|
 |
|
|
Kurban ekonomisi
Çeşitleme / Selim Türsen
Bu bayram 2 milyonu küçükbaş, 250 bini büyük baş olmak üzere 2 milyon 750 bin civarında kurban kesilecek. Koyunların danaların mee, möö yalvarışları arasında insanlar bayram yapacak. Neyse ki artık büyük şehirlerde kapı önlerinde, kaldırım kenarlarında yapılan kurban kesimleri, giderek gözlerden uzak hijyenik koşullarda yapılmaya çalışılıyor da çoluk çocuğun ruh sağlığı bozulmuyor.
* * *
Büyük marketlerin dini vecibelerini yerine getirmek isteyenlere, veteriner, din görevlisi ve noter huzurunda yaptırdıkları kesimlerden sonra 7 parçaya bölünmüş şekilde özel koliler içerisinde kurbanlarını teslim etmeleri ise en azından günümüzde bir şeylerin değişmeye başlamasının ilk işaretleri olarak düşünülebilir.
Kurban ekonomisinin boyutları çok büyük. Sadece kredi kartı ile kurban kesimine yapılacak harcamanın 400-450 trilyon lirayı (yeni para ile 400-450 milyon YTL) bulması bekleniyor. Ankara Ticaret Odası’nın araştırmasına göre bağış için toplanacak kurban derilerinin değeri ise 50 trilyon lirayı (50 milyon YTL) bulacak.
* * *
Kurban Bayramı’nda Türkiye’de yoksulluk sınırının altında yaşayan 20 milyon kişinin bir bölümünün birkaç gün karnı doyacak. Ama bu büyük kaynaklar, yılda bir kez et yedirme yerine, binlerce kişiyi iş ve aş sahibi yapacak yatırımlara dönüştürecek şekilde organize edilebilse, bence sevapların en büyüğü işlenmiş olur. Sanırım zamanla bunlar da olacak. Kurban Bayramı sosyal bir içerik taşıdığına göre, zaman içinde kaynakların bu şekilde kullanılması da dini vecibelerle örtüşebilir.
Bu dileklerle bayramınız kutlu olsun.
2008 İzmir’e şans getirecek
Japonya’da bir berber tıraş süresini 10 dakikaya indirince büyük ilgi görmüş. Tıraş için vakit ayırmakta güçlük çeken Japonlar, seçtikleri modellerden birine uygun olarak 10 dakikada saçlarının kesilebildiğini görünce bu hızlı berberin yolunu tutmaya başlamış. Öyle ki, müşteri çokluğundan yeni şubeler açılmış ve bugün ülkenin her yerinde sayıları 200’e ulaşan bir berber zinciri oluşmuş.
Bu başarılı girişimcilik örneğini geçen hafta Ege Sanayici ve İşadamları Derneği‘nin (ESİAD) girişimcilik haftası nedeniyle düzenlediği toplantılardan birisinde Capital ve Ekonomist dergileri yayın direktörü Rauf Ateş verdi.
Günümüz rekabet koşullarında başarılı olmanın birinci şartının farklılık yaratmak olduğu artık bilinen bir gerçek. Bu farklılık berber dükkanında bile yaratılabiliyor ve sonuç dev bir zincir olarak karşımıza çıkıyor.
Ekonomist Dergisi Yayın Yönetmeni Talat Yeşiloğlu ise İstanbul’da kongre ve konferans yapılabilecek yerlerin 2008 yılı sonuna kadar dolu olduğuna işaret ederek ''Yeni bir konferans düzenlenmek istense yapacak yer yok. İzmir, bu boşluğu doldurabilir'' önerisinde bulundu.
İstanbul gözüyle İzmir’e bakan Rauf ve Talat haksız değiller. İstanbul’a 50 dakikalık uçuş mesafesindeki İzmir, gerek ulaşım yapısı, gerekse önümüzdeki aylarda devreye girecek Mövenpick Hotel, Swiss Grand Efes Otel gibi yeni tesisleri ile 2008 yılında kongre turizminin yeni merkezi olabilir.
Kongre turizmi kente hayat getirir. Katılımcıların entellektüel ve kültürel düzeyi yüksek olduğu için İzmir’in ruhuna uygun bir ziyaretçi kitlesi gelerek kente maddi, manevi önemli katkılarda bulunur.
Galiba İzmir’de gelecek yıla umutla bakmak için pek çok şart oluşmaya başladı. Özelleştirmeden sonra Petkim’e yapılacağı açıklanan 10 milyar dolarlık yatırımı düşünelim. Eğer sözü edilen projeler gerçekleşirse İzmir ve çevresinde binlerce kişiye istihdam, yüzlerce firmaya yeni iş fırsatları doğacak. Bu bile tek başına heyecan yaratacak bir olay.
31 Mart 2008’de ise EXPO yarışının galibi belli olacak. İzmir galip gelirse dünyadaki piyangoların en büyüğünü kazanmış olacak.
stursen@milliyet.com.tr
|
|
|

|