İZLENİM
Unutulan Balâ...
Sırapınarlıların çoğu, 35-40 yıllık geçmişi olan kerpiç evlerde oturuyor. Muhtar, "Burası tat vermez. Köyü taşımalı" dedi
MANSUR ÇELİK Sırapınar
Dün yaşanan sarsıntı, Bala'nın unutulduğunu bir kere daha gözler önüne serdi. İki yıl önce, 2005'te depremin vurduğu Sırapınar köyünde, kerpiç evlerin duvarları yıkıldı.
Resmi kayıtlara göre nüfusu 2 bine yaklaşsa da, çoğunluğu yaşlılardan oluşan 300'ü aşkın kişinin ikamet ettiği Sırapınar köyü, Balaâ'ya 12 kilometre uzaklıkta. Sırapınarlıların çoğu 35-40 yıllık geçmişi olan kerpiç evlerde oturuyor. Bayram telaşının yerini deprem paniğine bıraktığı köye girildiğinde ilk olarak ilkel biçimde yapılmış küçük bahçe duvarlarının yıkıldığı, bazı evlerin sıvalarının çatladığı görülüyor.
Sadece, boş olan bir kerpiç ev tamamen yıkılmış. Sürekli ikamet edilen 35 hanenin yer aldığı köyde, kerpiç evlerin tamamına yakını küçük-büyük hasar görmüş.
Halkın, maddi olanaklarının yetersizliğinden yakınarak devletin yardımda bulunmasını beklediği Sırapınar köyüne gelen ilk siyasi, kendisi de Balâlı olan AKP Ankara Milletvekili Faruk Koca oldu.
Bir Kızılay ekibi, bölgeyi dolaşarak incelemelerde bulundu. Ankara 112 Acil Servisi'nden bir ambulans geldi.
Deprem anında dışarı kaçarker düşen Nuray Acar ile bazı yaşlı vatandaşlar muayene edildi. İki ay önce oğlunu kanserden kaybeden Sevim Yıldırım, depremin şokuyla bayıldığı için 112 ekiplerince kontrolden geçirildi.
Köy muhtarı Muhammed Yıldırım, "Bundan sonra burası tat vermez artık. Köyü taşımak lazım" diyerek duygularını özetledi.
Yıldırım, 2005 depreminde oturulamayacak hale geldiği için 55 evin sahibine devletin, "hakediş" çıkardığını, ancak, bunların 16'sının, "Biz kendimiz evimizi tamir edeceğiz" dediğini söyledi.
Yıldırım, 39 evin de yeniden yapılması gerektiğini belirtti.
Yeri değişmeli
Köylüler, köyün çevresindeki mera alanları nedeniyle konutların yapılacağı yerlerin tespitinde bazı güçlükler yaşandığını dile getirdi. Bayındırlık ve İskan Bakanlığı'nda memur olarak çalışan Mürsel Yıldırım, "2-3 yıllık betonarme evlerde hiçbir hasar olmadı.Köy sakinlerinin çoğu da Ankara'da yaşıyor. Depremin bu kez uzun sürmemesi şansımız, yoksa evlerin hepsi yıkılırdı. Köyün oturulacak durumu kalmadı. Köyün yerini değiştirmek lazım" dedi.
Üzerleri sıvandı
Muzaffer Aktaş'ın sözleri de art arda yaşanan depremlere karşı alınan önlemlerin ilkelliğini gözler önüne serdi: "2005 depremi daha hafifti. O zaman zarar gören evlerin üzeri sıvandı. Şimdi binalar köşelerinden ayrıldı."Köy sakinlerinden Fevzi Yıldırım, "Evin bir kenarı çöktü. Diğer tarafı havaya kalktı" diyerek yaşadığı korkuyu anlattı. 82 yaşındaki Aşır Yıldırım, 2005 depreminden sonra evindeki hasar nedeniyle 7-8 milyar harcadığını, üç ineğini de satmak zorunda kaldığını söyledi.
|
DİĞER HABERLER |
YAZARLAR |
|

Cafe