|
 |
|
|
Huzura hasret parti
Görüş / Engin Önen
CHP, kongre ve kurultaylarını hep sancılı yaşadı. Erdal İnönü başkanlığında parti içi demokrasi denemeleri oldu. Ama çok iyi sonuç alınamadı. Bir süredir, ''demokrasi ile olmuyor'' denilip, kamuoyundaki tabiri ile ''politbüro yönetimi'' deneniyor. Yine sonuç alınamıyor.
Hatta şu sıralar CHP’nin yaşadığı kongre süreci, sadece kendi tarihinde değil, siyasi partiler tarihinde görülmemiş olaylara sahne oluyor.
* * *
Yakın arkadaş grubundan oluşan parti genel merkezi çatladı. Kısa bir süre önce genel merkezin takdir ve onayını almış çok sayıda il ve ilçe yönetimi görevden alındı. Bu görevden alma ve yeni atamaların çoğu, mahkeme tarafından iptal edildi.
Parti yönetimi ile partililer arasında mahkemelik olma sayısı, herhalde kırılması mümkün olmayan bir dünya rekoruna ulaştı.
Birçok yerde olduğu gibi, İzmir il ve ilçe yönetimleri, mahkemeler tarafından kayyumlara devredildi. ''Kurultaylar Partisi'' olarak anılan CHP, artık ''Kayyumlar Partisi''ne dönüşmüş durumda.
* * *
İzmir İl Başkanı Kemal Karataş ile kendinden önceki yöneticiler arasında yaşanan kavganın basına yansıyan kısmı bile bu partinin yönetilemez duruma geldiğini göstermektedir. Karataş için sarf edilen, ''tetikçi'' ve ''yıkım ekibinin başı'' gibi hitaplar, herhalde sadece şahsına yönelik değildir. Karataş, ısrarlı bir şekilde genel merkezin görevlendirdiği bir kişi olduğuna göre, başka türlü düşünülemez.
Çeşitli vesilelerle il başkanına yönelik olarak sarf edilen sözlerin dozu, bu büyük öfkeyi yansıtıcı nitelikte. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun belediye komisyonuyla ilgili görevlendirme tartışmalarında il başkanına hitaben sözlerini gazeteler aynen veremeyip, (...) şeklinde geçmek zorunda kaldılar. Ağza alınamayacak hakaretler içeren sözler, yazıya dökülemedi.
Kendinden önceki il başkanı ve şimdiki İzmir milletvekili Selçuk Ayhan’ın, il başkanına hitaben ''Kapa çeneni Karataş'' şeklindeki sözleri de basına yansımıştı.
İşin daha vahimi, tüm bu sıraladıklarımızın parti içindeki birçok kişiye normal gözükmesidir.
* * *
Partililere normal gözüktüğü halde normal olmayan ve partinin yaşadığı krizin daha açık gözüktüğü başka bir görüntü, ilçe kongrelerindeki tablodur. On binlerce oy alınan ve binlerce üye kaydı bulunan ilçe kongrelerine katılım ne düzeyde oluyor sizce? Seçmenler var mı? Peki, kendi iradesi ile partiye üye olanların kongrelere ilgisi ne düzeyde?
Geçenlerde gerçekleştirilen bir ilçe kongresini izleyen ve kendisi de CHP üyesi olan arkadaşımın tanımlaması bu sorulara yanıt niteliğindeydi:
''Kongre değil, sanki cenaze evi gibiydi.''
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|