
Meral TAMER
İş hayatının dışına itilen kadın, nasıl geri döner?
Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu TÜRKONFED, 2007'yi "İş Dünyasında Kadın Yılı" ilan etmişti. Önceki akşam iş dünyasında kadına nasıl daha fazla yer açılabileceğini istatistikler ve önerilerle önümüze koyan kapsamlı bir raporla karşımıza çıktı.
TÜRKONFED Başkanı Celal Beysel'in toplantının açılışında dikkati çektiği gibi kadınların işgücüne katılımını kısa vadede arttırmanın en kestirme yolu, "iyi planlanmış, kısa süreli mesleki eğitim." Ancak uzun vadede iş, AKP hükümetinin bu konuda ne derecede samimi olduğuna bağlı. Raporda da açıkça görüldüğü gibi hükümetin öncelikle, kadınların iş hayatına katılımının önünde engel teşkil eden yasal düzenlemeleri değiştirmesi gerek.
Örneğin raporun hazırlayan akademik ekipten Pamukkale Üniversitesi'nden Yrd. Doç. Dr. Oğuz Karadeniz'in vurguladığı gibi nasıl ki erkekler askerlik yaptıkları dönemde SSK'ya borçlanabiliyorlarsa, kadınlar da hamilelik ve doğum sonrasında işten ayrı kaldığı süreyi sigortaya borçlanabilmeli.
Hem camiler, hem TSK
Raporun eğitim bölümünü hazırlayan 9 Eylül Üniversitesi'nden Prof. Dr. Gülay Budak ve Celal Bayar Üniversitesi'nden Doç. Dr. Meltem Özkaya'nın işaret ettikleri gibi "bugün evde oturan kadın da, çalışan kadın da 2. sınıf insan." Öncelikle toplumda yerleşik bu zihniyetin kırılması için, hükümetin inisiyatifiyle yurt çapında seferberlik başlatılmalı. Yelpazenin ne kadar geniş olabileceği hakkında bir fikir vermek için birkaç örnek:
Hukuki engeller artıyor
Raporun hukuki bölümünü hazırlayan İstanbul Teknik Üniversitesi'nden Doç. Dr. Kadriye Bakırcı'yı dinlerken ise AKP hükümetinin kadınları iş hayatından çekmeye kararlı olduğu gibi -umarım yanılıyorumdur- kötümser bir duyguya kapıldım.
Zaten Oğuz Karadeniz, sunumunda "Eğer SGK tasarısı bu haliyle yasalaşırsa, kadınlar çalışma hayatından ya tamamen çekilecek ya da kayıt dışına kayacaklardır" dediğinde içim daralmıştı.
Bakırcı önce Özbudun Anayasası'nda kadınların ruhi yetersizliği olanlar, çocuklar, engelliler ve işlem yapma yetkisi olmayanlarla aynı kategoride ele alındığını yeniden hatırlattı. Ardından da 2007 - 2012 yıllarını kapsayan 9. Beş Yıllık Kalkınma Planı'nda, daha önceki plan dönemlerinin aksine kadın konusunda Özel İhtisas Komisyonu kurulmadığına, dolayısıyla kadın-erkek eşitliğine ilişkin hiçbir strateji belirlenmediğine işaret etti.
Toplantıdan ayrılırken, iş hayatında kadın konusunun, AKP hükümeti için gerçek bir samimiyet sınavı olduğu sonucuna vardım.
mtamer@milliyet.com.tr

Cafe