
Meral TAMER
Cem Yılmaz, vatandaşı sinirlendiriyor
Ankara yolunda genç meslektaşım Zafer Özcan'a rastladım. Birbirimize aktaracağımız bazı konular vardı. Cep telefonunu verdi, belki akşam ararım diye ev telefonunu da istedim; "Yok" dedi.
- Eskiden vardı, hayrola?
- Ev telefonum 3 haftadır arızalı. Cep telefonuyla idare ediyoruz.
Tahmin edebileceğiniz gibi Türk Telekom'daki grev nedeniyle arıza giderilmiyor ve sabit telefonları da cep'ten aramak zorunda kalan Özcan ailesi katmerli kazık yiyor.
Zafer dertli:
"Telekom özelleşti güya, ama sadece devlet tekeli, özel tekele dönüşmüş oldu! Ev telefonu hizmeti veren başka bir operatör olmadığı için, telefonumu iptal edip başka bir şirkete geçme şansım da yok. Yeni telefon da alamıyorum... En komiği de, bütün bunlar olurken Türk Telekom ha bire reklam yapıyor. Teknolojiyi ayağımıza getirdiğini söylüyor, birçok hizmeti aynı anda verecek medya paketi hazırlıyor; ama bana en sıradan telefon hizmetini veremiyor! Trajikomik bir durum..."
16 Ekim'den beri...
Biliyorsunuz Türk Telekom ve Haber-İş arasında yürütülen toplu iş görüşmelerinin anlaşmazlıkla sonuçlanması üzerine, sendikaya üye 25 bin 680 işçi 16 Ekim'de greve çıkmıştı. Grev hâlâ sürüyor. Greve çıkan personelin daha çok arıza birimlerinde görev yapıyor olması, telefon arızalarının giderilmesini engelliyor.
Beterin de beteri var derler ya...
Ahmet Bey'in durumu, Zafer Özcan'ınkinden daha da vahim. Zira yeni işyerinin açılmasına 10 gün kala, tam telefonları bağlatıp, kartvizit bastırmaya hazırlanıyordu ki, Türk Telekom grevi başladı. Yetmiyormuş gibi evdeki telefonu da arızalanmaz mı?
Ahmet Bey katmerli Telekom mağduru. Öfkesini, yıllardır keyifle izlediği Cem Yılmaz'dan alıyor. Eskiden TV kanallarını zaplarken Cem Yılmaz karşısına çıktığında kesinlikle kanal değiştirmezmiş; şimdiyse tam tersine Yılmaz'ı Türk Telekom'un reklamını yaparken seyretmeye tahammül edemiyor, derhal başka kanala geçiyor.
Babalar gibi çözsünler!
Greve çıkmak işçinin en doğal hakkı. Dolayısıyla Türk Telekom çalışanlarının arkasındayız. Buna karşılık aboneleri memnun etmek, ihtiyaçlarına anında yanıt vermek ise Türk Telekom'un görevi. Mağdur abonelere göre "Alternatif sabit telefon verecek kurum olmadığı için, Türk Telekom yönetiminin müşteri kaybetme gibi bir derdi yok. Hükümet ise aracı olup çözüm üretmiyor."
Ahmet Bey, "Özelleştirirken 'Babalar gibi satarız' diyenler, şimdi bu sorunu 'Babalar gibi çözsünler'! Ya da bana sabit hat bağlatacağım alternatif bir kurum göstersinler. Bu özelleştirmeyi, rekabet kanunlarına aykırı olduğunu bile bile yaptılar," diyor.
Ahmet Bey'e göre "Sabit telefonlarda alternatif kuruluş olmadığı için, bu grevin de bir anlamı yok; zaten Türk Telekom yönetiminin kılını kıpırdatmamasından da belli."
Evet aradan 1.5 aya yakın süre geçti. Binlerce arızalı, tahsisi yapılmayan ya da bağlanmayan telefonlar yığılmış durumda. Mağdur ve çaresiz abonelerin sayısı da hızla artıyor.
Mağdurların şu sıralar özel bir merakı var:
"Rekabet Kurulu neden uyuyor?"
mtamer@milliyet.com.tr

Cafe