Önce Kurtar sonra Zico
Fenerbahçe'nin ilk yarıda Kadıköy'de bile giremediği kadar çok pozisyona girmesini nasıl açıklayabilirizFenerbahçe'nin ilk yarıda Kadıköy'de bile giremediği kadar çok pozisyona girmesini nasıl açıklayabiliriz. Takıma giren oyuncuların kendilerini ispatlamak için ekstra bir oyun oynayışı tabii ki artı. Özellikle arkasına oynayan Roberto Carlos'tan bile daha fazla kasılarak kendisini önemseyerek oynayan ve bunun sıkıntısını yaşayan Vederson'un yerine forma giyen Uğur'un hakkını vermek gerekiyor. Hücumda genelde içeri girip markajcısını da içeri çeken Carlos'un açtığı alanı ilk yarıda çok iyi ve hızlı doldurdu Uğur. Zaman zaman pas vermekte gecikse ve pas tercihlerini yanlış yapsa da yüksek bir puanı hak ediyor. Ali Bilgin'in 20'den sonra tıpkı Alex gibi bir gölge santrforluğa soyunuşu da takdire şayandı. Zaten golü de böyle buldu.
Semih'in standart oyunu, Deivid'in Inter maçından sonra toparlanışı vs. Fenerbahçe'nin tonla pozisyon buluşunda hepsi etken tabii. Misal Selçuk sanki amaç topu kaleye yetiştirmekmiş gibi vurmasa sadece o hat-trick yapabilirdi.
Ama bu oyunun bu hale gelişinin temelinde, bırakın rakibi savunmada baskı altında tutmayı, orta sahada bile karşılamayıp ceza sahası önünde bekleyen, sürekli de baskın yiyen Denizli'nin savunma anlayışı var. Birbirlerinden çok kopuk oynadılar. Maçı 70 metrede oynadılar ve sadece topun olduğu bölgeden sorumlu oyuncular hareketliydi.
2. yarıda her şey değişti. Bir Güvenç Kurtar takımına karşı galipken geri çekildi Zico. Kontratağa yattı konuk ekip. Bu tip durumlarda tek planı topyekün saldırmak olan Denizli'nin tüm hatlarını koparacak dar alan oyunu yerine, rakibe yarayacak tek plan olan oyunu kendi kalesi civarında kabul etmeye döndüler. Bir de üzerine Selçuk'un Yusuf'a yarım saha adam adaması gelince komik bir durum oluştu. Oyuna denge ve Denizli'ye pozisyonlar geldi doğal olarak. Tabii gol de geldi. Ofsayt kararıyla iptal olan bir sayı. Ofsayt mıydı diye sorarsanız, hiç emin değilim, derim...
mdemirkol@milliyet.com.tr

Cafe