Bana göre bu tatİlDE gİdİlecek 10 yer (11 olsaydı, Buenos Aires de olacaktı!)
Bayram bayram nereye?
İşte gene kararsızlar ve sona kalanlar ordusu... Oturup halimize mi yanalım, yoksa ''oh be, şehir bana kaldı nihayet'' diye dört kol çengi mi dolanalım?fturkmenoglu@milliyet.com.tr
Bir gezi yazarı olarak en sevmediğim soru, ''bu yaz tatilde nereye gitsek, bize biraz fikir versene''dir. Ben dururum. Sanki hayatımda evden dışarı çıkmadım, sanki bir tane bile önerebileceğim yer görmedim...Hani öyle olur ya, en çok okul anısı, ilkokul mezunu adamdadır. Üç-beş uçak yolculuğu yapan, hadi bir de şansına bir haftalığına New York’u gören, hem dünyayı hallaç pamuğu gibi dağıtmış, hem de kapitalizmin kalesinin bütün şifrelerini kökünden çözmüştür.
Ben dururum. ''Kal'' gelir, ''sus'' gelir.
Bir kere hatırlamam. Ajandamı açmam gerekir. Bazen gittiğim yeri unutur, belli zaman dilimlerini, ruh halleri ve olay silsilelerini gözden geçirerek zihnime oturtmam gerekir.
Sonra, ben ''felsefi'' gezi yazarıyım ya, bilirim ki ben iyisem, her yer iyi. Mutluysam, ben gittiğim yerin dekoruyla bütünleşirim. Yükseksem, girdiğim mekânı yükseltirim.
Şimdi ben nasıl edeyim de ''aman şuraya, buraya gidin'' diyeyim? Her gezi özeldir, her ''zaman'' başkadır. Gezi, aşk gibi, bir kere ve ''o'' kere’dir.
Gittiğin her yere götürdüğün ''sen'', hayatı cennete veya zindana çevirir. Bayrammış, yılbaşıymış, hafta sonu veya hafta başıymış; fark etmez.
Her yer aslında ''sen''.
Şimdi, gene ''nereye gidelim?'' diye soran olursa, önce ''psikoloğa'' diyeceğim. Sonra kütüphaneye, hipnoza, koşmaya, spora...
''Önce yok et, bul, sonra da git'' diyeceğim.
O zaman git, her yere git.
Çünkü her yer, aslında ''sen''.
1. Mutlaka Eskişehir
Yılmaz Büyükerşen, bir Avrupa kenti yaratmış. Köprüler, ışıklar, heykeller ve kafelerle, Eskişehir’in kokusu bile başka. Civarda görülecek çok şey var; ayrıca Tatar ''çibörek''i acayip bir durum (Aman dikkat, aslı ''çiğ'' değilmiş, ben de yeni öğrendim).
2. Bodrum
Bodrum: Şöyle bir ''eski tüfeklerden kimler kalmış'' diye bakınıp, komalık olana kadar içmek için... Sahi, ben yıllardır adam gibi içki içemiyorum; Bodrum’da biraz kalayım, tedavi olayım!
3. Kartalkaya
Bir tarihte o kadar eğleniyorduk ki, ''sen çok yaşa, Kartalkaya'' diye şarkı söyleyip karlara gömülerek gülüyorduk... Ben daha neredeyse turistlerin keşfetmediği zamanlarını bilirim. Yeri ayrıdır. Yıllardır gidemedim, bu da başka bir mevzu.
4. İstanbulBu şehir hem sonumuz, hem yaşam kaynağımız. Bir gün hâlâ süren Boğaz hattı inşaatları yüzünden kalp krizi geçireceğim. Bir gün ''arabanın camından dışarı çöp atma'' dediğim için dayak yiyeceğim. Bir gün mutlaka pet şişeye işeyip otoban kenarına sallayanı bulacağım, pet şişeyi hijyenik eldivenlerle tutup beyefendinin arabasına boca edeceğim... Bunların hepsi mümkün; mümkün de, ben bu şehirden, bu dünyada ve öbür dünyada, gündüz ve gece, hastalıkta ve sağlıkta vazgeçemem.
5. Ayvalık
"Bu yaz nereye gidelim'' diyenlere, hiç düşünmeden ''Ankara'' diyorum. Şaşırıyorlar. ''Hayır, sen iyisen, her yer cennet'' diyorum. Sohbet uzarsa da, ''Ayvalık'' diyorum. Ama artık söylemeyeceğim; Ayvalık, göçlerle acayip bozulmuş. Bir de orası da benim (Ayıptır söylemesi!).
6. New York
Para ve vize sorunu yoksa, Times Square’de ''Elmanın Düşüşü''nü görmek lazım bir yerde. Dünyanın merkezi New York, bana göre.
7. Londra
Ne garip, 20’inci gidişimden sonra Londra’ya ısınmaya başladım; 30’ncu görüşten sonra da âşık oldum. Onların ölçülü, tutarlı tavırlarını, binalarda ve parklarda bile görür oldum. Yılbaşı gecelerinde de ayrıca çok sevdim.
8. Atina
Bu Yunanlılar ciddi delifişek. 24.00’ten sonra dışarı çıkıyor. Bir millet bu kadar güzel eğlenebilir. Bu arada, Allah affetsin, Atina benim gördüğüm en çirkin şehirlerden biri ama insanları güzel, ben ne yapayım...
9. Beyrut
Atina’nın Lübnan’da olanı. Fransızca, İngilizce ve Arapça’nın mükemmel karışımı; bolca tarçın kokusu, nargile dumanı ve sınırsız gece hayatı. Beyrut yıkılıyor. Gerçi son yıllarda ''iyi insanlar kaçmış gitmiş, ortalık biraz daha çapulculara kalmış'' diyorlar; ama pek inanasım gelmiyor.
10. Roma
Aman yarabbi, o ne şıklık, o ne stil, o ne ''allure''! Yemek desen risotto, içki desen limoncello, müzik desen Ramazott-o! Mesajım yukarıya, dünyaya bir daha gelirsem, lütfen sahnem Roma olsun. Tabii asilzade tarafından. O zaman Haliç’e bakan bir de ev alırdım; yılın yarısı İstanbul, yarısı Roma...
''Sherman’s Travel''a göre yılbaşı için Top 5Yahoo’da haberi yayınlanan Sherman’s Travel sitesi, bu yılbaşı için ''top 5''ı derlemiş. Gerçekten de ağzım sulandı...

