Kraliçe ve asistanının ‘kadın kadına’ muhabbeti
İngiltere’nin Berlin’deki Büyükelçiliği’nde hizmetli iken ‘keşfedilip’, Kraliçe’nin ''kişisel asistanlığına'' yükselen Angela Kelly, ''Onunla tipik iki kadın gibi elbiselerden, makyajdan, mücevherlerden bahsediyoruz'' diyoriyezdani@milliyet.com.tr
İngiltere gibi ''monarşi''nin sembolik de olsa hâlâ hüküm sürdüğü ülkelerde, Kraliyet üyeleri, her ne kadar sıradan insanlar için ''ulaşılmaz'' gibi gözükseler de, onların da insani yanları olduğunu zaman zaman ''halka'' göstermek gerekir. Bana kalırsa işte tam da bu nedenle İngiltere Kraliçesi Elizabeth’in kişisel asistanı ve hizmetlisi Angela Kelly, geçenlerde ilk kez ''Kraliyet’in izniyle'' İngiliz Telegraph gazetesine özel bir röportaj verdi. Angela Kelly, son beş yıldır Kraliçe’ye sunulan özel tasarım elbiselerin arasından seçilecek kıyafetlerin belirlenmesinden, o kıyafetlerle takılacak mücevherin seçilmesine kadar birçok konuda Kraliçe’ye yardımcı olan çok özel bir ''hizmetli''. Kraliçe Elizabeth’le olan yakınlığı, kraliçenin onun yanında kendini ''çok rahat'' hissetmesi, ondan daha uzun süredir sarayda olan Kraliyet çalışanlarını bile kıskandırıyor.
Tasarım kıyafetler
Kelly’nin kendisiyle röportaj yapan muhabirin, ''Kraliçe’yle baş başa kaldığınızda ne konuşuyorsunuz'' sorusuna verdiği cevap da diğer çalışanlar açısından yine oldukça ''kıskandırıcı'': ''Tipik iki kadın gibi elbiselerden, makyajdan, mücevherlerden bahsediyoruz. ‘Bu elbiseyle bu takı olmuş mu’ gibi şeyler konuşuyoruz!''Kelly tüm bu süreç içinde sadece kraliçeye kıyafet seçiminde yardımcı olmakla kalmadı, ayrıca ''Kelly & Pordum'' adı altında kendi tasarım kıyafetlerini de oluşturdu. Kraliçenin özellikle annesinin ve kız kardeşi Prenses Margaret’in ölümünden sonra ''daha da yakınlaştığı'' söylenen Kelly’nin kendi ''kişisel hikâyesi'' ise oldukça ilginç:
Dört torun sahibi
55 yaşında ve üç çocuk, dört torun sahibi bir dul olan Kelly, vinç sürücüsü bir baba ile hemşire bir annenin çocuğu olarak Liverpool’da belediyenin maddi durumu iyi olmayan ailelere tahsis ettiği bir evde dünyaya gelmiş. Angela Kelly’nin Kraliçe için çalışmaya başlaması ise tamamen ''tesadüf eseri'' olmuş. Ekim 1992’de İngiltere’nin Almanya Büyükelçisi Sir Christopher Mallaby’nin hizmetçisiyken bir gün Kraliçe Elizabeth, Almanya’ya yaptığı resmi bir ziyaret sırasında Kelly’le Berlin’deki büyükelçilikte tanışıp ayak üstü biraz sohbet etmiş. Aylar sonra Kraliyet’ten bir telefon gelmiş ve kendisine ''Kraliçe’nin elbisecilerinden biri olma'' görevi teklif edilmiş. 1993’te Kraliçe için çalışmaya başlayan Kelly, üç yıl sonra ''baş elbiseciliğe'', altı yıl önce de ''kişisel asistanlığa'' terfi etmiş.Kraliçe ev hediye etmiş
''Kraliçe’yi ve onunla ilgili her şeyi seviyorum, ona resmen tapıyorum'' diyen Kelly, Kraliçe’yi ailesi dışında hemen her gün gören 3-5 kişiden biri. Kraliçe Elizabeth, 48 yıldan beri ''resmi tasarımcısı ve terzisi'' olan Sir Hardy Amies’le kıyafetlerini konuşurken bile Kelly’yi çağırıp onun fikrini alır olmuş! Kelly’nin Kraliçe’yle olan yakın ilişkisi ve muhabbeti o kadar ileri düzeyde ki, Kraliçe kendisine bir ev bile hediye etmiş. ''Kraliçe’nin bana neden bu kadar düşkün olduğunu bilmiyorum'' diyen Kelly, ''Sanırım benim fikirlerime değer veriyor, ancak tabii ki her zaman kontrolü elinde bulundurur, son kararı her zaman o verir'' diyor.Peki Kraliçe, bu kadar yakınında olan bir ''kişisel asistanla'' ciddi meseleleri ve devlet meselelerini konuşuyor mu? Kelly bu soruya gülerek ''Hayır!'' diye cevap veriyor: ''Ben yerimi bilirim. Kraliçe’yle ülke meselelerini asla konuşmam. Bu Prens Philip’in, özel sekreteri Christopher Geidt’in ve danışmanlarının işi. Benim mütevazı bir geçmişim var ve mütevazı olarak kalmaktan da hoşlanıyorum!''

