sadece gittigidiyor.com adresinden sipariş edilebiliyor. Siparişlerin tamamı imzalı.
Bir ön hazırlık belgesi olarak sunulan çalışmadaki beş şarkıda radikal değişiklikler yok. Eski şarkıların, gençlere duyurabilmek için modern sound ile çalınmış halleri bunlar. Riff ve temalara sadık kalınan parçalar, günümüzde Anadolu rock'ın nasıl tınlayacağının provaları. Bir de Ersen'in sesinin yıpranmamış, bozulmamış oluşunun belgesi. Usta yorumculuğuyla "Ülkemizin Tom Jones'u" sıfatını alan, güçlü sesiyle brutal vokal ve ön heavy metal örnekleri veren Ersen, şimdi 57 yaşında ihtiyar delikanlı.
500 tane basılıp eşe dosta dağıtılan 1993 tarihli "Ersen Ustadan Kuru Fasulye", onun son çalışmasıydı. Geçen 14 yıl içinde çok sayıda beste biriktirdi Ersen. Şimdi bunlardan oluşan albüm, hatta albümler var Ersen ve Dadaşlar'ın yol haritasında.
CD değil, tarihi belge
Bana kariyerinde rock ve blues tarihinin özetini geçmiş bir gitarcı söyleyin deseniz Eric Clapton derim. Kendisini acilen nasıl tanıyabiliriz diye sorarsanız, elinize iki CD'lik "Complete Clapton" albümünü tutuştururum.
İngiltere sokaklarında boy boy renk renk Clapton is God (Clapton Tanrıdır) yazıldığı, lakabının Slowhand olduğu Cream zamanlarının "I Feel Free", "Sunshine Of Your Love" gibi muhteşem parçaları, Blind Faith, Derek&The Dominos topluluklarında çaldığı tipik bir küçük burjuva çocuğu olduğu günler, "I Shot The Sheriff", "After Midnight", "Cocaine" ve "Wonderful Tonight" üzerinden günümüze uzanan renkli sinemaskop bir hatırat belgesi. Bir toplama ancak bu kadar doyurucu olabilir.
KadıköyCaz3 başlıyor
Öyle sponsorlar tahtında yüksek bütçelerle, medyatik tantanalarla, cafcaflı sloganlarla yapılan bir etkinlik değil. Sadece semtinin ve tarzının adını taşıyor, bir de ticari kaygı gütmüyor; KadıköyCaz. Nâzım Hikmet Kültür Merkezi'nde dostluk, sadakat, sevgi ve büyük özverilerle gerçekleştirilen festivalin üçüncüsü başlıyor. KadıköyCaz3, güzel konserler, mühim caz filmleri ve zihin açıcı paneller içinde 1 Aralık-9 Aralık tarihleri arasında gerçekleşecek.
Eğer kışlık bir palto alabilmişseniz, kültürevinin bahçesinde ince belli bardaktan demli bir çay içtikten sonra, sayısız güzel filmlerin yanı sıra Sibel Köse ve Passiflora'yı, Cengiz Baysal Dörtlüsü'nü, Evrim Özşuca ve Ali Perret Quartet'i, Şenol Küçükyıldırım Ways'i, Nükhet Ruacan'a anısına Emre Kayhan / Cem Nasuhoğlu Duo ve Neşet Ruacan / Dolunay Obruk konserlerini izleyiniz.
|
|
|

|