
Meral TAMER
Teşekkürler Fazıl Say
Dünyaca ünlü piyano virtüözümüz Fazıl Say'ı ilk kez 1996 yılının son günlerinde AKM'de izlemiştim. Tuşlara elini ilk değdirdiği andan itibaren beni sanki hipnotize ederek avucunun içine almıştı.
Pedallara futbol topuna vurur gibi vuruşuna, piyanosuna sevişir gibi sarılışına büyülenmiş, Saint Saens'ın 2 numaralı piyano konçertosunu, -100 yıl kadar önce- sanki Say'ı düşünerek yazdığını hayal etmiştim.
Fazıl Say'ı ilk dinleyişimi, kendime verdiğim en müthiş yeni yıl armağanlarından biri sayarım. Fazıl'ın müziğinin coşkusuyla girmiştim 1997'ye...
Sonraki yıllarda Fazıl'ın sıkı takipçisi oldum. Hatta Fazıl'la birlikte Sivas'ın Şarkışla ilçesinin Sivrialan köyüne kadar gidip, yanımızda götürdüğümüz duvar piyanosuyla, Aşık Veysel'in akrabalarına ve köylülerine, onun mezarı başında konser verişini bile izledim.
Fazıl'dan gelen mesaj
Salı günü öğle üzeri gazetede yazımı yazarken telefonum, mesaj sinyali verdi. Açtığımda kısaltmaların da katkısıyla mesajın içeriğini, ancak üçüncü okuyuşumda kavrayabildim:
"Dün Paulo Coelho ile tanıştım. Çok sevdim ben adamı. Anlatırım. Patricia Kopatchinskaja, dünyadaki en ilginç kemancı. O yüzden uçuk bir düo. Cuma CRR'ye beklerim. Sevgiler, Fazıl"
Say, yıllardır her projesine yaratıcılığını kullanıp, dinleyenleri mest edecek yeni unsurlar katar. Önceki akşam Cemal Reşit Rey Konser Salonu'nda yine soluk kesici bir müzik ziyafetinin konuğu olduk.
Fazıl, piyanosunun tuşlarına dokunduğu an kendinden geçer ve izleyiciyi de yüreğinden çekip peşinden sürükler. Önceki akşam bize tanıştırdığı 28 yaşındaki virtüöz kemancı Kopatchinskaja da arşeyi kemanının yayına dokundurduğu anda tüm dinleyenleri o anda teslim alıyor. Sanki Fazıl'ın kemandaki müzikal eşi!
Bize Beethoven, Ravel, Bartok ve Say'dan sonatlar ve danslar çaldılar. İkisi de yaratıcı, müthiş coşkulu, sıra dışı, çocukluklarını kaybetmemiş 2 yaramaz virtüöz. İkisinin de besteleri var, emprovizasyon yapmadan duramıyorlar. Kız, üstelik bir de değme komedyenlere taş çıkartacak kadar da komik. Kendi bestesinde kemanınkine benzettiği ince sesiyle kemanına eşlik ederken mimiklerini görmeliydiniz... Hele çıplak ayakları! Bugüne kadar gittiğim sayısız klasik müzik konserlerinde ilk kez çıplak ayakla konser veren bir virtüöz gördüm; pek hoşuma gitti. Zaten Patricia o hareketliliğiyle topuklu ayakkabıyla sahneye çıkacak olsa mutlaka düşüp bir tarafını kırar, ya da konserin yarısında ayakkabılarını ayağından fırlatıp atar.
Bedenin dışına çıkan ruh
Yıllar önce yine Fazıl'la birlikte gittiğimiz bir Anadolu kentinde, şu anda kim olduğunu maalesef hatırlayamadığım bir üniversite rektörü konserden sonra Say'ı tebrik ederken, "Fazıl bey, ben bugün bir insanın ruhunun, bedeninin dışına çıkışına tanık oldum" demişti. Önceki akşamki konseri izleyenlerin çoğu, sadece 1 değil, birbirine benzer 2 ruhun aynı anda bedenlerinin dışına çıkışına tanık olmuşlardır.
mtamer@milliyet.com.tr

Cafe