|
 |
|
|
En iyi arkadaş eş mi?
Çiftlerin iyi arkadaş olmaları sağlıklı bir durum ama madalyonun diğer yüzünde tehlike çanları çalıyor
londra
Yeni bilgi şu: Evli çiftler dünyada ilk kez İngiltere ve ABD'de azınlıktalar. Bir başka ifadeyle, evlenmeden birlikte oturan çiftler, evli olanlardan sayıca oldukça fazla. ABD'de birlikte oturan çiftlerin yüzde 49'u, İngiltere'de ise yüzde 45'i evli.
Romantik bir eşin evliliğin tüm ihtiyaçlarını karşılayacağı inancı aslında çok yeni. Tarih boyunca evlilik, çiftlerin uzun süreli ilişki sürdürdüğü bir kurumdu. Aile, komşuluk, arkadaşlık da duygusal ve pratik destek sağlayan diğer kurumlardı. Günümüzde ise çiftler partnerlerinden her zamankinden daha fazla yakınlık ve destek bekliyor. Yani aileden, arkadaşlıktan beklenen yakınlık ve destek gün geçtikçe azalıyor.
Bu durumun evlilik kurumu üzerinde büyük baskı yarattığı düşünülüyor. Çiftler arasındaki bağ sağlam olduğu sürece evlilik çok iyi işleyen bir kurum. Eşimizden, ihtiyaçlarımızı daha fazla karşılamasını beklediğimiz zaman ilişki üzerinde fazla yüklenme oluyor ve doğal olarak gerilim meydana geliyor.
Boşanmanın hemen ardındaki süre, özellikle erkekler için, etkilenmeye en açık olunan zaman. Erkeklerin evlilik dışı ilişkilerine, evlilikleri kadar özen göstermemeleri bunun nedeni.
Tam 20 yıldır, mutlu olduklarını söyleyen 30 bin kişinin yaşamını inceleyen Michigan Üniversitesi psikoloji profesörlerinden Richard Lucas, araştırmalarının sonucunda, mutluluğun evliliğin ilk yıllarında arttığını, birkaç yıl sonra "normal" durumuna döndüğünü belirtiyor.
Sosyal ilişkiler azalıyor
Lucas evlenen ve evli kalanların genelde hiç evlenmeyenlere göre "biraz daha fazla", evlenip boşananlara göre ise "oldukça fazla" mutlu olduklarını saptamış. Ama bu kişilerin mutluluk düzeyi zaten diğer gruplara oranla evlenmeden önce de daha fazla. Mutluluklarının artması için evliliğe ihtiyaçları olmadığı da söylenebilir. Kısacası bu şanslı grup balayı günlerinden sonra mutsuzlaşmıyor. En çok hayal kırıklığına uğrayanlar, mutluluğu ille de evlilikte bulacağını zannedenler oluyor.
ABD'de yapılan bazı bilimsel araştırmalar, son yıllarda eşlerinin en iyi arkadaşları olduğunu söyleyen çiftlerin oranının yüzde 30'dan yüzde 38'e çıktığını gösteriyor. Çiftlerin iyi arkadaş olmaları sağlıklı bir durum ama madalyonun diğer yüzünde tehlike çanları çalıyor. Sosyolog Naomi Gerstel ve Natalia Sarkisian, 1992-2004 yılları arasında yapılan nüfus sayımı istatistiklerini kullanarak, günümüz evli çiftlerinin bekarlara nazaran anne, baba ve kardeşlerini daha az sıklıkta ziyaret ettiklerini, telefonla aradıklarını, yardım ve destekte bulunduklarını saptadı. Çocukları küçükken kendileri gibi küçük çocukları olan ailelerle görüşmeleri dışında, evli çiftler arkadaş ve komşularıyla -eskiden çok yakın olsalar bile- artık daha az beraber oluyorlar.
Çiftlerin en iyi arkadaş olma olasılıklarının yükselişine rağmen son 20 yıl içinde Amerikalıların güncel olayları tartıştıkları, arkadaşlık ettikleri komşular, iş arkadaşları, kulüp, kilise mensupları, genişlemiş aile fertleriyle sosyal ilişkilerinde önemli ölçüdü azalma görülüyor.
1988-2004 arasında dört ya da beş çok yakın arkadaşı olduğunu söyleyen grubun yakın arkadaş sayısı yarıya düşmüş. ABD nüfusunun yalnızca yüzde 15'inin çok ama çok az yakın arkadaşı var günümüzde. Nüfusun yarısı ise önemli kişisel ya da toplumsal olayları ya sadece bir kişiyle konuştuklarını ya da hiç kimseyle konuşmadıklarını söylüyor.
Duygusal baskılar kaldırılmalı
Modern ekonomik ve politik gelişmeler aile, komşu ve yerel kurumlara olan geleneksel bağımlılıkları zayıflattıkça, insanlar duygusal bağımlılıklarını evlilik ve sevgiye yönlendirdiler. Toplum aynı cins insanların birbirlerine karşı güçlü bağlarını kuşkuyla karşılamaya başladı. Psikologlar aile, komşu ve arkadaşların çekirdek aile üzerindeki olumsuz etkileri için kişileri uyarıyor.
II. Dünya Savaşı sonrasının "altın çağ"ında eşler, birbirlerinden, ihtiyaçlarının daha fazla karşılanmasını bekler oldular. Ama bu tür evlilik modelinin sakıncalı yanları kısa bir süre sonra su üstüne çıkmaya başladı. Ev kadınları evlerinde doyuma erişemediklerini keşfettiler. Birçok erkek de çekirdek ailenin dar sınırları içinde eski sosyal bağlarının getirdiği ilginç yaşam biçimini özlemeye başladı.
Aslında uzmanlar evlilik içindeki yakınlık ve arkadaşlık beklentilerinin azalması gerektiğini söylemiyor, bunun yerine diğer ilişkilerden beklentileri yukarı çekmeyi öneriyor. Onlara göre kişilerle evlilik dışı gelişen duygusal bağlantılar ve sorumluluklar evliliği zenginleştirir, kısıtlamaz. Toplum sosyal bağlara saygı duymalı ve desteklemeli, en önemlisi de evlilik üzerinden duygusal baskılar kaldırılmalı. Araştırma sonuçlarına göre en mutlu çiftler geniş bir sosyal çevreleri olan ve onlarla iyi bir iletişim kuran çiftler.
Bu araştırmalara bakarak kendinize yol seçmeye kararlıysanız, size bol şanslar.
|
|
|

|