|
 |
|
|
İki hırsızlık olayı
yural@milliyet.com.tr
Bu hafta size iki hırsızlık öyküsü anlatacaÇım. Biri, televizyonda pek çoÇunuzun izlediÇini sanıyorum, bir tabut örtüsü hırsızlıÇı; öteki de arkadaşlarım avukat Ali ve Fatoş'un başına gelen bir dolandırıcılık.
* * *
GeçtiÇimiz hafta Adana'da bir cenaze levazımatçısı, "Talay Cenaze ve Defin Hizmetleri" adlı bir işyeri soyuldu. Sabahleyin dükkânını açmaya gelen İbrahim Talay, dükkânının kapısını açık görünce hemen içeri girer, bir bakar ki yazar kasası ve televizyonu çalınmış. Çevresine iyice bir göz atınca şaşkınlıÇı bir kat daha artar. Çünkü hırsızlar bütün tabut örtülerini ve battaniyelerini de çalmışlardır. Televizyonda kendisine, "Sizce tabut örtülerini neden çalmış olabilirler?" sorusunu yönelten muhabire İbrahim Talay şöyle yanıt verdi: "Ben hayatımda ilk kez böyle bir şeyle karşılaşıyorum. Yazar kasayı, televizyonu çalmalarını anlıyorum da, kefen bezlerini neden çaldıklarına bir türlü aklım ermedi."
* * *
İbrahim Talay'ı izlerken, sanırım ben sorunun yanıtını birazcık da olsa buldum. Dükkânı görüntüleyen kameramanın da ilgisini çekmiş olacak ki, vitrinin üzerine yazılmış bir yazıyı görüntüye getirdi. Camda aynen şunlar yazıyordu: "Her türlü cenaze ve levazımat işleriniz yapılır. İmam dahil 12 taksit. Yorumu size bırakıyorum.
Zaman zaman arkadaşım Ali'yle Fatoş'un CaÇaloÇlu'ndaki bürolarına giderim. Hatta öÇle saati olursa yemek yedirmeden göndermezler. Her zaman olduÇu gibi, o günlerden birinde yandaki tanıdıkları restoranlardan birine yine yemek ısmarlıyorlar. Garson, büyük bir tepsi içinde yemekleri getiriyor, bir saat sonra da gelip boşlarla birlikte parayı da alıp gidiyor. Her zaman aynı garsonlar gelmiyor. Tanıdıkları garsonlarla kimi zaman sohbet edip takılıyor, "Garsonlar hep temiz pak olmalıdır, bak önlüÇün kirli," gibi eleştirdikleri de oluyor. Ama ne var ki, o gün boş tepsiyi getiren garson deÇil başka bir garson almaya geliyor. Öylesine temiz ki önlüÇü, Ali dayanamayıp, "Yahu sen yeni mi girdin işe, ne temiz gömlek bu," diye takılıyor ona. Çocuk da, "Evet," diyor. Tepsiyi, boş tabakları ve parayı alıp gidiyor. 20 dakika sonra başka bir garson geliyor ve, "Boşları almaya geldiÇini," söylüyor. Onlar da, "OÇlum, demin sizden bir garson aldı gitti," diyor. Çocuk büyük bir hışımla, "Bıktık artık bu adamlardan ya. Abi, parayı da verdiniz mi yoksa?" diye soruyor. Onlar da, "Evet," diyorlar. AşaÇı inip apartman girişine bakınca tepsiyi orada buluyorlar. MeÇerse hırsızlar, yemek götüren garsonları izliyor, yarım saat sonra da, apartman boşluklarında giydikleri önlüklerle işyerlerinin kapısını çalıp parayla birlikte tepsileri alıp gidiyorlarmış.
* * *
Demek ki hırsıza kilit olmuyor. Minareyi çalan kılıfı bir biçimde buluyor.
|
|
|

|