Duşakabin erkekler, kuma formatlı kadınlar!
Bir erkeğin arkasından yürüyeceğinize, bırakın o sizin peşinizden koşsun!www.ilhanuckan.com
Faks: (0212) 505 63 88
Duşakabin erkekler de ne ola ki?" demeyin. Temizlenmek, aklanıp paklanmak, sığınmak ve sahiplenilmek için kullanılan erkekler bunlar.Onlarla birlikte olmaya başladıktan sonra başka bir kategoriye geçiyorsunuz. Geçmişte adınızın anıldığı irili ufaklı skandallarınızdan yıkanıp arınıveriyorsunuz. Fena halde anksiyetik bir durum.
Sonra bu erkeklerin bir adım arkasında, "sahiplenilmiş" olmanın gururuyla geziniyorsunuz.
Onlar da, sağa sola ilişkileri hakkında "Arkadaşız", "Daha ilişkimiz yeni", "Evlilik falan konuşmuyoruz aramızda", "Bebek de ne ki?", "Her ünlü gibi bebek sahibi olmak isterim tabii" gibisinden, üç adım gerisinden gelen "sahiplenilmiş" kadının adına da sarf ettikleri sözlerle "layık" olunmak için çaba harcanması gereken bir mertebedeymişçesine havalanıyorlar.
"Duşakabin erkeklerin" peşinde dolanan kadınlar adeta birer "kuma formatlı" kadın... "Razı" olmaya, önlerine konulanla "yetinmek" ne kelime elde ettiklerine "sevinmeye" hazırlar. Böyle bir erkek onları yanında, aslında üç adım arkasında gezdirsin yeter...
Bu kadınların belirgin ortak özellikleri var: Erkeğin arkasından yürüyorlar, bazen arabaya binerken kapının dışında kalakalıyorlar. Sorular, ilişkiyle ilgili yorumlar hep erkekten alınmaya çalışılıyor, kadın söylerse bu "sayılmıyor". Güya saygın bir görüntüye bürünüyorlar, sanki daha önceden pavyonda çalışırlarmış da şimdi biri hayatlarını yıkamış, temizlemiş gibi makyajlarını silip giysilerini değiştiriyor ve sessiz, mazlum gülümsüyorlar...
İşte Bilirkişi olarak yazıyorum:
Bu yazdıklarım fazlasıyla yaygın bir model ve maalesef kadınlar için de erkekler için de "öğrenilmiş" davranışlar. Ama "yanlış öğrenilmiş" davranışlar! Kökeni çook eskilere dayanıyor. Annelerin kızlarına verdikleri eksik öğütlere, "gerçek" ile "oyun" arasındaki ince çizginin annelerce kızlarına açık edilmemesine, "numaradan" erkek egemen toplummuş gibi yapmaya, adamların egolarını hayatlarındaki çalışma motivasyonunun önünde "yarış yemi tavşanı" olarak şişirip koşturmaya, tavşana yetişmeleri için "Ver gazı egoya, ver gazı egoya" tezahüratlarına...Ne yazık ki uyanmamış, hayattaki sahip olmaları gereken değere aymamış kadınlar hallerinden bihaber yıkanıp arınmaya hevesli, kuyruk misali gezmeye meyilli, eğitimlerine, ekonomik durumlarının yeterli olmasına bakmadan kuma formatlı hayata gönüllü haldeler...
Örnekleri öyle çok ki...
Bugünkü yazımın ana fikri şu:
Yıllar önce eşim biz daha bir aylık bile sevgili değilken gittiğimiz bir partide beni bir arkadaşıyla tanıştırırken aynen şöyle demişti; "İlhan, sevgilim, belki evleneceğiz..." Bu tanıştırma biçimi yüzünden anında sinirlendim ve "İlişkimizde benim bilmediğim bir 'belki' var ve ben bunu başka birine söylerken öğreniyorum!" diyerek apar topar partiyi terk ettim. Eşim arkamdan gelip beni durdurmaya çalışırken "Lafın gelişi söyledim onu" diye açıklıyordu. Ama dildeki "belki"nin aslında akıldaki bir "belki" olmasından dolayı, o beni ikna etmeye çalışırken kendisi durumun önemini anlasın diye hemen yumuşamadım.Tereddütlü ve "belki"li bir ilişkiye razı olacaksanız, aslında kendi değerinizden bedel ödediğinizi unutmayın sakın. Bir erkeğin arkasından yürüyeceğinize bırakın o sizin peşinizden koşsun...
İyi oyunlar herkese...
ÇEKİNMEYİN, SORUN! DAHA İYİSİNİ BİLENİNİZ VARSA DA ANLATSIN!
"Onu nasıl geri kazanabilirim?"
Merhaba... Erkek arkadaşım birden aramaz oldu. Bahanesi de şu an için ciddi ilişkiye vakti olmamasıymış, çok çalışması lazımmış, sadece arkadaş kalalım, ilerde karar veririz dedi. Ama beni aramıyor, sormuyor, yani arkadaş da kalmıyor, ben aradığımda ve görüştüğümüzde de bu sefer o arkadaş kalmıyor, sevgili moduna geçiyor. Çok rezil bir durum ama onu deli gibi seviyorum. Kesip atsam diyorum ama işleri kolaylaşınca belki evleniriz diyorum, doğrusu kesip de atamıyorum. Onu nasıl geri kazanabilirim? Gerçi o bence geri dönüştürülebilir atıklardan değil gibi ama imkansızlara inanmıyorum, muhakkak bir yol olmalı! "Onu nasıl geri kazanabilirim?" diye de kitap yazmalısınız bence çünkü benim gibi zamanında oyun nedir, nasıl oynanırdan bihaber olan saf aşıklar çok var ortalıkta. Lütfen yardım edin...Arzu
* * *Doğrusu kitap fikriniz harika... Ama ben ilişkiler bu hale gelmesin diye tedbir kitapları yazmayı daha çok seviyorum... Size kötü bir haberim var, "Arkadaş kalalım" demek, "Bu ilişki bitti ama söylemeye cesaretim yok" demektir. En berbat geri kazanma yöntemi de arkadaş kalarak elinin altında olmak ve sizi terk ettiği için pişman olması ihtimalini de ortadan kaldırmaktır.
Şu andan sonra yapılacak bir şey var mı, var tabii. Onunla arkadaş kalın ama bir arkadaş gibi neşeli, hoşsohbet tavırlar takının, kısa bir zaman sonra da "Her şeyimi bilen tek arkadaşım olduğun için önce sana söylemek istedim" diye lafa başlayıp "Galiba aşık oldum" deyin. Detay sormaya kalkarsa, "Sonra uzun uzun anlatırım" deyip telefonu kapatın.
İşe yarar mı, yarar, eski ilginizi kazanmak için bir hamle yapabilir... Ama bütün bunlara gerek olmayabilirdi. Tek yapmanız gereken "Arkadaş kalalım" dediğinde, "Üzgünüm ama arkadaş kalalım diyen biriyle sevgili olamam, seni hemen şu an terk etmezsem benden daha gurursuz bir kadın yoktur diye ağlarım halime" demeniz her şeyi tersine çeviriverirdi. Aklınızda olsun.
Erkek Köşesi!
Şanslı erkek olmak mı, yoksa kurban erkek olmak mı?
Birkaç kadınla aynı anda "evli" olan zavallı hemcinslerinizi düşünün... "Hayır" deme konusunda zaafları olduğu için gelene "evet", gidene "Gitme ne olur" demekten bir sürü evi geçindirme derdinde hayatlarını paramparça sürdürmek için cebelleşip duruyorlar. Kadınların hepsi "resmi nikah" istiyor, istemiyormuş gibi yapan da vicdan azabı uyandırıyor... Kolay değil yani. Tatlı hayat hiç değil! Velhasıl bir kadın artı bir kadın daha diye yola koyulmak hayatınızı çökertmek için yapabileceğiniz en âlâ budalalık. Ne mi yapmalı? Evlenmeden önce gözünüzü gönlünüzü doyurun, birçok kadınla aynı anda yaşayıp gidebildiğiniz için şanslı veya becerikli olduğunuzu zannedeceğinize nasıl bir "kurban" olduğunuza uyanın! Kurban cüzdanlar!Öptüm sizi
Cansu Dere, Necla Nazır, Ayşe Özyılmazel, Gülben Ergen, Hülya Avşar, Yeşim Salkım, Ece Erken, Gül Gölge Saygı... Daha bir sürü göz önündeki kadın... Saymakla bitmez. Bunlar sadece ilk anda akla gelen isimler... "Duşakabin erkekler ve kuma formatlı kadınlar" başlıklı bir yazıya en kolay örnek olabilecekleri için arka arkaya dizildiler. "Konu mankeni" sıfatıyla... Hepsini kocaman öpüyorum. Ne de olsa ihtiyaçları var!
Kılavuz Karga Oyunu!
Kadın: Yavaş yürü, yetişemiyorum!
Erkek: Peşime takılma o zaman!
* * *
Erkek: Her güçlü erkeğin arkasında bir kadın vardır.
Kadın: Demek ki gücün arkasında hırs var!

Cafe