|
 |
|
|
İzmir’de toplantılara katılım düşük
Satır Arası / Deniz Sipahi
Vakit buldukça, sektör, konu ayrımı yapmadan İzmir’de gerçekleştirilen toplantılara gitmeye çalışıyorum.
Sivil toplum örgütlerimiz gerçekten önemli buluşmalara ev sahipliği yapıyor.
Odalarımızın, derneklerimizin, üniversitelerimizin yıl içindeki programlarına baktığınızda hepsinin dopdolu olduğunu görüyorsunuz.
Açıkça söylemeliyim; kendi adıma bazılarından çok faydalanıyorum.
En önemlisi de toplumun beklentileri, talepleri bu tür toplantılarda çok daha net ortaya çıkıyor.
Gazeteciler için bu tür toplantılar gözlem yapma fırsatı anlamına geliyor.
Ancak bazı detayları sizlerle paylaşmak istiyorum.
Birincisi...
İzmir’de yapılan toplantılara katılım giderek düşüyor.
Bazı panel ve söyleşilerden sonra organizasyonu yapanlarla sohbet ediyoruz.
Yeterli miktarda davetiye göndermelerine, son birkaç gün e-posta ve cep telefonu mesajlarıyla uyarmalarına rağmen katılım yüzde 20’lerde seyrediyor.
Bu oldukça düşük bir oran...
Bu ilgi azalmasının hem İzmirliler hem de toplantıları yapanlar açısından irdelenmesi gereken bir durum olduğunu düşünüyorum.
* * *
Bir kere toplantıların süreleri belirli zaman dilimine hapsedilmiyor.
Ya da verilen zaman çoğu zaman aşılıyor.
Bunda hiç kuşkusuz sıkıcı protokol gelenekleri, katılımcıların kendilerine verilen sürelere uymamaları ve konuşmalarını gereksiz yere uzatmaları etken oluyor.
Kürsüye gelenler; konuklar arasında bulunan bakandan, milletvekilinden başlıyor, valiyi, rektörü, vali yardımcısını, belediye başkanını, başkan yardımcılarını, oda başkanlarını, dernek başkanlarını tek tek selamlıyor. Bu seremoni bazen öyle sıkıcı bir hal alıyor ki anlatamam.
Bir konuşmacı başladı mı, diğerleri de aynı yolu izlemek zorunda kalıyor.
Sanki ''Sayın protokol...'' deyip konuşmaya başlasa ya da toplantıda en üst makamı telaffuz edip ''Sayın bakan ve protokol...'' dese nezaketsiz davranılmış gibi algılanıyor.
Bence insanların zamanla yarıştığı bir dönemde ve toplantıların daha verimli geçmesi için bu seremoniyi bir kenara bırakmamız gerekiyor.
Ve daha da önemlisi...
Toplantıların bir panel formatında değil, bütün katılımcıların açık bir tartışma yürütebileceği, katılmak isteyenlerin ortak bir zeminde buluşabileceği bir ortamda yapılması gerekiyor.
Genellikle panellerin sunuş kısmından ziyade soru-cevap bölümleri çok daha fazla ilgi görüyor.
Belki de panelistlerin bu gerçeği dikkate alarak yaptıkları sunumları da gözden geçirmeleri gerebilir.
İnsanların ilgisini daha fazla çekecek pasajlar, görseller eklenmeli.
* * *
Uzun konuşmanın daha iyi olacağı saplantısından da kurtulmak gerekiyor.
Kısa, anlaşılır ve net mesajlar veren sunumlar her zaman daha fazla ilgi çekmiştir.
İzmir’de giderek bir şikayet konusu olan toplantılara katılım düşüklüğü için mutlaka profesyonel yardımlar alınmasında fayda görüyorum.
İyi bir moderatörün, yani toplantı yönetmeninin olduğu buluşmaların daha keyifli geçtiğini söylemek yanlış olmaz.
Gerektiğinde zamana müdahale etmek, gerektiğinde konuyu odaklaştırmak, gerektiğinde interaktif bir katılım ortamı yaratmak gerekiyor. Eğer bunlara dikkat edilirse zannediyorum ki hepimiz için çok daha faydalı toplantılar gerçekleştirir, böylece dolu salonlara konuşmalar yapmış oluruz.
dsipahi@milliyet.com.tr
|
|
|

|