
Güneri CIVAOĞLU
Bugün
Hülya'dan Bakan'a 'sansür' kozu
Pazar kahvesiHülya Koçyiğit sanat yaşamı boyunca rol gereği sadece bir kez dudaktan öpüşmüş.
Ama bakın başına neler gelmiş...
Hülya Koçyiğit kendisine hep aynı tür roller verilmesinden sıkıldığı ve değişik karakterler oynamak için eşi Selim Soydan'la birlikte kendilerine ait bir yapım şirketi kuruyor.
Bir filmde Cihan Ünal ile aşk yaşamaktadır.
Senaryoya göre öpüşmeleri gerekmekte.
Ama ikisi çok yakın arkadaş... Aile dostu...
Olacak şey değil. Neyse... Yönetmen onlara bir süre dil döküyor.
Sonunda "öpüşmenin oynadıkları roller gereği olduğuna" ikna ediyor.
Cihan, Hülya'yı evine bırakırken dudaklarına bir öpücük konduruyor.
Film tamamlanıyor.
Seslendirmesi, montajı bitiyor.
Gala gecesi Hülya biraz da tedirgin, o öpüşme sahnesinin gelmesini beklemekte.
Fakat o ne?..
Öpüşme sahnesi yok.
Filmin yapımcısı Hülya Koçyiğit'in eşi Selim Soydan altın makas yöntemini uygulamış, öpüşme sahnesini kesmiş. Hülya bunu bizim Şeffaf Oda'nın çekimlerinde anlattı.
İzleyenler bugün Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın bu olayı nasıl da değerlendirdiğini görecekler.
Sinemacıların zaman zaman gösterdikleri "sansür" tepkilerinin tekrarı olasılığına karşı Bakan, "Size bu olayı hatırlatacağım. Bana bu kozu verdiğiniz için teşekkür ederim" dedi.
Hülya Koçyiğit de SODER (Sinema Oyuncuları Derneği) kurucusu ve şimdi de yönetiminde. Kültür Bakanlığı'yla sık sık karşı karşıya geliyorlar.
Ertuğrul Günay, aydın bir politikacıdır.
Keşke koz onun elinde olsa...
Ama sonra gelecek bakanlar için bu koz önemli olabilir.
Bakan Ertuğrul Günay, Türkiye ve Osmanlı tarihinin büyük ses getirecek filmler için konu hazinesi olduğu kanısında...Öyle ya... Alevi olan II. Beyazıt dahil ilk Osmanlı padişahları, halifeliği bu topraklara getiren Yavuz Sultan Selim, İstanbul'u fetheden ve çağ kapatıp çağ açan Fatih Sultan Mehmet ve diğerleri...
Ancak... Günay'a göre sinemada dram çok önemli.
Cihan İmparatoru Kanuni Sultan Süleyman'ın Leh asıllı Musevi bir ailede doğan ve asıl adı Alexandra Lisowska olan Hürrem Sultan'ın sözünden çıkmaz hale gelmesi müthiş bir çelişki.
O cihana hükmediyor, bir tek kadın da ona...
Hürrem Sultan'ın isteği üzerine, kendi öz oğlu Mustafa'yı yanı başındaki çadırda boğdurarak öldürtecek kadar ona bağımlı.
Kırım Han'ının Leh topraklarından kaçırtarak getirttiği ve Osmanlı sarayına hediye olarak gönderdiği bir genç kız, imparatorluğa hükmeder hale gelmişti.
Kanuni'den olan kızı Mihrimah Sultan'ı başvezir Rüstem Paşa'ya vererek tüm devlet gücünü elinde toplayan "gölge iktidar"dı.
Şehzade Mustafa'yı öldürtüp kendi oğlu II. Selim'in tahta geçme yolunu açarak, belki de Osmanlı'nın geleceğini değiştirdi.
Kanuni'den sonra Duraklama Devri başlamadı mı?
Bakan Günay, Mevlana için Hollywood'la ortak bir projeden, ayrıca bir belgeselden, Türkiye turizmini daha da canlandıracak konulu filmlerden, Yunus Emre'den de söz etti.
TÜRSAK bu yıl 10.'su düzenlenen Uluslararası İstanbul Sinema-Tarih Buluşması etkinliğini "sınırları aşmak" ekseninde filmlerle ördü.2007 Türkiye'sinde "sınırların zorlandığı" konuşulurken hatta Fazıl Say gibi bıçağın kemiğe dayandığını hissedenlerin "Hayallerimiz öldü. Böyle sürerse kızımı da alır bir başka ülkeye giderim" tepkileri çoğalırken gerçekten anlamlı bir "festival platformu" seçilmiş; "sınırları aşmak..."
2008'de gösterime girecek olan "Şeytan Duymadan Önce (Before the Devil Knows You're Dead)" adlı film, bu yılki etkinliğin açılış filmiydi.
Gerçekten müthiş bir gerilim. Yaşamda sınırları aşanların kendileri ve başkaları için dramı...
"Capote" ile Oscar ödülü alan Philip Seymour Hoffman'ın bu filmiyle gene Oscar'a aday gösterilmesi olasılığı yüksek.
gunericivaoglu@milliyet.com.tr

Cafe