30 Kasım 2007 / Cuma - 10:10



İzmir'de, polisten kaçarken vurulan Baran öldü

      Taylan YILDIRIM/İZMİR, (DHA)

       İZMİR'de, ‘dur’ ihtarına uymayıp kaçarken açılan uyarı ateşi sonrası başından vurulduktan sonra hastaneye kaldırılan üniversite öğrencisi 20 yaşındaki Baran Tursun, 5 gün süren yaşam mücadelesini kaybetti. Umutla kurtulmasını beklediği oğlunun ölüm haberinin ardından yaşadıklarına isyan eden baba Mehmet Tursun, savcılığın hazırladığı hazırlık dosyasını göstererek, “İzmir Emniyet Müdürlüğü'nü, devletin arşivleri yalanlıyor. Bizlerle vatandaşlarla dalga geçiyorlar. Kendilerini de gülünç duruma düşürüyorlar. Bu belgelerin bizim elimize geçeceğini hesap etmeden yalan söylediler. Bir an önce istifa etsinler ya da görevden alınsınlar'' dedi. Bu arada Baran Tursun'un nişanlamak için hazırlık yaptığı kız arkadaşı Sinem Yılmaz da hastane bahçesinde sinir kirizi geçirdi.
      25 Kasım pazar günü saat 03.30'da meydana gelen olayda iddiaya göre, devriye gezen polis ekipleri, Smyrna Meydanı'ndan geçerken şüphelendikleri 35 AL 9207 plakalı cipin sürücüsüne ‘dur’ ihtarında bulundu. Polisin ihtarına uymayan, içinde 3 kişinin bulunduğu cip, Bornova yönüne doğru kaçmaya başladı. Manas Bulvarı Tekel Depoları önüne geldiğinde peşindeki polis ekibinden cipe, uyarı ateşi açıldı. Tursun Hazır Giyim ve Tursun İnşaat firmalarının sahibi Mehmet Tursun'nun, Açık Öğretim Fakültesi birinci sınıf Öğrencisi oğlu Baran Tursun, başından vuruldu. Kontrolden çıkan cip önce yol ortasındaki ağaca, ardından da elektrik direğine çarparak, durdu.
      Ağır yaralanan sürücü Baran Tursun, ambulansla Ege Üniversitesi Hastanesi'ne kaldırıldı. Tedaviye alınan Tursun'un sürücü belgesine, alkollü araç kullanmaktan 2 yıl süreyle el konulduğu anlaşıldı.
      Olayla ilgili başlatılan soruşturmada ateş açan ekipteki polis memurları V.A. ile aracın tekerleklerine ateş ettiği ileri sürülen meslektaşı O.A. gözaltına alındı. Polis memuru O.A. tutuklanırken, meslektaşı V.A. ile cipte bulunan Tursun'un arkadaşları, 20 yaşındaki Atilla Doğan ve 20 yaşındaki Emre Ökçelik savcılıkça serbest bırakıldı.
     
     YAŞAM MÜCADELESİNİ KAYBETTİ

      Anestezi Yoğun Bakım ünitesinde yaşam mücadelesi veren Baran Tursun, bugün sabah saatlerinde hayatını kaybetti. Tursun'un ailesi, ölüm haberiyle gözyaşlarına boğuldu.
      Baba Mehmet Tursun, anne Berrin Tursun, kız kardeşi Şelale Tursun yakınları tarafından sakinleştirilmeye çalışıldı. Tursun'un nişanlanmaya hazırlandığı belirtilen kız arkadaşı Sinem Yılmaz da ölen gencin kendisine yazdığı mektuplarla geldiği hastane bahçesinde sinir krizi geçirdi. Genç kız, güçlükle teselli edildi.
     
     ‘GÜLÜNÇ DURUMDALAR’

      Oğlunun ölüm haberinin ardından yaşadıklarına isyan eden baba Mehmet Tursun, İzmir Emniyet Müdürlüğü'nün gülünç duruma düştüğünü öne sürdü. Olaydan sonra emniyetin yaptığı açıklamalarla, devletin resmi belgelerinin çeliştiğini ileri süren Mehmet Tursun, şunları söyledi:
      “Olay saat 03.13'de başlıyor ve 03.19'da sona eriyor. Bu olayın sadece 2 dakika 20 saniyelik bölümünde takip var. İddia edildiği gibi 7 dakika değil. Arabadan şüphelenip takip ediyorlar ve 2 dakika 20 saniye sonra da infaz oluyor. Devlet katillerine sahip çıkıyor. Dünyanın bütün ordularıyla onu korumaya çalışsalar da yasalar çerçevesinde ceza alması için çabalayacağız. Devletin arşivi 2 dakika 20 saniye demesine rağmen, onlar çıkıp 7 ekip otosunun 7 kilometre takip ettiğini söylüyorlar. Ayrıca üç genci yakalamak için 7 kilometre takip yapan ve sonunda da silah kullanan polis, katilleri nasıl yakalayacak merak ediyorum. Bu belgelerin (telsiz konuşma kayıtları) elimize geçeceğini hiç düşünmeden konuştular. Devletin arşivleri bile onları yalanlıyor. Kendilerini gülünç duruma düşürüyorlar. Onurları varsa belgelere dayanarak konuşurlar. Ben acıma rağmen konuşmalarımı belgelere göre yaparken, onlar neden bunu yapmıyorlar?''
     
     ‘EMNİYET MÜDÜRÜ GÖREVDEN ALINMALI’

      Yaşananlardan sonra Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın'ın bir an önce görevden alınması gerektiğini söyleyen Mehmet Tursun, “Kendilerini gülünç duruma düşüren yalanlarından sonra Emniyet Müdürlüğü ve Valilik halkın önüne çıkmalı ve vatandaşları yanıltmaya çalıştıkları için özür dilemeli. Bu olay Tanzanya'da Papua Yeni Gine'de bile yaşanmıyor. Ama Türkiye'de yaşanıyor. Bunu yapanlar cezasız kalmamalı. Bir devlet yetkilisi de çıkıp Emniyet Müdürlüğü'ne bu çelişkiler ne diye sormuyor. Ama biz sonuna kadar onları takip edeceğiz'' dedi.
      Mehmet Tursun ayrıca İzmir Emniyet Müdürlüğü'nden 2005 yılında Çankaya Hizmet binasının yenilenmesi için iki kez aldıkları ihalenin de geçmişte iptal edildiğini, bunun için mahkemelik olduklarını anlattı. Mehmet Tursun bu nedenle az bir ihtimal de olsa oğluna kasıtlı olarak böyle bir şeyin yapılmış olabileceğini de düşündüğünü söyledi.
     
     POLİS KAYITLARI BASINA DAĞITILDI

      Mehmet Tursun'un soruşturma dosyasından alınan tutanaklardan da olayın 03.13'te başladığı ve 03.19'da sona erdiği ortaya çıktı. Telsiz görüşmelerinde yola barikat kurulmasından ve olayda silah kullanıldığından da söz edilmediği belirlendi. Tutuklanan polis memuru O.A.'nın da ifadesinde, “Olay sırasında tabancasını eline aldığını bu sırada kayıp düştüğünü ve tabancanın o anda ateş aldığını ileri sürdüğü'' anlaşıldı.
     
     CENAZE YARIN

      Hastanedeki işlemlerin ardından Baran Tursun'un cenazesi, otopsi için İzmir Adli Tıp Kurumu Morgu'na kaldırıldı. Baran Tursun yarın toprağa verilecek.
     
     
Yorumlar (37)

1 yılda polis neler yaptıı...

YAŞAMA HAKKI, İNSAN HAKLARI YASASINDA MEVCUTTUR, TÜRKİYEDE İDAM CEZALARI BİLE UYGULANMIYOR ARTIK. YARGISIZ İNFAZ OLAMAZ. SUÇLU YADA MASUM NE OLURSA OLSUN ...

[15:55 - ARDA ERUS]   yazarın tüm yorumları


Adalet istiyorum..

BAŞ SORUMLU HÜKÜMETİN HAZİRANDA POLİSE ÇIKARDIĞI YASALARDIR. POLİSE VERİLEN YETKİLERLE SOKAKAKTA, KARAKOLDA, NEZARETTE, İNSANLARIN EVİNDE, ARABASINDA ...

[15:51 - ARDA ERUS]   yazarın tüm yorumları






© Copyright 2007 Milliyet.