
Osman ULAGAY
Dünya gözü
Dalga değil, tsunami
Dünya finans piyasalarında yaşanmakta olan sıra dışı gelişmeleri hâlâ daha önceki dalgalanmalarla karşılaştırıp "dalga" benzetmesini kullanmaya devam edenler var. Oysa yaşanmakta olan olay dalga boyutunu çok aşıyor. Öyle kıyıdaki birkaç balıkçı teknesinin batmasıyla atlatılacak bir dalgalanmayla değil, dev gemileri bile batırabilecek bir olayla karşı karşıyayız. Citibank ve Merrill Lynch gibi devleri sarsan bu olaya tsunami demek daha doğru; çünkü finans piyasalarında yaşanmakta olanlar aslında dünya ekonomisinde yaşanmakta olan büyük depremin sonucu.
Evet dünya ekonomisinde kıtasal bir kayma yaşanıyor; dünya ekonomisinin ağırlık merkezi Batı'dan Doğu'ya, ABD ve Avrupa'dan Asya'ya doğru kayıyor. Gelişmiş zengin ülkelerin küresel ekonomideki ağırlığı azalırken "Yükselen Pazarlar" diye anılan ülkelerin ağırlığı artıyor.

Yeni lokomotif Çin
Grafikte de görüldüğü gibi, yalnızca 4 Yükselen Pazar ülkesinin küresel ekonominin büyümesine yaptığı katkı 2007 yılında % 50'yi geçmiş durumda. Dünya ekonomisinin lokomotifi artık ABD değil Çin. Bunun yanı sıra, Yükselen Pazarların yükselen ağırlığını gösteren başka göstergeler de var. The Economist dergisinin verilerine göre Yükselen Pazarlar:
Görüldüğü gibi Yükselen Pazarların dünya ekonomisindeki ağırlığı birçok kritere göre zengin gelişmiş ülkelerin ağırlığını yakalamış ve geçmiş durumda. Başta petrol ve temel maddeler olmak üzere pek çok ürünün fiyatını artık Yükselen Pazar ülkelerinin talebi belirliyor. Küresel ekonomiyi finanse edecek kaynaklar da Asya'nın yükselen ekonomilerinde ve petrol üreticisi ülkelerin elinde birikiyor.
Buna karşılık küresel finans sisteminin kontrolü hâlâ Batı'nın elinde. ABD dolarının küresel sistemin başlıca rezerv parası olması ve uluslararası ticarette çok yaygın kullanılması da buna katkıda bulunuyor. Sorun da küresel finans sisteminde yaşanıyor çünkü Batı'nın güdümündeki finans sistemi ihtiyaca cevap veremiyor, ABD doları da güçlü para olmaktan çıktığı için rezerv para işlevini yapamaz hale geliyor.
Sorun ABD'de
ABD hâlâ dünyanın en büyük ekonomisi ama 1990'lardan beri büyümesini ancak balonlar yaratarak ve açıklarını dışarıdan finanse ederek sürdürebiliyor. Yeni teknoloji şirketlerinin yükselişiyle oluşan dot.com balonu 2001'de patladı. ABD ekonomisi durgunluğa girerken bu kez konut sektörü balonu oluşturuldu ve tüketime dayalı büyümenin sürmesi sağlandı. Şimdi bu balon da patladı ve ABD ekonomisi durgunluğun (resesyonun) eşiğine geldi. Ancak bu kez yeni bir balon oluşturma olanağı yok gibi çünkü konut balonu çok daha geniş bir kesimi etkiliyor ve müthiş karmaşık bir yapıya bürünmüş olan finans sistemi çatırdıyor.
Dünya ekonomisindeki tektonik kaymanın ürkütücü de olabilen sonuçlarını gösteren filmin henüz başındayız galiba.
Türkiye ekonomisinin Aşil Topuğu'nun (yani en zayıf noktasının) cari işlemler açığı olduğunu IMF Türkiye Masası Şefi Lorenzo Giorgiani söyledi. AKP'nin 2. iktidar dönemindeki Aşil Topuğu da ekonomi yönetimindeki zafiyet olabilir. AKP ekonomi yönetiminde zorlanabilir çünkü AKP'nin ekonomi yönetimi ufku, küresel piyasalardaki olumlu havadan en iyi biçimde yararlanmaya odaklanmıştı. AKP yönetimi, küresel ekonomiye uyum sağlamanın başarı için yeterli olduğuna inanmıştı.
Oysa şimdi küresel ekonominin ve özellikle de küresel finans sisteminin çok ciddi sorunlarla karşılaştığı bir döneme girmiş bulunmaktayız. Risklerin tırmandığı bu dönemde:
oulagay@milliyet.com.tr

Cafe