Barcelona olsa çıkamaz
Şampiyonlar Ligi, sürprize çok açık bir organizasyon değil. Son 4 yılda 32 çeyrek finalistin 28'i 3 büyük ülke (İngiltere, İspanya, İtalya) artı 3 büyük takım (Bayern, Lyon, PSV)'den çıkmıştı, bu yıl da çok farklı olmayacak gibi. Dün Nyon'da kuraya giren 16 takımdan 12'si geçen sezon da oradalardı, Schalke ile Sevilla'nın onlara eklenmesi sürpriz sayılmaz... Olympiakos'un da Chelsea ile eşleştiği göz önüne alındığında, eğer Fenerbahçe Sevilla'yı eleyebilirse dördüncü torbadan çıkıp çeyrek finale gelerek Devler Ligi tarihi açısından da unutulmaz bir iş yapmış olacak.
Tabii rakip bir İspanyol, üstelik çok sistemli bir İspanyol, ama Fenerbahçe'de bir Chelsea veya bir Barcelona tedirginliğine sebep olmayacağı kesin. İki UEFA Kupası'nın mimarı teknik direktörlerini Tottenham'a kaptırmış olmaları yanıltıcı bir umut olabilir, zira organizasyonu sağlam olan kulüpler, böyle olağanüstü durumlarda Jimenez gibi altyapı hocalarını göreve getirip düzenlerini koruyabiliyorlar.
Alternatifli forvet hatlarıyla kolay gol atıyorlar ama savunmadaki sıkıntılarını henüz gideremediler. Fenerbahçe'nin de ilk maçta gol bulmak için oynaması, işi Sevilla'ya bırakmaması gerek. Çünkü Sevilla deplasmanına dezavantajla giden takım Barcelona bile olsa, Ramon Sanchez Pizjuan'dan çıkmaları zor olur.
Fenerbahçe için işler iyi gider de, eğer Sevilla'yı bir galibiyet bir beraberlik gibi bir performansla elemeyi başarırlarsa, çeyrek finalde seribaşı olabilirler, zira o kurada torbalar sadece bu yıl alınan sonuçlara göre oluşturuluyor.
Galatasaray'a çok uygun
UEFA gruplarını üçüncü sırada bitirip, 3 İspanyol'un olduğu (ve Türk-İspanyol eşleşme ihtimalinin yüzde 67'ye vurduğu bir günde) kuradan bir Alman'ı çekmek büyük şans. 8 Avrupa Kupası maçında 11 gol yiyen ama kolay da gol bulabilen Galatasaray'ın kendisiyle aynı özelliklerde açık futbol oynayan Leverkusen karşısında başarı ihtimali yüksek. Üstelik hem Leverkusen'in hem de muhtemel 4. tur rakibi Hamburg'un Alman Ligi'ndeki iddiaları da düşünüldüğünde, İspanyollar veya İngilizler gibi UEFA Kupası'na çok büyük bir hevesle sarılacaklarını düşünmüyorum.Grup maçlarında takıma rotasyon özelliği kazandırmaya çalışan, 13 farklı oyuncusundan skor verimi alarak bunu da kısmen sağlayan Skibbe'nin en önemli avantajı kadro genişliği. Galatasaray'ın en önemli dezavantajı ise ilk maçları İstanbul'da oynayacak olması. Neyse ki rövanşlarda Almanya da İstanbul'dan farklı olmayacaktır.
umeleke@milliyet.com.tr

Cafe