11 Aralık 2007 / Salı - 12:55







DTP'li Belediye Başkanlarına toplu "Öcalan'ı övme" davası

      Özgür CEBE/DİYARBAKIR, (DHA).
      TERÖR örgütü elabaşı Abdullah Öcalan’ın zehirlendiği iddialarıyla ilgili ortak basın açıklaması yapan DTP’li 54 belediye başkanı hakkında ‘suçu ve suçluyu övmek’ten 2’şer yıl hapis cezası istemiyle dava açıldı. Bu dava, Roj TV davasından sonra belediye başkanları hakkında topluca açılan ikinci dava oldu.
      Diyarbakır’da terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’ın zehirlendiği iddialarıyla ilgili ortak basın açıklaması yapan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir’in de aralarında bulunduğu DTP’li 54 belediye başkanı hakkında TCK’nın 215/1 maddesi uyarınca ‘Suçu ve suçluyu övmek’ten 2’şer yıl hapis cezası istemiyle dava açıldı. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, Demokratik Toplum Partisi’ne mensup sanık 54 belediye başkanı adına suça konu olan metni Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı olan Osman Baydemir’in basına açıkladığı, basın açıklamasının Abdullah Öcalan’ı övücü ve işlenen suçları methedecek unsurlar taşıdığı, bu açıklamanın suçu ve suçluyu övmek kapsamında kalması nedeniyle, tüm sanıkların ayrı ayrı cezalandırılmaları istendi.
     
     AÇIKLAMAYI BAYDEMİR OKUDU
      Belediye Başkanları adına Osman Baydemir tarafından okunan ve suç unsuru taşıdığı gerekçesiyle dava konusu olan basın açıklamasında şu sözler yer alıyor:
      “Ateşkes sürerken ortaya çıkan iddiaların doğru çıkması durumunda, var olan gerilim bambaşka boyutlara taşınmıştır. Bağımsız kurul, iddiaları araştırsın. 2007 yılının ağır gündeminin aşılması için ‘Kürt muhalefeti’ (PKK’yı kastediyor) ile demokratik kamuoyunun silahların susmasına yönelik harcadığı çabalar bilinmektedir. Tek taraflı ateşkesin halen sürdüğü bir dönemde, Öcalan’ın uzun vadeye yayılacak şekilde zehirlendiğine dair kamuoyuna yansıyan bilgiler, bölgede ve ülkemizde var olan gerilimi bambaşka bir boyuta taşımıştır. Kuşkusuz böyle bir teşebbüste bulunulmuşsa, durum can güvenliği devletin sorumluluğu altında olan bir kişinin yaşam hakkı ihlalinin yanı sıra başka bir anlam daha ifade edecektir. Böylesi bir durum sonuçları itibariyle Türkiye’nin iç barışına, toplumun huzuruna yapılmış tehlikeli bir müdahale anlamı taşıyacaktır. Zehirlenmeye dair bilgilerle iyice tırmanan gerilimin ortadan kaldırılması gerekir. İvedilikle Türk Tabipleri Birliği, Türkiye İnsan Hakları Vakfı gibi bağımsız kurumlardan oluşan bir kurulun, mevcut iddialar hakkında acilen bir araştırma yapıp sonuçlarını kamuoyuna açıklaması gerektiğini düşünüyorum. Ancak bu şekilde demokratik akıl ve mantığın hakim olduğu bir ortam yaratılarak sorunlar barış içinde çözülebilir. Birileri ülkemizi, toplumumuzu karanlığa sürüklemeye çalışmaktadır.'' DTP’li belediye başkanları hakında da daha önce Roj Tv’nin kapatılmaması için Danimarka Başbakanı'na mektup yazdıkları gerekçesiyle dava açılmıştı. Bu davanın görülmesine de devam ediliyor.
     





     
Yorumlar (5)

Mudal

Bende sana çok gülüyorum ne yapacağız şimdi?

[16:27 - çöl kartali]   yazarın tüm yorumları


Hep mağdur halk

akp iktidardan gitmezse korkarımki sen kahrından allah gecinden versin sana ben çok gülüyorum ya her konuda akp ile bir bağlantı kurabiliyorsun haha

[16:19 - mudal]   yazarın tüm yorumları






© Copyright 2007 Milliyet.