
'Kapımız yetenekli radyoculara açıktır!'
SADECE RADYOCULUK YAPAN, 'GERÇEK RADYOCU' BULAMAMANIN SEKTÖRDE BÜYÜK EKSİKLİK OLDUĞUNU VURGULAYAN DOĞAN RADYO GRUP BAŞKANI SEZGİN ONAT, "YETENEKLİ RADYOCULARI BEKLİYORUZ" DEDİFOTOĞRAFLAR: BORA BAĞCIBAŞI
Radyo, müzik ve sanat dünyasının ünlü yıldızları unutulmayacak bir gecede bir araya geldi. Doğan Radyo Grubu geçtiğimiz günlerde bünyesindeki birbirinden renkli üç radyosuna bir yenisini daha ekledi. Bu vesileyle düzenledikleri özel davette Doğan Radyo Grubu radyolarından Radyo D, CNN Türk Radyo, Slowtürk Radyo ve yeni heyecanları Radyo Moda'yı tanıttı. Biz de bu gecede radyo çalışanlarını yalnız bırakmadık... Mikrofonun önüne hiç geçmemiş, radyonun mutfağındaki lezzetleri iyi bilen ve bu tatları deneyimlerindeki baharatlarla süsleyerek, radyo dinleyicisine zevkle sunan, 13 yıldır radyoculuk sektöründe önemli projelere ve 'ilk'lere imza atan Doğan Radyo Grup Başkanı Sezgin Onat'la konuştuk. Bu geceye ve radyolara dair keyifli bir söyleşi yaptık. Radyolardaki yenilikleri, atılımlarını yeni yıldaki projelerini öğrendik ve yeni moda radyoları Radyo Moda hakkında bilgiler aldık. Sizin radyo dünyasıyla tanışmanız nasıl oldu?
Tesadüfen tanıştım, evimde dinlediğim radyodan başka hiçbir ilgim yoktu. Bir derginin reklam müdürüyken özel radyoların kurulduğu dönemde radyoya geçtim. Bu işe başladıktan sonra "Evet, ben buradan emekli olurum" dedim. Çünkü; radyo öyle bir şey ki yaşamak gerek, iyi ki radyocuyum. 13 yıldır radyo sektöründeyim. İki yıldır Doğan Grubu radyolarındayım.
'Fark, kaliteden yana yaratılmalı'
Doğan Grubu radyolarıyla birlikte yeni heyecanınız Radyo Moda'yı da tanıttığınız özel bir gece düzenlediniz....Yeni bir radyonun yayın hayatına geçmesini fırsat bilip böyle muhteşem bir gece düzenledik. Çok güzel bir davet oldu. Radyolarımızın da tanıtımını yaptık.
Grubunuzdaki radyolardan ve yayın ilkelerinizden de biraz bahseder misiniz?
Grup olarak durduğumuz yer var ve o yer çok sağlam. Atatürk ilkelerine, yasalara uygun yayıncılık yapıyoruz. Yükses ses ve kaliteli yayınlara sahibiz. Fark yaratmak gerektiğine inanıyoruz ama farkı kaliteden yana yaratmalıyız.
'CNN Türk Radyo prestijimiz'
Grubun ilk özel radyolardan biri ilk göz ağırısı Radyo D'dir. Ardından Slowtürk yayına girdi ve o kadar başarılı oldu ki, hiç reklamı yapılmadan dinleyici onu buldu ve bir daha bırakmadı. Çünkü Slowtürk çok sempatik, sıcak bir radyo. Teması aşk ve aşk şarkıları çalıyor. Radyo D'nin bile bir dönem önüne geçmiştir. CNN Türk Radyo'da CNN Türk TV'nin yayınlarını aktarıyoruz, o da özel bir haber radyo kanalımız, o ayrı bir prestijdir bizim için.Yeni heyecanınız olan Radyo Moda hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?
Her yıl yeni bir radyo kuran bir grup olduk diyebiliriz. Radyo Moda için çok güzel tepkiler geliyor, o da çok güzel bir projemiz. Radyo Moda'da her türlü müzik var, her türün en güzel şarkılarını bu radyoda topladık.
Müslüm Gürses'e de, İbrahim Tatlıses'e de yer veriyoruz ama ağırlıklı olarak Türkçe pop müzik dinletiyoruz. Daha çok kişiye hitap etmek istiyoruz.
Siz grubunuzdaki radyolardan en çok hangisine güveniyorsunuz?
Hepsine güveniyorum, hepsinin yeri ayrı. Değerlendirme potaları ayrı. Şöyle bir ayrım yapıyorum, kimi kız çocuğu oluyor, kimisi de erkek çocuğu.
Mesela, Slowtürk süslü püslü bir kız, Radyo Moda da onun gibi bir kız çocuğu. Radyo D, ağır abi böyle tanımlıyorum. CNN Türk Radyo ise en ağır abilerden. İki erkek iki kızım var!
'Popüler radyolar kuruyoruz'
Radyo kurma fikri nasıl oluşuyor ve nasıl aşamalardan geçiliyor?Bir dinleyici tanımımız var ve bu tanımları biliyor, bunlara uygun projeler geliştiriyoruz. Hangi kesime hitap etmek istiyorsak onu belirliyoruz ve fikir geliştiriyoruz. Popüler radyolar kuruyoruz ve bu yüzden geniş bir kesime hitap ediyoruz.
Radyoculukta 'Olmazsa olmaz' diye vurguladığınız kriterleriniz neler?
İlk olarak her meslekte geçerli olan kural; işini seveceksin. Eğer program yapıyorsan yetenekli olacaksın. Kapalı bir odaya girip konuşmak hiç kolay bir şey değil, biraz radyocu olmak yetmiyor. Hobi olarak değil, ana işiniz radyoculuk olacak. Başarılı radyoculara bakarsanız hepsinin tek ve ana işi radyoculuk. Yüzde yüz radyocu olmak için bu çok önemli.
Radyoculuğa hevesli olanlara ne gibi öneriler verirsiniz?
Bir hayalim var, radyoculuk eğitimi veren bir sınıf açmak istiyorum, ama talep yok. Radyocu yetiştiren bir kurum yok.
Bir dönem çok radyocu çıktı, Beyazıt Öztürk'ün ve Kadir Çöpdemir'in çıktığı dönemlerdi. Onlar başarılı olup televizyona geçtikleri için sanıyorlar ki radyocu olan hemen televizyona geçecek. Radyoculuğu geçiş olarak görmesinler.
Radyocu gibi radyocuya o kadar ihtiyaç var ki... Kapım gerçekten radyocu olmak isteyenlere açıktır. Hemen başvursunlar, biraz ışık görsem hemen burada yetiştiririm. Başımın üstünde yerleri var, bu anlamda yeteneklere açığız.

Birçok ünlü sanatçının da sahne aldığı gecenin sunuculuğunu eski radyocu Beyazıt Öztürk yaptı ve geceye esprileriyle renk kattı...
|
DİĞER HABERLER |
YAZARLAR |
|

Cafe