|
 |
|
|
Türban tartışması
Görüş / Engin Önen
Önümüzdeki günlerde gündeme gelecek olan yeni anayasanın daha çok türban ve laiklik üzerinden tartışılacağı bugünden belli. Tarhan Erdem’in Milliyet için gerçekleştirdiği araştırmanın tartışılma tarzı, adeta bunun provası gibiydi. Erdem’in yönetiminde gerçekleştirilen araştırma sonuçlarına göre, son yıllarda türbanlıların sayısında belirgin bir artış gerçekleşmişti. Buna bakarak kaygılananlarımız oldu. Bazılarımız ise, böyle bir artış olmadığını başka araştırmalara dayandırarak, bu araştırma sonuçlarına aynı desteği vermekten sakındık. Farklı pozisyon alışlarımızda, kuşkusuz konuya yönelik eğilimlerimizin de payı bulunmaktadır.
* * *
Türbanlıların sayısındaki belirgin yükseliş olduğu sonucu üzerine tartışmaya neden olan sorulardan biri şuydu:
- Türbanlıların sayısındaki artış mı AKP’yi iktidara taşımaktadır, yoksa AKP iktidarı türbanlıların artışına katkı mı yapmıştır?
Bu soruya verilen yanıtlar farklıydı ama her iki soruya da olumlu yanıt vermek mümkündür. Yani AKP, türban veya başörtüsünün yaygınlaşmasına neden olan sosyal ve siyasal ortamın ürünü olarak iktidar olmuştur.
Ama aynı zamanda AKP iktidarı, bu eğilimi motive edici etki yapmaktadır.
AKP iktidarının türban veya başörtüsünü motive edici bir rol oynaması, bazılarının iddia ettiği gibi, Cumhurbaşkanı ve başbakanın eşinin türbanlı olması ile sınırlı değildir. Ayrıca bunu, ihalelerde eşi başörtülü olanların kollanması ile de açıklamak yetersiz olacaktır. Daha yaygın bir ilişkiler ağı içerisinde, eğitim, sağlık, iş gibi himayecilik mekanizmaları içerisinde siyasal iktidarın rolünü de hesaba katmak gerekecektir.
Ayrıca insanların somut bir çıkara dayanmaksızın, gruba veya çoğunluğa uyma eğilimleri içinde bazı davranış değişikliklerini benimseyebildiklerini biliyoruz.
* * *
Türban veya başörtüsünü bireysel bir hak veya rejimi tehdit edici bir sembol olarak görebiliriz. Bunu medeni bir şekilde tartışmak zorundayız. Hem de meselenin çok boyutlu ve karmaşık yapısının olduğunu unutmadan.
* * *
Türbanı, sadece dindar kesimlerin taşralılıktan kentli modernliğe geçişlerinde benimsedikleri bir tarz olarak görmek, meselenin bir yanına bakmak demektir. Çünkü türbanın yükselişini, aynı zamanda ona yol açan sosyal ve siyasal gelişmelerle birlikte değerlendirmek zorundayız. Örneğin bu sosyal ve siyasal ortamın önemli unsurları haline gelen tarikat ve cemaatlerin modernleşme ve bireyleşme ile bağlantısını da tartışmak gerekmez mi?
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|