TURSUN AİLESİNİN İSYANI
Terörden kaçtık oğlumu polis vurdu
Polisin "dur" ihtarına uymadığı iddia edilen ve açılan ateşle başından vurulan Baran Tursun'un beyin ölümü gerçekleşti. Mehmet Tursun, "Diyarbakır'dan terör yüzünden taşındık. Polisin ateşiyle mağdur olduk" dedi
TURAÇ TOP İzmir DHA
Bornova'da polisin "dur" ihtarına uymadığı iddia edilen ve açılan ateşle başından vurulan Baran Tursun'un (20) beyin ölümü gerçekleşti. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Kliniği doktorları, Baran Tursun'un "en ileri derecede koma halinde" olduğunu açıklarken, babası Mehmet, annesi Berrin, ablası Şelale ve kardeşi Berfin Tursun'un hastane bahçesindeki umut bekleyişleri devam ediyor.
Anestezi yoğun bakım ünitesinde cihaza bağlı olarak yaşatılan Tursun'un babası Mehmet Tursun, "Kalbi durana kadar oğlumdan ümidimizi kesmeyeceğiz" dedi.
Polis hiçbir bilgi vermedi
Emniyet yetkililerinin kendilerine açıklayıcı hiçbir bilgi vermediğini söyleyen baba, şöyle konuştu: "Bu da gösteriyor ki, Emniyet hemen bir senaryo uydurmuş. Olayı örtbas etmek için bazı yollara başvurmuş. Bir kişinin ehliyetsiz araba kullanması o kişinin öldürülmesine neden olmamalı ve vuran polislerin suçunun hafifletilmesi anlamına gelmemelidir. Benim tek isteğim, Emniyet'in içindeki katil polisler ayıklansın, arkalarında durulmasın. Herhangi bir senaryo uydurulmadan en ağır cezayı çekmeli ki bizim de acımız hafiflesin."Bu işin peşini bırakmayacağını, gerekirse tüm servetini harcayacağını belirten acılı baba, 1992 yılında memleketi Diyarbakır'dan, çocuklarının başta terör olmak üzere herhangi bir olumsuzluğa karışmamaları için İzmir'e taşındığını, ancak devletin polisinin açacağı bir ateş sonucu mağdur olabileceklerini hiç düşünmediğini dile getirerek, "Bundan daha büyük vahşet olamaz" dedi. Mehmet Tursun, organ bağışında bulunmayı düşünmediklerini, yaşaması yönünde umutlarının devam ettiğini, kalbi durana kadar bekleyişlerine devam edeceklerini kaydetti.
Baba Tursun, inşaat işlerinde kullandıkları cipin bagajında olması gereken ihale dosyasının da direksiyon başında vurulan oğlunun elinde bulunmasına bir anlam veremediğini, olayın önce kaza gibi gösterilmeye çalışıldığını, bu yüzden aklına her olasılığın geldiğini dile getirdi.
Kız kardeşi polis olmak istiyordu
Abla Şelale Tursun da gözyaşları içinde, "Eğer suçlu gereken cezayı almazsa, suçluyu korumaya çalışırlarsa bu ülkeye karşı bütün güvenim sarsılır. Adalete inancım sarsılır, düşman olurum. Türkiye'nin balon bir devlet olmadığına inanıyorum" dedi. Tursun, kardeşi Berfin'in de polis olmayı çok istediğini, ancak bu olaydan sonra böyle bir şeyin asla mümkün olamayacağını söyledi.Arkadaşları: Uyarı olmadı
Baran Tursun'la aynı araçta bulunan arkadaşları Emre Ökçelik ile Atilla Doğan serbest bırakıldıktan sonra hastaneye gelip baba Mehmet Tursun'a destek verdi. Ökçelik, karanlık nedeniyle ekip otosu olduğunu göremedikleri bir aracın arkadan sadece bir kez selektör yaptığını, siren veya megafonla herhangi bir uyarıda bulunmadığını, daha sonra da tek el ateş edildiğini ileri sürdü. Doğan da, "Barikat kurulsaydı biz dururduk zaten. Uyarı olmadı, megafonla seslenen kimse de olmadı" dedi.
Silah kullanma yetkisi
ANKARA Milliyet
Polisin hangi hallerde silah kullanabileceği Polis Vazife ve Salahiyetleri Kanunu'nda düzenleniyor. Bu kanunun aralarında, silah kullanma yetkisine ilişkin 16. maddesinin de bulunduğu çok sayıda maddesi, polisin suçla mücadelede mevzuatın yetersiz kaldığı eleştirileri doğrultusunda 14 Haziran'da değiştirildi.Yeni düzenlemeye göre, polis görevini yaparken direnişle karşılaşması halinde zor kullanabiliyor. Zor kullanmadan önce ihtarda bulunması gereken polis, direnişin derecesine göre, ihtarda bulunmadan da zor kullanma yoluna gidebiliyor.
16. maddede, polisin, bedeni ve maddi güçle direnişin engellenememesi, meşru savunma, hakkında yakalama emri verilmiş kişilerin yakalanması hallerinde silah kullanabileceği ifade ediliyor. Aynı maddede polisin silah kullanmadan önce kişiye duyabileceği şekilde "dur" çağrısında bulunması, kişinin bu çağrıya uymaması halinde uyarı amacıyla ateş edebileceği vurgulanıyor.
Kişinin, buna rağmen kaçması halinde ise "yakalanmasını sağlayacak ölçüde" ateş edebileceği kaydediliyor.
Polisin karıştığı olaylar!
2007 yılında polisin karıştığı bazı olaylar şöyle:
Cafe