CUMHURBAŞKANI ABDULLAH GÜL'DEN YÖK BAŞKANI YORUMU:
Özgürlükçü olmalı
Gül, YÖK Başkanlığı'na özgürlükçü birisinin atanmasından herkesin memnun olacağını söyledi. Gül, yaptığı tek rektör atamasındaki ilginç bir olayı da anlattı
Semih İdiz
Pakistan'a giderken ANA uçağında kendisine refakat eden bir grup gazeteciyle konuşan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, bu ülkede son dönemde meydana gelen siyasi gelişmeler, Kuzey Irak'a yapılan nokta operasyon ve YÖK meselesi dahil olmak üzere çeşitli konularda açıklamalarda bulundu.
Ülkenin çalkantılı bir dönemden geçtiği bir sırada İslamabad'a gittiğini belirten Gül, bu ziyaretin iki ülke arasındaki kardeşliğin bir gereği olduğunu ifade etti. Pakistan'ın iç işlerine karışmasının söz konusu olmadığını da kaydeden Gül, buna karşın bir nükleer güç olan bu ülkede istikrar ve huzurun sağlanmasının hem Pakistan halkı, hem bölge, hem de dünya için olan büyük önemi vurguladı.
Demokrasiyi desteklemenin Türkiye'nin dış politikasının bir unsuru haline geldiğini de kaydeden Gül, ziyareti sırasında ister iktidar, ister muhalefet kanadınan olsun, görüşeceği tüm liderlere "eşit yakınlıkta" duracağını söyledi. Bu görüşmeler sırasında demokrasiden yana teşvik edici olacağını vurgulayan Gül, Türkiye'nin aynı zamanda şeffaflık, hukukun üstünlüğü ve kadın-erkek eşitliği gibi konulara da önem verdiğini söyledi.
İkinci zirve teklifi
Muhalefet liderlerinden Navaz Şerif ile İmran Han'ın ocak ayında yapılacak seçimlerin boykot edilmesi çağrılarını tasvip etmediğini de diplomatik ifadelerle ortaya koyan Gül, Türkiye'nin daha önce Irak'taki Sünnileri seçimlere katılmaları konusunda ikna ettiğini anımsattı.Gül, "Demokrasinin güçlendirilmesi açısından herkesin katkısı önemlidir" diyerek Şerif ile Han'a da bunu telkin edeceğini hissettirdi. Gül, Cumhurbaşkanı Müşerref'in de asker üniformasını çıkararak genel seçimler için bir tarih açıkladığınına işaret etti.
"Bunları yapmamış olsaydı gene de bu ülkeyi ziyaret eder miydiniz?" sorusuna ise "Biz Avrupalılar ve ABD gibi bakamayız. Biz içerden biri olarak düşüncelerimizi aktaracağız dedi."
Bu ziyaretle Türkiye'nin Pakistan'a olan yakınlığını ifade ettiğini söyleyen Gül, Ankara'nın, askeri darbe ile devrilen ve daha sonra Pakistan'ın idam edilen eski başbakanlarından Zülfikâr Ali Butto'ya da yardım eli uzattığını anımsattı. "Kendisine o sırada ömürü boyunca yaşayabileceği Türkiye'ye gelip kalması için bir teklif götürülmüş" dedi.
Gül, Türkiye'nin adeta savaşın eşiğine gelen Pakistan ve Afganistan devlet başkanlarını Ankara'da bir araya getirdiğini de hatırlattı. Pervez Müşerref ile yapacağı görüşmede bu konuda Türkiye'de bir ikinci zirve yapılması için teklif sunacağını da açıkladı.
Kuzey Irak'a önceki gün gerçekleştirilen operasyon konusundaki soruları da yanıtlayan Gül, bunun "gösteri için" yapılmadığını söyledi. "Soğuk kanlı bir kararlılıkla uzmanların fikirleri çerçevesinde bir sürecin işlediğini" belirterek. "Bu süreç, terörü Türkiye'de tehlikeli olmaktan çıkarmayı hedefliyor" dedi.
'PKK zayıfladı'
ABD ile istihbarat paylaşımının da başladığını kaydeden Gül, buna rağmen Türkiye'de de çok iyi bildiği bu bölge hakkında ayrıntılı istihbaratının olduğunu vurguladı.Türkiye'nin PKK konusunda artık daha fazla uluslararası detek aldığını da ifade eden Gül, Türlerin teröre karşı bütünleşmelerinin dünyada dikkatleri doğru istikamete çektiğini belirtti. "Ama rehavete kapılmamak lazım" diye ekledi.
Cumhurbaşkanı Gül dünyanın artık, PKK terörünün bölgeyi istikrasızlaştırdığı gerçeğinin gördüğünü de belirtti.
Gerçekleşen son operasyonun PKK'ya karşı bir nokta vuruş olmasına karşın, TSK'dan yansıyan ve bu örgüte yardım edenlerin de hedef alınabileceğini yansıtan duyumlar hakkındaki bir soruyu da yanıtlayan Gül, "Düşmanımızla işbirliği yapanla ilgileniriz" diye konuştu.
Türkiye'nin Güneydoğu sorununa sadece askeri açıdan yaklaşmadığını da vurgulayan Gül, Başbakanlık bünyesinde bu konuda kapsamlı ve esnek bir bir eylem planının uygulanmakta olduğunu söyledi.
Bu çerçevede 2005'den bu yana yol ve su şebekelerinin yapıldığını, ayrıca Türkçe eğitimi verildiğini ve bölge çocuklarına sahip çıkıldığını belirtti.
PKK eylemlerindeki tırmanış konusuna da değinen gül, "Zayıfladığı için bu eylemleri yapıyor. Eylem bu örgütleri canlı tutar. Ama arkalarında halk desteği yok. Halk devlete sahip çıkıyor ve huzur istiyor" diye konuştu.
YÖK meselesi
YÖK Başkanlığı'na atama konusundaki soruyu da yanıtlayan Gül, bu göreve "özgürlükçü" birisinin atanmasından herkesin memnun olacağını söyledi. Bu arada YÖK sistemini ele almak gerektiğini de vurgulayarak "İnanılmaz şeyler oluyor" diye konuştu. "İlk kez açıklıyorum" diyerek Cumhurbaşkanı olarak bugüne kadar yaptığı tek rektör atamasıyla ilgili şunları söyledi: "(YÖK'ten) üç isimli bir dosya geldi.
Dosyanın içinde bir de not vardı. İsimlerden biri ile ilgili olarak 'karısı kara çarşaflıdır. Fakülteye her gün gelir hocaları tehdit eder' deniyordu. Dehşete düştüm. Rektörlüğe soyunduğuna göre, olsa olsa hanımı başörtülüdür dedim. Talimat verdim. Buna bir bakın dedim. Araştırdılar ve adam bekâr dediler. Bir şey vardır, bir daha bakın dedim. Geldiler hiç evlenmemiş dediler. Cumhurbaşkanlığı makamına işte böyle bir dosya geldi."
Gül, YÖK konusundaki sözlerini "Ümit ederim, en gelişmiş ülkelerde üniversite sistemi nasılsa Türkiye'de de öyle olur" diye tamamladı.
Gül, 2. sıradakini rektör seçmişti
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, ilk rektör atamasını eylül ayında yapmış ve Yükseköğretim Kurulu'ndan (YÖK) kendisine gönderilen listede 2'nci sırada yer alan Prof. Dr. Fazıl Sağlam'ı Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektörlüğü'ne atamıştı.
|
DİĞER HABERLER |
YAZARLAR |
|

Cafe