Kimi kandırıyorsunuz?
Bildiğimiz üzere 2010 Dünya Kupası Avrupa elemeleri kuraları önceki gün Güney Afrika'da çekildi. 2. torbadan kuraya katılan Türkiye 5. grupta yer aldı ve grup, torba sıralamasına göre İspanya, Türkiye, Belçika, Bosna-Hersek, Ermenistan, Estonya'dan oluştu...Bütün futbol programlarında Türkiye'nin grubu değerlendirildi... Avrupa Şampiyonası'na katılıyor olmanın sarhoşluğundan hâlâ kurtulamayan bazı yorumcular, hâlâ yaşananlardan ders almamışlar... "Türkiye-İspanya çekişir, lider gideriz" diyorlar... Daha bir hafta önce karşılaştığımız ve zar zor yendiğimiz, öbür maçta da yenildiğimiz Bosna-Hersek'i hesaba bile katmıyorlar... Yaşadıklarımızdan, en azından "tavşan ve kaplumbağa masalı"ndan ders almadan yürüyelim bakalım neler olacak, Allah sonumuzu hayır etsin...
Milli takımın başarılarının aşırı milliyetçi duygularla ve "Zafer!" şeklinde sunulmasına alıştık...Hatta, sanki savaştaymışız gibi her maç öncesi futbolculara "Haydi aslanlar, şehitler için" denmesine de... Onların sırtına intikam yükü yükleyip "Vatan millet Sakarya" edebiyatına da... Oysa bunların bir futbol maçıyla ne alakası olabilir?
Ancak birileri var ki, hala birilerini kışkırtmak için, grubu İspanya, Türkiye, Belçika, Bosna-Hersek, Estonya, Ermenistan şeklinde verdiler... Ermenistan'la Türkiye arasında problemler var ya, birileri Ermenilere sinir oluyor ya, o sebeple torbalar bile değişti... Ermenistan en alta yazıldı...
TV8'deki Ve Gool'de oldu bu. Sonra da dostluk mesajları:
Levent Tüzemen: Biz tarih boyunca Ermenistan'la maç yapmamışız. Bunun devletlerarası skandalı olur.
Göktuğ Sevinçli: Şimdi ilişkiler iyi gidiyor Allah'a şükür.
LT: Bunun diplomatik önlemlerini iyi almak gerekir.
GS: Asya'da da Kuzey Kore ile Güney Kore eşleşti. "FIFA ülkeler arası problemleri mi çözüyor" diye düşündüm. Spor dostluk, barış, kardeşliktir. İnşallah devam eder. Son dönemlerde ilişkiler gelişmeye çalışıyor. İnşallah bu da vesile olur. Ben buna sevindim açıkçası. Çok da güzel bir şey olur.
LT: Fair-play adına güzel bir şey olur.
GS: Türkiye'nin komşularıyla arasının iyi olması hepimizin menfaatinedir. O yüzden biz işin hep güzel tarafına bakalım.
Selim Soydan: İyi şeyler düşünelim, iyi şeyler olsun...
Rakibi kaşla göz arasında aşağıla, sonra da dostluk mesajı ver... Kim inanır buna?
NTV yoksa, hoca ne yapsın?
NTV'de % 100 Futbol'da Rıdvan Dilmen, Galatasaray'da antrenör değişse de oyun felsefesinin değişmediğini anlatıyor. Durumu daha iyi anlatmak için de Barcelona'dan örnek veriyor. Cruyff'tan, Rijkaard'dan bahsediyor hoca... Güntekin Onay, giriyor araya...Güntekin Onay: Futbol filozofu Michels'in talebesidir Cruyff. Cruyff'un talebesidir Rijkaard. Hep kuşaktan kuşağa Hollanda felsefesi...
Rıdvan Dilmen: Valla 74'te NTV yoktu. İzleyemiyordum Barcelona'yı. O yüzden ben Cruyff'u biliyorum.
GO: Bunu futbolla ilgilenen herkes bilir hocam.74'ten beri...
RD: Benim futbolla ilgim olmadığı için bilmiyorum. Ben Cruyff döneminden itibaren hatırlıyorum Barcelona'yı. 74'te 12 yaşındaydım.
GO: Onun felsefesinin devamı anlamında dedim.
RD: Ben gördüğümü söylerim...
Neyse Onay'ın aklına susmak geldi de, hoca Galatasaray'a dönebildi...
Şamata!
Futbolmania, 3 ahbabın bir kahvede ya da içki masasında yaptığı sohbetten öteye gitmeyince, programda en çok duyduğumuz sesler: Ha ha ha, sonra da hih ho hih ho hih ho oluyor.Avni Aker'den bildiren Kadir Çetinçalı'ya stüdyodan soru geliyor:
Ömer Çavuşoğlu: Kadirciğim bugün dikkat ettim, Servet önemli bir gol kaçırdı. Niye kaçırdı bu golü? Kendi kalesine atıyordu da... (Ha ha ha)
Kadir Çetinçalı: Her defans oyuncusunun başına gelebilir...
Aziz Üstel: Sen de oynarken yapardın bunları. Karabükspor'da oynadığın yılları unutmadık. (Hih ho hih ho hih)
KÇ: Biz uçağa yetişeceğiz. Sizin şamatanıza daha fazla katılamayacağım. Hoşçakalın!
Bu sebeple muhtemeldir ki, programın tanıtımında da "Pazar akşamının en güzel futbol sohbeti..." denilmiş, demek ki "futbol programı" demeye gönül elvermemiş...
Anlamışlar!
Beşiktaş sevdasını terk etmeyen taraftarlara bir sözüm var. Ulusal maç sonrasında yazdım, yanlış anlayan oldu. Bir daha yazıyorum. Daha geçen maç protesto ederek istemediğiniz Rüştü Reçber tek Beşiktaşlı olarak ve üstelik kaptan olarak Ulusal Takım'da oynadı. Beşiktaş'tan şampiyonluk istiyorsanız, bu, Reçber'in elleri sayesinde olacak. Anladınız mı!
(Kazım Kanat - Sabah)
Anlamamışlar!
Bir sözüm de yönetime; "Nihat Kahveci'yi satan şampiyonluğu satar" demiştim. Aradan geçen yıllarda 30 milyon dolardan fazla para harcandı ama Kahveci'nin yeri dolmadı. Anladınız mı!
(Kazım Kanat - Sabah)
Belirtiniz lütfen!
Kendi ligine de ağırlık koymaya başlarken, kalesinde Mehmet Yılmaz imzalı gördüğü her 2 gol için ise Zico'nun savunmasını bir daha gözden geçirmesi gerektiğini belirtmek isterim.
(Ziya Şengül - Star)
Sen öyle yap!
Bülent Ülgen: Sayın Tamburacı, Kulüp Başkanı olsanız Beckham'ı mı alırsınız, Hakan Şükür'ü mü?
Osman Tamburacı: İkisini de almam.
BÜ: Bir tanesini almak zorundasınız.
OT: Almam efendim! Eksik oynarım, 10 kişi çıkarım.
(Verkaç - Fox TV)
Sapmamış Abi!
Kalli; yolundan sapma.
(Turgay Şeren - Akşam)
Biz de biz de!
Serdar Bali: Fatih Terim de çok düzeltti kendini.
Ahmet Çakar: Bu düzelmiş haliyse, düzelmemiş hali nasıldı merak ediyorum.
(6 Pas - Show TV)
Ellerinden öpüyormuş!
Arda topu aldı, baktı, döndü, orta yaptı, adam geçti. Topu tuttu, hız verdi, dinlendirdi. Her şey var keretada ya. İnşallah daha iyi oynar ya! Vallahi çok seviyorum o adamı ya!
(Selim Soydan - Ve Gool, TV8)
Senin gibi mi?
Bazı şeyleri çok kolay söylüyorsunuz,
Kazım Abi! (Sinan Engin - Santra, ATV)
yakantop@gmail.com

Cafe