
Şu Çılgın Türkler'e Atilla Koç darbesi!
Ali Eyüboğlu
"Şu Çılgın Türkler" kitabının yazarı Turgut Özakman ve kitabın yayıncısı Bilgin Yayınevi ile Digital Bilim ve Sanat Yapım. Yay. Tic. Ltd. Şirketi arasında ilginç bir dava var.
Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde görülmekte olan davanın sebebini kısaca şöyle özetlemek mümkün.
Digital Bilim ve Sanat Yapımları Yayıncılık 02.03.2006 tarihinde Kültür ve Turizm Bakanlığı'na Eser Tescili yaptırarak 13 VCD ve 7 DVD'den oluşan 580 dakikalık "Şu Çılgın Türkler" adlı bir belgesel serisi çıkarır.
Şirketin izin almak için yaptığı başvurunun hiçbir yerinde Turgut Özakman'ın adı olmadığı için olsa gerek Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul Telif Hakları ve Sinema Müdürlüğü, yazarın izin verip vermediğine bakmaz...
Kültür ve Turizm Bakanlığı Video (VCD-DV) Eser Kayıt Tescil Belgesi'nde Eserin İcra Tarzı ve Sanatçıları hanesinde "Belgesel Burcu Sav" yazan, yönetmeni Kahraman Afyonoğlu, senaryo yazarı da Hakan Özmen olarak görülen "Şu Çılgın Türkler", Turgut Özakman'ın best seller olan kitabından sonra çıktığı için hayli talep de görür.
Turgut Özakman, birkaç ayda 300 bin YTL civarında ciro yapan "Şu Çılgın Türkler" VCD ve DVD'lerinin aslında Kanaltürk'te Burcu Sav'ın kendisine yönelttiği sorulara verdiği yanıtların ekrana geldiği programlardan derleme olduğunu görünce mahkemeye başvurur.
Özakman, kendisinden izin alınmadan satışa sunulan "Şu Çılgın Türkler" için mahkemeden önce ihtiyati tedbir ister.
Mahkeme de "ihtiyati tedbir" isteminin duruşmalı olarak incelenmesine karar verir.
İşte tam bu aşamada Turgut Özakman'ın davacı olduğu taraf "Şu Çılgın Türkler" dosyasına müthiş bir belge koyar.
"T.C. Kültür ve Turizm Bakanı Özel! antetli kağıtta şunlar yazar:
Sayın Sadık Usta
Digital Kültür Yayın Yönetmeni
Turgut Özakman'ın 'Şu Çılgın Türkler' adlı eserinin DVD ve VCD'ye uyarlanmış halini memnuniyetle almış bulunmaktayım.
Böylesine titiz bir çalışmayı kamuoyuna kazandırmış olmanızdan dolayı sizi kutlar, başarılı çalışmalarınızın devamını dilerim.
İmza
Atilla Koç
Bakan...
Ceylan, Umre'ye bakın ne için gitmiş!Bundan böyle her cuma günü öğleden sonra Kanal D ekranında olacağım. Esra Ceyhan'ın programına konuk olup, Esra Ceyhan'ın haftanın magazin gündemine dair sorularını yanıtlayacağım.
"Esra Ceyhan'la"ya konuk olduğum ilk hafta programın sanatçı konuğu Seren Serengil'di...
Geride bıraktığımız hafta ise "Esra Ceyhan'la"nın yıldız konuğu ise şarkıcı Ceylan ve 18 yaşındaki kızıydı...
Programın sonlarına doğru Ceylan'a, durup dururken niye Umre'ye gittiğini, gidip geldikten sonra hayatında neler değiştiğini sordum. Ceylan canlı yayında bunun kendisiyle Allah arasında bir konu olduğunu, içinden öyle geldiği için gittiğini, herkese tavsiye ettiğini falan anlattı.
Reklam arasında Ceylan'a takıldım. "Ben başka bir şey sordum, siz başka bir konuya girdiniz. O soruyu yöneltmekteki amacım, Umre'den öncesiyle, sonrası hayatınızda ne gibi değişiklikler oldu. İnsanlar kutsal topraklara nasıl bir yer olduğunu görmek için turistik bir geziden çok, iç dünyasında doğan bir ihtiyaç nedeniyle gider. Gidip geldikten sonra da yaşamlarında mutlaka bir şeyler değişir."
Bu kez meramımı iyi anlatınca Ceylan da anlatmaya başladı.
Umreye gitmeden kısa bir süre önce düşük yaptığını, iki çocuğunu da çocuk yaşta dünyaya getirdiğini, yeniden anne olmaya kendisini en hazır hissettiği dönemde doğurmayı çok istediği üçüncü çocuğunu ikinci ayında kaybedince bunalıma girdiğini, o yüzden Umre'ye gittiğini ve kutsal topraklara yaptığı bu ziyaretin kendisine ilaç gibi geldiğini anlattı.
Ceylan, Umre'ye gidip geldikten sonra içkiyi bıraktığını, mümkün olduğunca dekolte giymemeye özen gösterdiğini açıkladı.
Esra Ceyhan, "Bunları canlı yayında da söyler misin?" deyince Ceylan, kaybettiği bebeği hariç diğerlerini anlatabi-leceğini söyledi...
Ancak reklamdan dönüşte "Esra Ceyhan'la" programına kalan süre Ceylan'ın bunları anlatmasına yetmedi.
aeyuboglu@milliyet.com.tr
|
DİĞER HABERLER |
YAZARLAR |
|

Cafe