
Güneri CIVAOĞLU
Bugün
Sınırda İsrail örneği
İsrail ve Suriye'yi ayıran Golan Tepesi'nin üstündeki tesislere gitmiştim.
Bir tür "Teknoloji Merkezi" gibiydi.
Aşağıdan ateş açıldığında, füze ya da havan topu ateşlendiğinde bu teknoloji üssünde hadise müthiş bir süratle analiz ediliyordu.
30 saniyede nereden geldiği koordinatlarıyla ekranda görünüyordu.
Orayı vurmak üzere namlular kendiliğinden hareketlenmiş ve hedefe kilitlenmiş oluyordu. Teknoloji üssündeki subaylara sadece düğmeye basmak kalıyordu. Bir Filistin kampı kenarından da İsrail'deki sınıra yakın çocuk parkına ateş edilmişti... Anında saptanmış ve Golan Tepeleri'ndeki İsrail Teknik üssündeki namlular tarafından yok edilmişti. Kamptan kadın ve çocukları da olduğu için kıyamet kopmuştu. İsrail tepelerden aşağılara sınır ötesi harekât yapmak gereği duymamıştı bile.
PKK'ya ileri teknolojiHafta sonunda, TSK'nın sınır ötesinde bir PKK gurubunu vurması, böyle yorumlanmalı.
Sınırın hemen ötesinde 50-60 PKK'lı bir araya geldiler. Bu tarafa geçerek eylem koymaya hazırlandıkları istihbaratı alınınca, füzelerin, topçu ateşinin ve helikopterin hedefi oldular.
Vuruldular.
ABD ile varılan anlaşmanın sonucu söylemden eyleme geçişin işareti olabilir bu.
ABD'nin uyduları yöredeki en küçük bir hareketi dahi saptıyor. Anlaşılan bu bilgiler artık sadece ekranda kalmayacak. Türkiye'yle "gerçek zamanlı" paylaşılacak.
"Peki bundan önce neden bu istihbarat gelmiyordu?" sorusu üzücüdür.
Türkiye de kendi istihbarat uydusunu fırlatma sürecinde.
Ancak...
Bir bölgeyi sürekli göz altında tutmak için tek uydu yeterli değil. Büyük süratle dünyanın etrafında dönerken Türkiye Irak sınır boyunu sürekli gözetim altında tutmak için zaman koordinasyonu sağlanmış birden fazla sayıda uydu gerek. Sanıyorum bu ek görüntüler için de çabalar var. Aselsan da ileri teknoloji araştırma sonuçları devreye koymakta.
Elbette...
Sınır ötesine sıcak takip ya da harekât Türkiye'nin uluslararası hukuktan aldığı bir haktır.
Ne var ki... Küçük gruplara ayrışan PKK'yı etkin istihbaratla saptamadan, binlerce Mehmetçik sınır ötesine geçse de sonuç almak zor.
O nedenle, artık silahlı mücadele farklı konseptlere kaydırılıyor.
Contemporary İstanbul Uluslararası Çağdaş Sanat Fuarı'nı keyifle gezdim. Gerçekten güzel yapıtlar var. Orada bir ağabeyimle karşılaştım.
Beni Wang Du'nun kadın heykellerinin bulunduğu yere götürdü. Önce 3 kadın heykelinin tam orta yerine koydu.
"Yarım yüzyılı aşan deneyimlerime göre eğer erkeğin gözü doymazsa, kalbi genişse, akıbeti bu olur. Bak üç kadın da ortadaki erkeğe -yani sana- arkalarını dönmüş. Üçü birden derken adam sıfırda kalmış" dedi.Sonra bunlardan birinin yanına götürdü. Onunla da bir fotoğraf çektirdi. "Mutluluk göz tokluğu ile başlar" nasihatini verdi.
Ben bu olayda sadece "konu mankeni" olarak kullanıldım.
Hemcinslerime mesajdır.
"Matematiğe aykırı bir denklem bu; 3=0..."
İlk gece Gülsin Onay klasik müzikle, Kerem Görsev de caz ile piyanodaydı.
Ayakta alkışlandılar.
Eski Antrepodan müzeye dönüştürülen İstanbul Modern'de böyle güzel bir akustik gerçekten sürpriz oldu.
gunericivaoglu@milliyet.com.tr

Cafe