|
 |
|
|
AKP İL BAŞKANI, YEREL SEÇİMDE İZLEYECEKLERİ YOLU AÇIKLADI
Adayımızı İzmirlilere soracağız
Aydın Şengül: Kimseye belediye başkanlığı teklifinde bulunmadık. Ocak ayında anket düzenleyeceğiz. Aday belirlenmesinde bunun etkisi olacak
Banu Şen
Genel seçimler, ardından referandum derken İzmir’de siyaset arenası iyice hareketlendi. 2009 yılının mart ayında yapılması beklenen yerel seçimlere doğru, kulislerde Büyükşehir Belediye Başkanlığı için isimler dolaşırken, AKP İl Başkanı Aydın Şengül Milliyet Ege’ye çarpıcı açıklamalar yaptı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın da ''İzmir’i istiyorum'' sözleriyle yerel yönetime göz koyan AKP’nin adayı nasıl bir isim olacak? Yerel seçime nasıl hazırlanıyorlar? İşte, kamuoyunun merak ettiği sorular ve yanıtları...
Seçim çalışmalarınız nasıl gidiyor?
- Kongrelerin tarihleri belirsizdi. Şimdi belirginlik kazandı. Önce ilçe kongreleri olacak. İller ise seçimden sonra yapılacak. 2004 yerel seçimlerinde belediye başkanlığını düşünenler, teşkilatın başından olmayacak. İl ya da ilçe yönetiminden görev alanlar ve partimizin geleneklerine göre milletvekillerimiz, belediye başkan adayı olamayacak. Sürekli, dinamik bir yapımız var. Mesela sandık kurulları, gençlik kolları, kadın kolları... 9’ar kişilik sandık kurullarımız var. Bunlar bizim için çok önemli. Arkadaşlarımız, sorumlu oldukları sandıklarda oy kullunacak seçmeni, listelere bakarak tek tek belirliyor. Seçmenlerle tek tek evlerine giderek ilgileniyor. Tüzüğümüzü, yaptıklarımızı yapacaklarımızı anlatıyor. Sıkıntıları dinliyor, nasıl çözüm üretilebiliriz, diye yaklaşıyor. Teşkilatlarımız derneklerle, vakıflarla görüşme halindeler. Ciddi anlamda İzmir’in sorunlarını belirliyoruz. Tüm bu çalışmalara ek olarak, şimdilik İzmir ile ilgili 10 büyük proje hazırladık.
Saat Kulesi gibi alışveriş merkezi yapacağız
Nedir bunlar? Açıklayabilir misiniz?
- Hepsini şimdi açıklayamam. Ancak bir örnek verecek olursak eğer; ''Saat Kulesi'' projesi var. Saat Kulesi’nin 15-20 kat büyütülmüş halini düşünün. Böyle bir alışveriş merkezi olacak.
Nerede, yeri belli mi?
- Belli ama şu anda açıklamak tartışmalara yol açar, yanlış olur. Çok uygun, mükemmel bir yer. Şehir merkezinde ve kamuya ait bir arazisi var. Tüm projelerimizi yaz aylarına kadar tamamlayıp duyuracağız.
Meslek odaları, fikir üretmiyor, çelme takıyor
Bunları meslek odalarına, sivil toplum örgütlerine danışıyor musunuz? Biliyorsunuz sonrasında, hukuka aykırı görülenler davalık oluyor. İşler yarıda kalıyor...
- Evet. Fikir üreten çalışma gruplarımız var. Meslek odalarının görüşlerini alıyoruz, hepsine gidiyoruz. Ancak ellerinde hep hazır birer dosya bulunduruyorlar, belki 10 yıldır aynı. İzmir’in geleceğini değiştirecek şeyler değil. Hep eleştiri, aslında odaların da fikir üretmesi, İzmir’in geleceğine şekil vermesi lazım. Aksine, bazıları birçok projenin önünü kesip, dava açıyor. İzmir’in geleceğinin önünü kesiyorlar.
EXPO, siyaset stratejimizin bir parçası oldu
Yerel seçimi kazanmak için vurucu öge olarak neyi kullanmayı düşünüyorsunuz? Mesala EXPO’yu...
- EXPO stratejimizin bir parçası değildi. Ama iş kendi kendine oraya doğru gitti. EXPO’yla ilgili şöyle bir yaklaşımımız var: EXPO 2015 İzmir’in olduğu kadar Türkiye’nin de projesidir. Devlet sahiplendi. Şunun farkına varılmalı ki, EXPO hükümetle yürümesi gereken bir proje. Böyle büyük projeleri yerel yönetimlerin tek başına yapması çok zor. Şu anki yerel yönetimle birlikte ciddi bir ekip kurulması lazım. Alırsak, EXPO İzmir için sıçrama noktası olacak. Bir de şunu ekleyeyim EXPO’nun bize oy olarak yansımasına ''hayır'' demeyiz. EXPO’yu alacağımıza da yüzde 100 inanıyorum. Bundan en ufak bir kuşkum yok. Aynı şekilde İzmir’i alacağımızdan da kuşkumuz yok.
Genel merkez anketler yaptırıyor. Son sonuçlar nasıl?
- Son sonuçları bilmiyorum. Ancak iyi olduğu söylendi. Bir de Ocak ayı içinde isim de sorarak, yerel seçimler için bir anket yapabiliriz. İsimleri halktan alacağız. ''Kimi aday görmek istersiniz?'' diye soracağız. Adayın belirlenmesinde bunun belli etkisi olacak tabi ama yüzde 100 olacak da diyemem. Medyada yer alan, halkın tanıdığı isimler öne çıkar diye düşünüyorum. Ama hiç beklemediğiniz bir isim de öne çıkabilir. Bunlar başlangıç daha tabii...
Kimseye resmi bir teklifte bulunmadık
Başkan adaylığı için adı geçenler var?
- Bizim kimseye bir teklifimiz yok. Şu an herhangi bir adayımız da yok. Bu ismi geçenlerden aday olabilir de olmayabilir de... Hiçbirisine sözümüz yok. Ben herkesle görüşüyorum. İsimlerin dolaşması bizi mutlu eder. Bizi rahatsız etmez. Önümüzdeki günlerde AKP’ye dışardan katılımlar da olacak. CHP’den, DP’den, GP’den... Hepsinden. Bizim partimiz herkese açık. Gelecek olanlara bir sözümüz olamaz. Beklentiyle gelecek olan varsa onlar da gelmesin. Üye sayımız 135 bine ulaştı. Hedefimiz seçime kadar 240 bini bulmak.
Neden bu kadar üye istiyorsunuz?
- CHP’nin içine düştüğü durumu görüyorsunuz. Kısıtlı sayıda olan parti üyeleri, belli grupların etkisini altında oluyor. O zaman parti içi demokrasisinden bahsetmek olmaz. 240 bin üyeniz varsa, kimse bir şey diyemez. Belli grupların oluşması engellenir. Bu yüzden özellikle başbakanımızın ''Seçmen sayısının yüzde 10’u kadar üye'' diye koyduğu bir hedef var.
Kadın adaya nasıl bakıyorsunuz? Mesela ''Nükhet Hotar Göksel'' deniyor.
- Kadın aday olabilir. Ancak az önce ifade ettim, genel merkezin ''Milletvekilleri belediye başkan adayı olamayacak'' şeklinde eğilimi var.
Tepelerden sahile bağlantıları yaptık
Son seçimlerde kentin tepelerinden oy aldınız, kıyıda ise yetersizsiniz. Gelir ve eğitim düzeyi yüksek olan kıyı semtlerine inebilecek misiniz?
- Kıyıyla bağlantı yapıyoruz. Kıyının bize bakışının değişmeye başladığını düşünüyorum. O seçmenlerimiz artık çok önyargılı değil. Örneğin Mavişehir ve Bostanlı... Buralarda oy oranlarımız yükselmeye başladı. Seçmen sayımız artıyor. O bölgelerde yaptığımız çalışmalarda da eskisine göre artışımız var. Kıyıda oturanlar da gerçekten İzmir’i AKP’li bir başkanın yönetebileceğini görüyorlar. İzmir’in geleceği için siyasi görüşleri ne olursa olsun, bir kenara bırakıp AKP’ye oy vereceklerini düşünüyoruz. Yerel seçimle genel seçim çok farklı. Bir de tepelerde oturan yoksul insanlar biraz daha ezilmiş, hayata tutunmaya çalışıyorlar ve geleceklerini kendilerine hitap eden AKP’de görüyorlar. Bunda, sosyal devlet anlayışıyla yaptığmız çalışmaların etkisi var. Kıyıdakilerin ise eğitim seviyeleri daha yüksek, gelecekle ilgili çok büyük beklentileri de kaygıları da yok. Ancak düşündüğü, arzu ettiği gibi yaşamak endişeleri var. Bu endişelerini de bizim kaldırabileceğimizi görmeye başladılar.
En iyi çalışma sessiz ve derinden yapılandır
Başbakan ''İzmir’i istiyorum'' diyerek önünüze bir hedef koydu. Bu motivasyonunuzu nasıl etkiledi?
- Bizi teşvik etti. Başbakanımıza, daha önce İstanbul Belediye Başkanlığı’nı kazandıran çalışmanın aynısını yapacağız. Bire bir görüşmelerle... Yani en iyi çalışma, sessiz ve derinden çalışmadır. Sandık yönetimlerimiz var. Her sandıkta 9 kişi. Toplam 10 bin sandık var. Sandık yönetimleri, seçmen listesini alıyor ve görüşmelere başlıyor. Biz bunun yüzde 50’sine ulaşsak yeter.
Mesela seçmene yardım yapıp karşılığında oy almak mıdır bu çalışma?
- Belli şeyler verip karşılığında partinize oy alamazsınız. Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı gibi, ''sosyal proje'' adı altında bayramda seyranda para dağıtarak oy alamazsınız. Önemli olan gönlünü almak. Biz parti olarak kimseye bir şey dağıtmadık.
Kömür, erzak dağıtımı yok mu?
- O işi valililiğin belirlediği, sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları yapıyor. Bizimle uzaktan yakından ilgisi yok. Kaymakamlıkların, muhtarlıkların belirlediği, ihtiyacı olan vatandaşlara yapılıyor. İçlerinde de her partiden vatandaş olabilir. Biz kim AKP’li, kim CHP’li bilemeyiz ki... Fakir, fakirdir...
|
|
|

|