Kehanetin garipliği
hkirkoglu@ekolay.net
Faks: (0216) 418 54 99
Önceki hafta farkında olmak üzerine yazdığım yazının ardından son derece dikkat çekici e-postalar aldım. Bu mesajlar arasında, görüşmelerimde en sık karşılaştığım sorular vardı. "Peki Hakan bey nasıl oluyor da, bu kadar çok şey sanki önceden planlanmış şekilde gerçekleşiyor ya da eğer hayatımda yansıma buluyorsa, bana ne kalıyor?" "Benim rolüm nedir, ben özgür değil miyim?" gibi.
Bir paradoksla karşı karşıyayız. Bir kehanette bulunursam ve bu doğruysa, yani gerçekleşmişse, ne benim ne de sizin bu durumu ortadan kaldıracak bir gücünüz olduğu anlamına gelir.
Eğer kehanet sizin kişisel iradenizle değiştirebileceğiniz bir durum yaratıyorsa, örneğin, "2008 yılının 20 Ocak'ında soğuk algınlığı geçireceksiniz, dikkat edin" dersem (genelde bu tür komik kehanetlerde bulunmam) siz bir şekilde bu kehaneti göz önüne alarak, kendinize çok dikkat edebilir, vitamin alır ve sıkı giyinerseniz, muhtemelen kendinizi hasta olmaktan alıkoyabilirsiniz. Bu durumda potansiyel bir olayın gerçekleşmesini önlemiş olursunuz.
Ancak kehanetler nedense kontrol dışı elementler içerir. Örneğin, işinizde belirli bir dönem problem yaşamanız sadece sizin eksiklik ya da hatalarınızdan kaynaklanmayabilir. Belki ülkenin, belki içinde bulunduğunuz sektörün durumu hayatınızı çok yakından etkileyebilir.
Tercihler ve gerçekler
Kuantum fiziği atom altı düzeyinde, her şeyin birbiriyle bağlantı içinde olduğunu ve gerçeklerden çok, potansiyellerin evreninden söz ediyor. Makro evrende biz bu potansiyellerden sadece birisinin geçerli olduğunu görüyoruz. Bana kalırsa, astroloji bize içinde bulunduğumuz bilincin (Bu bilinç yaratıcının ta kendisi de olabilir, biz de onun bir yansıması olabiliriz) bu makro evrenle olan kesişim olanaklarını gösteriyor yani en olası potansiyele yönelik bir işaret sunuyor.Suyun en düşük direnç noktasını tercih etmesi gibi, biz de çoğunlukla en yüksek olasılık fonksiyonu üzerinde ilerliyoruz. Bu bakımdan astrolojik kehanetler, başka bir müdahale söz konusu değilse, büyük bir paralellik ve anlamlılık sergiliyebiliyor.
Konunun özüne dönersek, sandığımız kadar özgür olamayabiliriz, kişisel tercihlerimizi belirlesek bile, hayatta bizi kuşatan diğer sistemler (sosyal, kültürel, ekonomik, dini, hatta galaktik) bu seçimlerimizi ne kadar rasyonel yaparsak yapalım (çünkü mükemmel bilgiye sahip değiliz) başka bir hata payı yaratır.

Cafe