Bir başlangıç
1996 yılının o güneşli gününe kadar yeni bir stat konusu ortada yoktu. O gün Küçükçekmece'de E-5'in hemen yanındaki arsanın Galatasaray'a verilmesini sağlayan Mustafa Sarıgül ile dönemin Başkanı Faruk Süren toplantı yapıyordu. İşte o gün ilk kez Süren'in ağzından 'yeni stad' sözü çıktı. Ve 11 yıldır süren yılan hikayesi dün noktalandı. Belki yüzlerce kez tarih verilen temel en sonunda atıldı.
720 gün sonra ortaya Eren Talu imzalı muhteşem bir eser çıkacak. Üstü açılır, kapanır 52 bin kişilik, dört dörtlük bir stat. Ayrıca küçümsenmeyecek bir de gelir girdisi olacak. Belki dertler sona ermeyecek, ama uzun vadede Galatasaray'ın güvencesi olacak. Ve en önemlisi yıllardır sergilenen UEFA Kupası'nın ardına gizlenerek sanki artık hedefler bitmiş gibi bir davranışın sonu gelecek ve otomatikman kaçınılmaz bir ufuk açılacak.
Özhan Canaydın hiç şüphesiz bu projenin baş mimarı. Ve sessizce, reklam yapmadan bu iş için uğraşan, Ankara - İstanbul bilet koçanları koca bir bavulu dolduran yönetim kurulu üyesi Işın Çelebi ile bu işe başkoyan Refik Arkan.
Her şey bitmedi
Ne gariptir ki Özhan Canaydın'ın 6 yıllık döneminde ilk kez bir çivi çakıldı. Her ne kadar çok şey yapıldığı iddia edilse de ortalıkta hiçbir şey yok. Borçlar tarihi rekora giderken, seçim yaklaşırken bu temel çöldeki vaha gibi oldu. Ne olursa olsun Canaydın'ın Seyrantepe konusunda hakkı verilmeli. Bugüne kadar kendisini çok eleştirdik. Belki bu yine devam edecek. Zaten durup dururken kimse kimseyi eleştirmez. Ve bir ilk olsa da Başkan Canaydın, turnayı gözünden vurdu. Hem de el emeği göz nuru dökerek...Ama tabii ki bir stat her şeyi sona erdirmez. İsterseniz 100 bin kişilik stadınız olsun kulüp iyi yönetilmediği sürece sıkıntı hep devam eder. İyi yöneticilik farklı bir kavramdır. İdareciler ellerindeki markanın kıymetini bilmek ve onu iyi idare etmek zorundadır, yönetimde demokrasiye mutlak bir şekilde önem vermelidir.
İyi yönetici 'ben' değil, 'biz' demek zorundadır. Ve dünkü temel sadece stat temeli olmamalı. Galatasaray'ın gücüne yakışır bir yönetim tarzının da başlangıcı olmalı...
hozer@milliyet.com.tr

Cafe