İkinci ''yel'' erkekler
skirac@milliyet.com.tr
İlahi Pınar Aylin! Bir laf attın aylar önce, 70 milyon deli hâlâ bulamadık nereye gittiğini! Sanatçılar, gazeteciler, oyuncular, şarkıcalar, herkes bir şeyler söyledi bu konu hakkında. Vay ben isterim, yok ben istemem deyip duruyor herkes. Benim bile içime fenalık geldi şu ikinci el erkek mevzusundan. Bilsem ki son söz olacak bir taş da ben atacağım erkeklere. ''Erkek dediğin zaten doğası gereği ikinci eldir'' diyeceğim ama mevzu yine uzayıp gidecek.
Tamam tamam biliyorum, ikinci el derken ilk evliliğini çoktan yapıp bitirmiş erkekten bahsediyorlar. Ama günümüzde erkeğin ikinci el olması için illa evlenmesi gerekmiyor ki. Bizim erkekler yıllarca (belki de evlilik sözüyle) bir kadınla yatıyor, kalkıyor hatta aynı evde yaşıyor sonra da hiçbir şey olmamış gibi ayrılıp başka birini buluyor. E şimdi bu hâlâ birinci el mi oluyor? Önce şu konuda anlaşalım, erkek dediğinin kullanılmamışı yoktur. Bana büyük bir (kaç) aşk yaşamamış bekâr bir erkek gösterebilir misiniz? Beyazıt Öztürk? Emre Altuğ? Okan Bayülgen? Mehmet Aslan? Cem Yılmaz?
Bence Pınar Aylin’in dediği ve herkesin yorum yaptığı şu ilk evliliğini yapmış, ikincisi için yola çıkan erkekler ikinci el değil, aslında ikinci yel erkeklerdir. Hani ilk ''yel''ini başka bir kadınla evlenerek estirmiş, ikincisinde daha bir bahar esintisi olmaya hazır erkekler... İkisi arasındaki en belirgin fark, birinin gezip gezip bir türlü evlenmeye karar verememesi, diğerininse evlilikten (en azından bir süre için) daha az korkması olabilir.
Uzun lafın kısası erkek dediğinin kullanılmamışı sadece henüz sünnet olmamış yaşta olur.

